Annesi terk edince donma tehlikesi geçiren oğlak “Dina” Yarar ailesinin maskotu oldu

Tunceli’nin Ovacık ilçesinde, doğum sonrası annesinin terk etmesi sebebiyle donma tehlikesi geçirmesi üzerine Yarar ailesi tarafından evde özenle bakılmaya başlanan “Dina” isimli oğlak, evin neşesi oldu.

İlçe merkezine bağlı 94 Mahallesi’nde yaşayan ve yıllardır hayvancıkla geçimini sağlayan Yarar ailesi, zamanlarının çoğunu sahip oldukları keçi sürüsünün temel ihtiyaçlarını karşılamakla geçiriyor.

Yazları Mercan Dağı’ndaki yaylalara çıkan, kış ve ilkbahar aylarını ise ilçe merkezindeki kışlakta geçiren ailenin üyeleri, her gün erken saatlerde uyanarak yaklaşık 100-150 hayvanın bulunduğu ağılın yolunu tutuyor.

Mevsime bağlı otlakların yetersizliği sebebiyle keçi sürülerini meraya çıkaramayan çiftçi aile, her yıl ocak ayında başlayan ve nisan ile mayıs ayı aralığında devam eden oğlak doğumları sebebiyle de şu sıralar zorlu mesai harcıyor.

Keçilerin doğum sırasında zorlanması ve oğlakların doğum esnasında ölmemesi için ağılda nöbet tutan ailenin fertleri, yaklaşık 15 gün önceki doğum sonrası annesi tarafından reddedilen ve bu yüzden soğuktan etkilenerek ölmek üzere olan bir oğlağın bakımını da evde gerçekleştiriyor.

Ağıldaki işlerinden arta kalan zamanı “Dina” adını verdikleri oğlakla ilgilenmeye ayıran aile fertleri, hayvana bebek şefkatiyle yaklaşarak banyosunu yaptırıyor, diktikleri kıyafetleri giydiriyor ve günde 3 defa süt dolu biberonla besliyor.

Sevimli haliyle ilgi odağı olan oğlağın kaldığı alandan çıkarıldıktan sonra odalar içerisinde ya da kanepeler üzerine çıkarak oyunlar oynaması ev ortamına ayrı bir neşe katıyor.

“Ahırdan getirdiğimizden beri evimizin neşesi oldu”

Umut Can Yarar, AA muhabirine, uzun yıllardır ailesiyle beraber hayvancılıkla uğraştığını söyledi.

Keçilerinin ocak ayıdan itibaren belirli aralıklarla doğum yaptığını ifade eden Yarar, şöyle konuştu:

“Ağılımız evimize uzak olduğu için sürekli olarak hayvanlarla ilgilenemiyoruz ve oğlak doğumları halen devam ediyor. Dina sürekli gidip kontrol yapamadığımız bir anda dünyaya gelerek soğuktan çok etkilenmişti ve öleceğini düşünmüştük. Biz de onu alıp eve getirdik ve yaklaşık 15 gündür bizimle yaşıyor. Onu bazen ağıla götürdüğümüz zaman durmuyor. Bize alıştığı için peşimizden geliyor ve hayvanlardan korkuyor.”

Yarar, sabah uyanır uyanmaz ilk iş olarak Dina’nın karnını sütle doyurduğunu ve kendisini bir bebeğe bakmış gibi hissettiğini belirterek, “Çok güzel bir his, bizi çok mutlu ediyor ve kendisine biz de alıştık. Sürekli evin içinde oynuyor ve acıktığında melemeye başlıyor. Bu nedenle artık evdeki yeri fark ediliyor, biz de bırakamıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Dina’yı günde 3 defa biberona koydukları sütle beslediklerini anlatan Yarar, “Evimizin neşesi oldu. Hepimiz onunla ilgileniyoruz, her fırsatta süt veriyoruz. Büyüdüğünü görmek, onunla vakit geçirmek gerçekten çok güzel. Çağırdığımız zaman geliyor, ismini aldı ve bu durum bizi çok mutlu ediyor.” dedi.

“Dina torunumun yerini almış gibi”

Umut Can Yarar’ın annesi Fincan Yarar da 30 senedir hayvancılıkla uğraştığını, mesleğin insana huzur verdiğini belirti.

Hayvanları çok sevdiğini dile getiren Yarar, şunları kaydetti:

“Geçen sene bu zamanlar torunum buradaydı. Ama bu sene de Dina evimizde. Sanki Dina torunumun yerini almış gibi. Keçilerden sütü sağıyorum, eve getiriyorum ve sobanın üzerinde ısıtıyorum. Sabah erkenden kaldığım zaman Dina meliyor. O meleyince bende götürüp sütünü veriyorum ardından ağıla gidiyoruz. Ağıldan eve geldiğimde onun için tekrar süt getiriyorum. O bizi gördüğü zaman sanki bizi çağırıyor. Kaldığı yerde altına bez koyuyorum. Bezini yıkıyorum. Dina bize huzur ve neşe getirdi.”

You may also like...

Bir cevap yazın