Bize ile Bağlan

Önlemi hayat kurtaran afet: Deprem

Ailesinden 5 canı yitiren depremzede, yaşadığı acıyı unutamıyor

Yayınlanan

aktif

Ailesinden 5 canı yitiren depremzede, yaşadığı acıyı unutamıyor

Merkez üssü Sivrice ilçesi olan, Elazığ ve Malatya’da toplam 41 kişinin yaşamını yitirdiği 6,8 büyüklüğündeki depremde Serhat Arslan’ın eşi Halime, 7 yaşındaki oğlu Miraç Ali, 2 aylık kızı Rüya, kayınvalidesi ve kayınpederi, Mustafapaşa Mahallesi’nde çöken Ayken Apartmanı’nda yaşamını yitirdi.

Depremden sonra anne ve babasıyla yaşamaya başlayan Arslan, yaşadığı acıyı kaybettiği ailesinden kalan hatıralarla unutmaya çalışıyor.

Belediyede çalışan Arslan, AA muhabirine, depremden birkaç gün önce eşi ve çocuklarını kayınvalidesinin evine götürdüğünü söyledi.

Deprem gecesi eşini ve çocuklarını görmek için kayınvalidesine gittiğini anlatan Arslan, evden çıktıktan 15 dakika sonra deprem olduğunu söyledi.

Depremden sonra ailesinin olduğu binanın çöktüğünü ifade eden Arslan, “O anı acı bir şekilde yaşadım. Korkunç bir geceydi. Koşarak çocuklarımın olduğu eve gittim. Gittiğimde bina toz tuman olmuştu. O gece sabaha kadar bekledim. Akşama doğru enkaz altında çıkardılar. Eşimi, çocuklarımı, kayınvalidemi, kayınbabamı kaybettim.” dedi.

“Bu gerçekten çok zor bir acı”

Ev alacakların daha güvenli evleri tercih etmelerini isteyen Arslan, şunları söyledi:

“Depremde ailemden 5 kişiyi kaybettim. Bu gerçekten çok zor bir acı. Allah kimsenin başına vermesin. Her şey Allah’tan geliyor. Bunun bilincindeyiz fakat burada kiracı ya da ev sahibiyseniz eve yerleşirken depreme dayanıklı olup olmadığına lütfen bakın. Buradan müteahhitlere de seslenmek istiyorum; binaları sağlam yapın. Bu tür acıları tekrar yaşamayalım. Deprem Allah’tan gelir ama önlem almak bizim elimizdedir. O yüzden binaları yaparken elinizi vicdanınıza koyun.”

İnsanlarının hayatının 40 saniyede değiştiğini belirten Arslan, “Biz tırnağına bile kıyamadığımız insanları depremde kaybettik. Bu çok zor bir acı ama hayat devam ediyor. Bunun bilincindeyiz çünkü kadere iman etmişiz. Sabredeceğiz. Allah büyüktür. Allah devletimizden ve devlet büyüklerimizden razı olsun. Bizi yalnız bırakmadılar, sürekli sordular. Annem ve babamdan da Allah razı olsun hep yanımda oldular. Destekçilerimiz olmasaydı daha kötü olabilirdik. Yine şükür ediyoruz. İnşallah bundan sonra böyle acılar yaşanmaz.” diye konuştu.

Önlemi hayat kurtaran afet: Deprem

Elazığ depreminde eşi ve oğlunu kaybeden kadın, kızı Yüsra ile hayata tutunuyor

Yayınlanan

aktif

Yazar

Elazığ depreminde eşi ve oğlunu kaybeden kadın, kızı Yüsra ile hayata tutunuyor

Elazığ’da 24 Ocak 2020’de meydana gelen depremde eşi ve çocuğunu kaybeden, 3,5 yaşındaki kızı Yüsra ile enkazdan çıkarılan Ayşe Yıldız, kızıyla yaşam mücadelesi veriyor.

Merkez üssü Sivrice ilçesi olan, 41 kişinin yaşamını yitirdiği 6,8 büyüklüğündeki depremde Mustafa Paşa Mahallesi’nde yıkılan Kalay Apartmanı’nın enkazından 24 saat sonra çıkarılan Yüsra ve 28,5 saat sonra kurtarılan anne Ayşe Yıldız, 3,5 aylık tedavinin ardından devletin sağladığı imkanlarla yerleştirildikleri Bizmişen Mahallesi’ndeki TOKİ konutlarında yaşamını sürdürüyor.

Depremde eşi Hüseyin (36) ve 12 yaşındaki oğlu Onur’u kaybeden 36 yaşındaki Ayşe Yıldız, kızı Yüsra ile hayata tutunuyor.

Ayak ve bacaklarında ezilmeler nedeniyle kızı ile çok sayıda ameliyat geçiren Yıldız, yürüteç yardımıyla yürüyebiliyor.

Ayşe Yıldız, AA muhabirine, depremde eşini ve oğlunu kaybetmenin acısını ilk günkü gibi yaşadığını söyledi.

Deprem gecesi ailesiyle enkaz altında kaldıklarını anlatan Yıldız, yaşadıkları o geceyi şöyle anlattı:

“Bina yıkılınca eşim hemen vefat etti, oğlum yaşıyordu. Oğlum sürekli konuşuyordu. Yardım çığlıkları atıyordu. Oğlum sürekli ‘anne bana yardım et, üstümde taşlar var’ diyordu. Dayanamadığını, nefes alamadığını söylüyordu. ‘Anne elini uzat kafama bir şey dolanmış’ diyordu. Elimi uzatıyordum ama elim yetişmiyordu. Bana üzülmememi söylüyordu. ‘Anneler çocuklarına yardım eder. Elin uzansaydı bana yardım ederdin’ diyordu. Oğlumun çığlıkları hiç kulağımdan gitmiyor. O gece yaşadıklarımızı hiç unutamıyorum. Sanki sürekli o enkazın altındaymışız gibi hissediyoruz. Hep o acı geceyi hatırlıyoruz.”

Oğlunun ölmeden önce kendisinden su istediğini dile getiren Yıldız, oğluna su veremediğini, her su içtiğinde o anın aklına geldiğini ifade etti.

Kızının da enkaz altında kaldığını anlatan Yıldız, “Kızım da artık son nefesine gelmişti, nefes alamıyordu. Ben artık ayaklarımı hissetmiyordum. Orada tek umudum çocuklarımın sağ çıkmasıydı.” şeklinde konuştu.

Kızının bugüne kadar 7, kendisinin de 14 operasyon geçirdiğini belirten Yıldız, “Geçirdiğimiz ameliyatların hepsi büyük ameliyatlardı. Çok zor zamanlardı. Şu an kızımla yeni bir hayat kurmaya çalışıyoruz. Zor ama yine de çabalıyoruz. Bize bu süreçte destek olan herkesten Allah razı olsun. Hiç unutmuyorum. Bizi kurtarmak için seferber oldular. Canlarını hiçe sayıp bizi enkazdan çıkardılar.” dedi.

Tedavisinin hala devam ettiğini aktaran Yıldız, şunları kaydetti:

“Hastaneden taburcu olduk ama sürekli hastaneye giderek tedavi gördüm. İlk önce yatalaktım, şimdi yürüteçle yürüyorum. Çok şükür kendimi idare etmeye çalışıyorum. Kızım ile beraber fizik tedaviye gidiyoruz. Kızımın hala ayağında hasar var. Yürümede sorun yaşıyor. Hasta yürüteci ile ayağımın üzerinde duruyorum. Kızım ile beraber yaşama tutunmaya çalışıyoruz. O yaşadığımız gece hiç aklımızdan çıkmıyor. Unutulmuyor da elimden geldiği kadar kızıma yaşadıklarımızı unutturmaya çalışıyorum. Kızımın psikolojisi bozuldu, çok yıprandı, sürekli kabuslar görüyordu. İnşallah bu süreci zamanla unutur. En büyük umudum budur. Şimdi kızımın iyi bir hayatı ve iyi bir geleceği olmasını istiyorum.”

 “Biz o eve girdiğimizde sağlam bina mı diye sormadık”

Yeni evlere taşınanların ilk önceliğinin evlerin sağlamlığına bakması gerektiğini hatırlatan Yıldız, şöyle konuştu:

“Bunu daha iyi anladık. Bir eve girildiği zaman önce sağlamlığına bakılıp kontrol edilmeli. ‘Sağlam yapılmış mı?’ diye soruşturmalı. En önemlisi insanın canıdır. Mal her zaman yerine gelir, can yerine gelemez. Elinizden geldiğinin fazlası ile soruşturun. Biz o eve girdiğimizde sağlam bina mı diye sormadık. Aklımıza gelmedi. Evimiz toz duman oldu. İki canımı kaybettim.”

Depremden sonra tüm anılarının enkaz altında kaldığını belirten Yıldız, devletin desteğiyle kızı ile yeniden hayata tutunmaya çalıştıklarını sözlerine ekledi.

Devamını görüntüle

Önlemi hayat kurtaran afet: Deprem

Depremzede Özge’nin yüzü kuşu ‘Şanslı’ ile gülüyor

Yayınlanan

aktif

Yazar

Depremzede Özge'nin yüzü kuşu 'Şanslı' ile gülüyor

Tekçe, İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremde oturdukları Barış Sitesi D Blok’ta sarsıntının başlamasıyla büyük panik yaşadı.

Depreme 5. kattaki evlerinde yalnız yakalanan Tekçe, evi terk etmeden önce çok sevdiği “Şanslı” isimli kuşunu almak için salona girdi. Tekçe, kuşuyla merdivenlerden 3. kata indiği sırada bina çöktü.

Merdivenler ayağının altından kayan ve yaralanan Tekçe, bulunduğu yeri kazarak kendi imkanlarıyla enkazdan çıkmayı başardı.

Depremden sonra kaybolan, öldü zannedilirken bulunan kuşu Şanslı’yla sık sık vakit geçiren Tekçe, deprem travmasını yine kuşu sayesinde atlatmayı başardı.

“Annem, babam kadar değerli”

Özge Tekçe, AA muhabirine deprem sırasında “Şanslı”yı almak için geri dönmesi nedeniyle 2. kata inemediğini belirterek, enkazda 2. kattan hiç kimsenin sağ kurtulamadığını, bu nedenle hayatını kuşuna borçlu olduğunu düşündüğünü söyledi.

Depremden sonra yaşadığı yerden ve arkadaşlarından ayrıldığını, derslerinin kötüleştiğini, psikolojik çöküntüye girdiğini ifade eden Tekçe, tek başına asansöre bindiğinde ve evde tek kaldığında korku yaşadığını belirtti.

Tekçe, depremden sonra ailesi ve “Şanslı” ile hayata tutunmaya çalıştığını ifade ederek, şunları kaydetti:

“Depremden önce de benim için çok önemliydi. Küçüklüğümüzden beri beraberiz. Kardeşim gibi. Son 10 ayda üstüne daha da çok düşüyorum. Değeri benim için kat kat arttı. O her çağırdığında yanına gidiyorum. Günde 2-3 saat beraberiz. Annem, babam kadar değerli. Depremde öldü sanmıştım. Yaşadığını öğrendik. Ulaştıracakları gün sabahtan akşama kadar gülüyordum Şanslı’ya kavuşacağım için. Getirdiler, yeniden doğdum sanki. O kadar mutlu oldum ki ağlıyordum, o da beni sürekli öpüyordu. Bana çok düşkün. Hep yanımda. Buluşma anımız çok güzeldi. Yaşadığı ve ona sahip olduğum için çok şanslı hissediyorum. Ben onun hayatını kurtardım, o da benim hayatımı kurtardı.”

Tekçe’nin annesi Şehriban Tekçe de kızının deprem travması nedeniyle iştahının kapandığını, kilo alması için ilaç ve takviyelere başladıklarını belirtti.

Yaşanan psikolojik yıkımın telafisinin çok uzun süreç gerektirdiğini anlatan Tekçe, bu süreçte Şanslı’nın desteğini hissettiklerini kaydetti.

Şehriban Tekçe, şöyle konuştu:

“Ben ‘4 kişilik aileyiz’ dediğimde Özge ‘hayır Şanslı var, oğlumu nasıl saymazsın’ der. Şanslı’ya çok düşkün. Evden girdiğinde direkt yanına gider. Yaz sıcağında her yeri kapattırıyor, cereyanda kalmasın diye. Tatile de bizimle geliyor. Şanslı’nın ismi çok özel bence. Özge’nin nefesine nefes katan Şanslı oldu. Sebepsiz olmuyor hiçbir şey. Bazı şeyleri saniyelerle hesapladığım anda Şanslı’nın bize hediyesi Özge, Özge’nin kendisine hediyesi Şanslı. Şanslı onun terapisti gibiydi. Özge’nin bu zamana kadar hayata olumlu bakmasını, ayakta durmasını, gülümsemesini Şanslı sağladı. Şanslı’ya çok şey borçluyuz. Şanslı bizim şansımız. Özge’ye yeni bir şans veren Şanslı oldu.”

Devamını görüntüle

Önlemi hayat kurtaran afet: Deprem

Elazığ’da 24 Ocak depreminin ardından yeni bir şehir inşa ediliyor

Yayınlanan

aktif

Yazar

Elazığ'da 24 Ocak depreminin ardından yeni bir şehir inşa ediliyor

Elazığ Valisi Erkaya Yırık, geçen yıl 24 Ocak‘taki deprem sonrası evi ağır hasar gören depremzedelerin konut ihtiyacının karşılanması için TOKİ eliyle merkezde 24 bin 83 ve kırsalda 7 bin konut yapan devletin adeta yeni bir şehir inşa ettiğini söyledi.

Yırık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, merkez üssü Sivrice ilçesi olan, 41 kişinin hayatını kaybettiği 6,8 büyüklüğündeki depremin ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılan hasar tespit çalışmaları sonucu konut ve iş yerinden oluşan 21 binin üzerinde yapının ağır hasarlı olarak belirlendiğini dile getirdi.

Kentte 27 Aralık 2020’de meydana gelen 5,3 büyüklüğündeki depremin etkisiyle orta hasarlı binalardan 5 bin 912 konutun daha ağır hasarlı hale dönüştüğünü ve ağır hasarlı konutların yüzde 80’inin yıkım çalışmalarının tamamlandığını ifade eden Yırık, şöyle konuştu:

“Vatandaşlarımızın yeni konutlarına kavuşması için çalışmalar aralıksız devam ediyor. Yıkım faaliyetleri, gerek İl Özel İdaresi gerek Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü gerekse de belediye marifetiyle yürütülüyor, inşallah en kısa sürede bu çalışmalar tamamlanacak. Bununla birlikte kent merkezinin gelişimine katkı sunacak 19 farklı lokasyonda planlaması yapılan 24 bin 83 konutun 15 bini tamamlandı, kura çekimleri neticesinde vatandaşlarımıza teslim ediliyor.”

Vali Yırık, devletin, kent merkezinin yanı sıra depremden en çok etkilenen Sivrice, Maden ve Baskil ilçeleri ile merkeze bağlı köylerde de vatandaşların ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda çelik konstrüksiyon ve betonarme konutlar yaptığını belirtti.

Depremin ardından kırsalda da 7 bin konutun inşaatına başlandığını aktaran Yırık, “Allah devletimize zeval vermesin, gerçekten çok güçlü bir devletimiz var. Son depremler neticesinde Ağın ve Keban dışındaki diğer ilçelerimizde de ağır hasarlı hale gelen konutlar oldu. Kırsal kesimdeki vatandaşlarımız için de TOKİ yaklaşık 7 bin konut planlandı. Bu 7 bin konuttan 4 bin 500’ü tamamlanmak suretiyle vatandaşlarımıza teslim ediliyor.” dedi.

Konutlar yatay mimariye uygun yapılıyor

Yapılan konutların depreme dayanaklı, radye temelli, betonarme perdeli, tünel kalıp sistemiyle yapılan, ısı ve ses yalıtımı, asansör ve benzeri donatıları, çevre düzeni ve görünümü ile daha modern ve güvenli konutlar olduğunu vurgulayan Yırık, şöyle devam etti:

“Zaman zaman yeni konutlarına yerleşen vatandaşlarımızı ziyaret ettiğimizde gerçekten yeni konutlarında daha güvenli ve rahat bir şekilde oturmak suretiyle memnun ve mutlu olduklarını, beklentilerinin üzerinde bir konforla karşılaştıklarını belirterek devletimize ve Sayın Cumhurbaşkanımıza minnettarlıklarını ifade ediyorlar. Vatandaşlarımızı yeni konutlarında böylesi mutluluk içerisinde gördüğümüzde bizlerin de sevinci katbekat artıyor. Vatandaşlarımıza yeni konutlarının hayırlı olmasını diliyorum, yeni konutlarında esenlik ve huzur içerisinde otursunlar.”

“Gerçekten ilimizin 19 farklı lokasyonunda, Elazığ ve Harput mimarisine uygun yatay mimaride yapılan konutlar ve iş yerleri ile Elazığ’ımız adeta yeniden inşa ediliyor.” diyen Yırık, “Kent merkezinde 24 bin 83 ve kırsalda 7 bin konut ve iş yeri olmak üzere 100 bini aşkın vatandaşımızın içinde yaşayacağı bir yeni şehrin inşa edildiğine şahit oluyoruz ve böylece vatandaşlarımız, son derece modern ve konforlu evlerde bundan sonraki hayatlarını güven içerisinde sürdürecekler.” ifadelerini kullandı.

Vali Yırık, TOKİ tarafından afet konutları ve kentsel dönüşüm kapsamında yapılan konutlar ile kentin daha güvenli hale geldiğini kaydetti.

“Merkezde 15 bin, kırsalda ise 4 bin 500 konut hazır hale getirildi”

Eski ve depreme dayanıksız yapı stokundan kurtulmak için kentsel dönüşümün önemli bir ihtiyaç olduğunu, bu nedenle konutları kentsel dönüşüm kapsamında olan vatandaşların, bu konuda bilinçli hareket etmesi ve bunu desteklemesi gerektiğini vurgulayan Yırık, şunları söyledi:

“24 Ocak depreminde 41 vatandaşımızı kaybetmenin acısını tüm Türkiye olarak yaşadık. Bir anda binlerce konut ağır hasar gördüğü için vatandaşlarımız büyük sıkıntılarla karşılaştı ancak depremin hemen ardından Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları ile bakanlarımız ilimize geldiler ve depremin en az kayıpla atlatılması ve vatandaşların can güvenliğinin sağlanması için devletin tüm kurumları seferber edildi. Bugün geldiğimiz noktada gerek Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız gerekse İçişleri Bakanlığımızın girişimleri ve TOKİ Başkanlığımızın hummalı çalışmalarıyla merkezde 15 bin konut, kırsalda ise 4 bin 500 konut hazır hale getirildi. Elazığ’ımız deprem sonuçlarının büyük bir kısmını artık geride bırakıyor. Bundan sonraki süreçte ümit ederiz ki tekrar deprem hadisesini bir daha yaşamayız. Devletimiz bu konutları her türlü riske karşı son derece mukavemetli, güvenli, konforlu bir şekilde inşa etti, Elazığlılarımız güle güle otursunlar.”

Devamını görüntüle

Trend Haberler