2021 tedarik zincirinde yeni bir dönemin başlangıcı olacak

Keçecioğlu, AA muhabirinin C2FO’nun faaliyet alanları ve 2021 beklentilerine ilişkin sorularını yanıtladı.

C2FO’nun, dünyanın en büyük şirketlerine hizmet vermenin yarattığı sinerjiyle ihtiyaçları çok erken aşamada gözlemleyerek sürekli yeni çözümler geliştirdiğini vurgulayan Keçecioğlu, “2021 yılı, entegrasyon maliyetlerinin düştüğü, fatura onay sürelerinin kısaldığı, hatta büyük veri analizi sayesinde tedarik zincirinde ürün henüz teslim edilmeden finansman imkanlarının sağlandığı bir dönemin başlangıcı olacak.” dedi.

Regülasyon alanında atılacak birkaç küçük adım sayesinde, Türkiye’de KOBİ’lere aktarılan ve tamamen üretimi destekleyecek nitelikteki finansmanın katlanarak artabileceğini belirten Keçecioğlu, “Alacak temliki ile ilgili süreçlerin tamamen dijitalleştirilmesi, tedarik zinciri finansmanına özgülenmiş sermaye piyasası araçlarının geliştirilmesi gibi yeniliklerin, 2021’de bu alana önemli katkı sağlamasını bekliyoruz.” şeklinde konuştu.

“KOBİ’ler dijital dönüşümün sunduğu fırsatlardan faydalanmalı”

Keçecioğlu, tedarik zinciri finansmanındaki dijital dönüşümün, Türkiye’deki KOBİ’lerin çok yakından izlemesi ve faydalanması gereken fırsatlar sunduğunu söyledi.

C2FO ile geleneksel tedarik zinciri finansmanı arasındaki farka değinen Keçecioğlu, “Geleneksel modelde bir banka, bir büyük ölçekli alıcı firma ve sınırlı sayıda büyük ölçekli tedarikçinin yer aldığı, alıcının ek vade elde ettiği, tedarikçinin ise risk ve işletme sermayesi yönetimi amacıyla alacağını erken tahsil ettiği ve müşterisinin kredi limitlerinden yararlandığı bir yapı söz konusu.” ifadelerini kullandı.

Keçecioğlu, C2FO’nun sunduğu sistemde büyük ölçekli alıcı firmaların, yüzlerce tedarikçiyi segmente edip, her bir segmente ihtiyaç duyduğu işletme sermayesi çözümünü ihtiyaç duyduğu anda sunabildiklerini aktardı.

C2FO’nun sunduğu sistemin avantajlarına dikkati çeken Keçecioğlu şunlara dikkati çekti:

“Büyük hacimli tedarikçilere vade uzatımı karşılığı banka kaynağı sunulurken, zaten uzun vadelerle mal satan KOBİ’lere, ihtiyaç duydukları anda erişebildikleri, mevcut satın alma vadesini değiştirmeyen ve KOBİ’nin kendi piyasa koşulları çerçevesinde fiyatlanan bir finansman sunulabiliyor. Alıcı şirket, C2FO’nun sunduğu algoritmalar sayesinde, faturaları erken öderken kendi kaynağı ile banka kaynağını bir arada kullanabiliyor, hangi faturayı hangi bankaya yönlendireceğine esnek bir biçimde karar verebiliyor. KOBİ’lerin işlerini büyütmelerinde gerek yurt içi satışları gerekse ihracat bedelleri için alacak finansmanına yönelmeleri önemli bir alternatif sunuyor. 183 ülkede, 1 milyonu aşkın tedarikçinin kullandığı C2FO’nun Türkiye’de hizmet sunduğu her yeni kurumsal şirket, yüzlerce KOBİ tedarikçinin alternatif bir finansman kanalına kavuşması anlamına geliyor.”

– “C2FO, nakit akışının kesintisiz sağlanması için hizmet veriyor”

Keçecioğlu, işletme sermayesi alanında faaliyet gösteren global bir teknoloji şirketi olarak, tedarik zincirlerini korumak, güçlendirmek ve finansman sağlamak isteyen büyük ölçekli şirketlere, kullandıkları ERP sistemi ile tam bir uyum içinde çalışan, hızlı, hatasız ve uçtan uca dijital bir çözüm sunduklarını dile getirdi.

Tedarik zinciri yönetiminin teknolojideki gelişmelerle birlikte değişime uğradığını aktaran Keçecioğlu, “Aktörlerin birbirine entegre olduğu, tüm aşamaların şeffaf bir şekilde izlenebildiği bir nitelik kazandı. Dijital altyapı, bulut tabanlı sistemler, yapay zeka, nesnelerin interneti, otomasyon ve blockchain gibi teknolojiler, hem ortaya çıkan verinin analitik şekilde yorumlanmasını sağladı hem de verimsizlikten ve hatalardan kaynaklanan maliyetleri düşürdü.” diye konuştu.

Keçecioğlu, başarılı bir tedarik zinciri yönetiminin, değişen pazar koşullarına, müşteri beklentilerine, talep ve teslim koşullarındaki değişimlere karşı hızlı ve esnek hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

C2FO olarak, tedarik zincirindeki tüm aktörlerin ihtiyaç duyduğu nakit akışının kesintisiz sağlanmasına yönelik hizmet verdiklerini belirten Keçecioğlu, “C2FO teknolojisini kendi ERP sistemine entegre eden büyük ölçekli bir şirket, her bir tedarikçinin ve distribütörün farklı ihtiyacı doğrultusunda hem kendi işletme sermayesini optimize edebiliyor hem de tüm ekosistemdeki nakit akışını güçlendirerek, kendi üretim güvenliğini ve rekabet gücünü koruyor.” dedi.

Şirketlerinin bu noktadaki işleyişine değinen Keçecioğlu sözlerini şöyle tamamladı:

“Finans ve satın alma birimlerinin koordinasyonu ile yönetilen C2FO platformu, ihtiyaç duyan tedarikçilerin faturalarını erken tahsil etmesini sağlıyor. C2FO’nun kurulumunun birinci günden başlayarak, şirketin stratejik öncelikleri çerçevesinde kişiselleştirilmiş bir geri dönüş sağlıyoruz. Finansal sorun yaşayan bir tedarikçi nedeniyle üretimin hattının durma riskinin önlenmesinden, tedarikçilerin sürdürülebilirlik skorunun yükseltilmesine, iskonto geliri elde etmekten işletme sermayesi optimizasyonuna kadar geniş bir yelpazede geri dönüş sunuluyor.”

You may also like...

Bir cevap yazın