BAE’nin Yahudi yerleşim birimlerinden ürün ithalatı, işgali ve ırkçılığı desteklemektir

Filistin İçin İsrail’i Boykot Girişimi” olarak bilinen Boykot, Tecrit ve Yaptırımlar (BDS) Hareketi Genel Koordinatörü Mahmud en-Nevacia, Birleşik Arap Emirlikleri‘nin (BAE) Yahudi yerleşim birimlerinden ürün ithalatının “işgali ve ırkçılığı desteklemeye” katılmak anlamına geldiğini belirtti.

Hareketin en üst düzey yöneticisi olan Nevacia, BAE’nin İsrail yerleşim birimlerinden ürün ithal etmesini AA muhabirine değerlendirdi.

Nevacia, “Abu Dabi’nin işgal altındaki Batı Şeria’da inşa edilen yasa dışı yerleşim birimlerinden ürün ithalatında bulunması, sömürgeciliği, ırkçılığı ve işgali desteklemesi anlamına geliyor.” ifadelerini kullandı.

İşgal altındaki Filistin toprakları üzerinde bulunan Yahudi yerleşim birimlerinde üretilen mamullerin BAE’ye ilk sevkiyatı dün başladı.

Batı Şeria’nın kuzeyinde çok sayıda yasa dışı Yahudi yerleşim birimini bünyesinde bulunduran Şomron Bölge Konseyi Başkanı Yossi Dagan, 8 Aralık’ta yerleşim yerlerinde kurulu şirketlerin ürünlerini, BAE’ye ihraç etmek için Dubai dağıtım şirketi FAM Holding ile 4 anlaşma imzaladı.

Hareketin yerleşim birimlerinden ürün ihraç etmesi gibi tehlikeli bir gelişme karşısında nasıl hareket edeceği sorunu ile karşı karşıya olduğunu kaydeden Nevacia, sömürgeci, ırkçı ve apartheid İsrail rejimini desteklemelerin önüne geçmek için BAE’ye yönelik uluslararası baskıya başvurmayı göz ardı etmediklerini ifade etti.

“Filistin halkının sırtına sağlanmış bir bıçak”

Nevacia “Tüm dünya normalleşme anlaşmalarının, özellikle Yahudi yerleşim birimlerinden ürün satın alınmasının Filistin halkının sırtına saplanmış bir bıçak olduğunu, söz konusu hükümet ve baskıcı rejimlerin İsrail ile işgal ve yerleşim birimleri konusunda iş birliği yaptığını biliyor.”dedi.

Yahudi yerleşim birimlerinden ürün satın alınmasını “meşrulaştırma girişimi” olarak nitelendiren Nevacia, ayrıca bu durumun ABD’nin Yüzyılın Anlaşması ve ilhak planlarını, Filistin halkının kanton ve gettolarda ırkçı ve apartheid sistem kapsamında yaşayan bir halka dönüşmesini açıkça onaylama çabası olduğunu vurguladı.

Baskıcı rejimler

İsrail ile normalleşme anlaşması yapan rejimleri “baskıcı” olarak nitelendiren Nevacia, bu durum göz önüne alındığında normalleşme projesiyle mücadelede ciddi zorluklarla karşı karşıya olduklarını vurguladı.

Nevacia, baskıcı polis rejimleri olmaları ve içlerinde muhalif sivil toplum kuruluşlarının bulunmamasından dolayı bu tür rejimlere baskı yapmanın kolay olmayacağını kaydetti.

Arap ülkeleri ile İsrail arasındaki normalleşme anlaşmalarının özellikle Arap dünyasındaki boykotu etkilediğini ancak boykot çabalarının uluslararası düzeyde olmak zorunda olmadığını aktaran Nevacia, boykot hareketinin halk düzeyinde gerçekleştiğine dikkati çekti.

Nevacia halkın da bu tür anlaşmaların barışla hiçbir ilgisi olmadığına, daha ziyade askeri ve ticaret anlaşmalarıyla alakalı olduğuna inandığını belirtti.

“Arap halkları bu normalleşmeye katılmayacaktır”

Arap halklarının normalleşme karşısındaki tutumlarına ilişkin BDS Koordinatörü Nevacia, “Sivil toplum örgütleri ve Arap halkları bu normalleşmeye katılmayacaktır.” dedi.

Nevacia, “Arap halklarının normalleşme anlaşmalarına karşı olduğunu ve bunun bir parçası olmayacaklarını açıkça ortaya koyan kamuoyu yoklamaları dahil bir dizi gösterge bulunuyor.” ifadelerini kullandı.

Filistin yönetimi ile İsrail arasındaki güvenlik koordinasyonunun yeniden başlaması ve bunun BDS çabaları üzerindeki etkisine de değinen Nevacia, şunları kaydetti:

“Güvenlik koordinasyonu, Arap ülkelerinin İsrail ile normalleşmesi için resmi bir paravan oluşturuyor. Temelde normalleşmenin en kötü şekli olan güvenlik koordinasyonunu reddediyoruz.”

BDS’nin başarıları

BDS Hareketi, İsrail rejimini akademik, kültürel, politik ve bir dereceye kadar ekonomik olarak izole etmeyi başardıklarını, bu nedenle söz konusu rejimin hareketi “en büyük stratejik tehlikelerden” biri olarak gördüğünü belirtiyor.

Hareket pazar günü 2020’deki başarılarına ilişkin yayınladığı bir raporda, 2021 yılında İsrail ile normalleşme karşıtı tutumu tırmandırma çağrısında bulundu.

Raporda, 452 STK’nın BM’den İsrail’in ırkçı tutumunun soruşturulması çağrısına destek vermesi ve birçok kurumun İsrail’e yönelik yaptırım uygulanması çağrısında bulunması bu başarılar arasında sayıldı.

Ayrıca yaklaşık 100 sanatçı, normalleşme ilanının ardından BAE rejimi tarafından desteklenen faaliyetleri boykot etme kararı aldı, BM ise İsrail yerleşim birimlerinde faaliyet gösteren şirketlerin veri tabanını yayınladı.

Başarılar arasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin İsrail ürünlerini boykot çağrısını “ifade özgürlüğü” saydığı kararın yanı sıra finans kurumlarının yatırımlarını İsrail’den çekme kararı da yer alıyor.

You may also like...

Bir cevap yazın