SON DAKİKA YAŞAM

Babasına verdiği sözü tuttu, lösemili çocukların yüzünü güldürüyor

Haber Özeti

Pankreas kanseri nedeniyle kaybettiği babasının vefat etmek üzereyken “Her şeyi bırak ama sakın derneği bırakma” vasiyeti üzerine çalışmalarına devam eden Türk Kanser Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Duruman, hastalıkla mücadele kapsamında birçok projenin hayata geçirilmesinde rol aldı.  Duruman, yaptığı çalışmalarla […]

Babasına verdiği sözü tuttu, lösemili çocukların yüzünü güldürüyor

Pankreas kanseri nedeniyle kaybettiği babasının vefat etmek üzereyken “Her şeyi bırak ama sakın derneği bırakma” vasiyeti üzerine çalışmalarına devam eden Türk Kanser Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Duruman, hastalıkla mücadele kapsamında birçok projenin hayata geçirilmesinde rol aldı. 

Duruman, yaptığı çalışmalarla çocuk ve yetişkin hastaların yüzünü güldürürken, toplumun hastalığa karşı farkındalığının artması için de gayret göstermeye devam ediyor.

Burak Duruman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, derneğin Türkiye’nin kanserle savaşan köklü sivil toplum kuruluşlarından biri olduğunu söyledi.

Babasına verdiği bir söz dolayısıyla kanserle mücadelesini ömrünün sonuna kadar sürdüreceğini ifade eden Duruman, şöyle devam etti:

“Babam pankreas kanserinden maalesef vefat etti. Vefat ederken de bana tek vasiyeti oldu; neredeyse yakama yapışıp, ‘Her şeyi bırak ama sakın derneği bırakma’ dedi. Ben de hem bu vasiyeti yerine getirmeye çalışıyorum hem de insanlara yardım etmenin büyük mutluluğunu yaşıyorum. Çünkü bu, başkan ve çalışma arkadaşlarıyla birlikte yapılacak bir şey değil, tüm Türkiye olarak el ele olmalıyız. Belirli çatılar altında bulunup daha büyük işler yapmalıyız ki daha organize yardımlar yapabilirim.”

Kanser hastalarına “Mucizevi” kapılarını açıyor

Çocuk kanserlerinin Türkiye’de toplam kanserlerin yüzde 1,5-2’sini oluşturduğuna değinen Duruman, “Her sene 200 bin kanser hastası Türkiye’ye yeni katılıyor. Bunun yaklaşık yüzde 2’si çocuk kanserleri oluyor. Bu yüzde 2’nin de yüzde 31’i lösemi olarak görülüyor. Her sene 1000-1200 çocuğumuz bazen doğarken, bazen 1-2 yaşında lösemiye yakalanabiliyor. Lösemi olan evlatlarımız daha çok 0-5 yaş arasında gözüküyor. Lösemide 1960’te yüzde 5 iyileşme oranı varken, günümüzde yüzde 85-90’larda iyileşme söz konusu.” diye konuştu.

Duruman, derneğin yaptığı önemli projeler arasında yer alan “Mucizevi Konaklama ve Yaşam Merkezi”nin faaliyetlerini anlattı.

Anadolu’dan büyükşehirlere tedavi için gelen hastaların kalacak yer sorunun çözmek için projeyi hayata geçirdiklerini aktaran Duruman, burada çocukların aileleriyle hijyenik mekanlarda konaklamalarını sağladıklarını söyledi.

Bu evleri Türkiye’nin birçok yerine kurmaya çalıştıklarını dile getiren Duruman, merkezin 5 yıldızlı otel konforunda olduğunu, çünkü misafirlerin bazen birkaç gün, bazen de aylarca konaklayabildiğini ifade etti.

Duruman, “Bu konu çok önemli, zaman zaman odalarımız boş geçiyor. Çünkü biliyoruz ki kanser hastası ailelerimiz otobüs duraklarında, başka yerlerde, soğuklarda hijyenik olmayan koşullarda kalıyorlar. Bir de hem hastasınız hem de zor durumdasınız bir sürü zorluklarınız var. İnanın ailenin ya da bir akrabanın yanında bile limitli kalınabiliniyor. Onun için hepimiz Mucizevi’ni daha fazla tanıtmalıyız. Mardin’deki, Van’daki kardeşim bunu duymuyor. Belediyelere her yerlere yazıyoruz ama daha fazla bunu duyurmamız lazım ki daha çok Mucizevleri açılsın. Hastalıkla mücadele ederken bir kişi bile yatacak yersiz kalmamış olsun istiyoruz.” şeklinde konuştu.

Duruman, Mucizevi’ne gelen çocukların eğitimlerinin yarıda kalmaması için öğretmenlerin de görev yaptığını aktardı.

Lösemi tedavisinde çocukların morallerinin yüksek olmasının da önemli olduğunu ifade eden Duruman, bu kapsamda hayata geçirdikleri ve tüm hastanelere ücretsiz şekilde gönderilen “Sevimli Kemoterapi Kutusu” ile “Emzirme Kabini Projesi”ne ilişkin bilgi verdi.

Kanserde donör umut oluyor

Lösemi ve diğer kanser türlerinde donörün çok önemli olduğuna dikkati çeken Duruman, herkesi donör olmaya teşvik etmeye çalıştıklarını söyledi.

Duruman, bazen uygun olan donörlerin vazgeçebildiğini dile getirerek, “Donör olmak sıhhatinizi ve sağlığınızı etkileyecek bir durum değil. Basit bir durumdur. Hepimizin donör olması lazım. Ne zaman donör olacağımızı da bilemeyiz. Kanlarımızı vermeliyiz ve listelerde isimlerimiz olmalı. Yapmaya çalıştığımız iş, halkımızı bu konuda rahatlatmak ve ilik vermenin sağlığımızı etkileyecek bir durum olmadığının altını çizmek.” diye konuştu.

Lösemili çocukların ailelerinin de bu hastalıktan korkmamaları gerektiğini belirten Duruman, “Çocuklarımız anlamayabilir ama kanserde erken teşhis çok önemlidir. Kanserden değil, geç kalmaktan korkun. Lösemide tedavi çok başarılı oluyor. Erken tanı ve düzgün bakımın önemi büyük. Bizi arayabilirler ve üzerimize düşen görevleri yapabiliriz.” ifadelerini kullandı.