Boks camiası Tokyo 2020’deki tarihi başarının sevincini yaşıyor

Türkiye Boks Federasyonu Başkanı Eyüp Gözgeç, 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları’nda kadınlar 69 kiloda altın madalya kazanan milli boksör Busenaz Sürmeneli ve kadınlar 51 kiloda gümüş madalya kazanan milli boksör Buse Naz Çakıroğlu ile Türk boksunda elde edilen tarihi başarıyı AA muhabirine değerlendirdi. Gözgeç, “Olimpiyatlar 5 yıldır hazırlandığımız bir organizasyon, beklentilerimizin yüzde yüzü olmadı ama yüzde sekseni oldu.” dedi.

Busenaz Sürmeneli ve Buse Naz Çakıroğlu’nun olimpiyat öncesinde seri başı olduklarını hatırlatan Gözgeç, “Paris’te en son yapılan kota elemelerinde ikisi de şampiyon oldular. Orada aldıkları puanla dünya seri başı oldular. Seri başı olunca olimpiyatlarda birinci sırada oluyorsunuz, ilk turda maç yapmıyorsunuz, bay geçiyorsunuz.” diye konuştu.

Tokyo’da çeyrek finalde talihsiz şekilde kaybeden iki sporcularından da madalya beklediklerini, 69 kiloda bir diğer milli boksörün da olimpiyatlar öncesinde kaza geçirerek sakatlandığını aktaran Gözgeç, buna rağmen Tokyo’da hedeflerini tutturduklarını söyledi.

Kadınlar boksunda gelen bir altın bir gümüş madalyanın başta Gençlik ve Spor Bakanlığını, federasyonlarını ve milleti mutlu ettiğini vurgulayan Gözgeç, orman yangınlarına çok üzülen vatandaşların kazanılan olimpiyat madalyalarıyla bir nebze de olsa mutlu olduğunu belirtti.

Başkan Gözgeç, “Olimpiyatlardan umduğumuzu bulduk, yalnız ikinci olan kızımız final maçında karşılaştığı Bulgaristanlı rakibini daha önce Avrupa Şampiyonası’nda yenmişti. Burada bir nasipsizlik oldu hakemlerin de kadrine uğradı ama biz onu da şampiyon kabul ediyoruz.” dedi.

“Dünyanın gündeminde Türk sporu, Türk boksu var”

Tarihi başarının gelişim sürecini de anlatan Gözgeç, şunları söyledi:

“Bu sporcularımızın yaşları 22-23 civarında. Dünyanın en genç takımı Türk boks takımı, erkekler de öyle kızlar da öyle. Bu kızlarımız 12 yaşından beri bizimle çalışıyorlar, federasyon başkanlığında 10. yılım 10 yıldır birlikte yürüyoruz. Bunlar yıldızlarda, gençlerde ve büyüklerde hem Avrupa hem dünya şampiyonu oldular. Uzun bir süreç, birden olmadı, aileleri de milli takım ve kulüp antrenörleri de çok çaba sarf ettiler. Uzun bir süreç birlikte yılın 300 günü kamplarda, turnuvalarda bulundular. Hiç ara vermeden uzun süreli kamplar yaptık.

Bu arada bu kızlarımızı çocukluğundan beri alıp buraya getiren antrenörlerine, milli takım antrenörlerimize çok teşekkür ediyorum.”

2024 Paris Olimpiyatları’na daha iyi hazırlanacaklarını dile getiren Gözgeç, şöyle devam etti:

“Dünyanın gündeminde Türk sporu, Türk boksu var. Kızımız eğer gümüş değil de altın alabilseydi ki biliyorsunuz kıyısından döndü, biz dünyada ikinciydik ancak şimdi dünyada beşinciyiz. Dünya deyince çok küçük zannediyoruz ama dünya boksunda beşinci sıraya yükselmek her ülkeye nasip olacak bir şey değil, onun için çok gururluyuz, çok da sevinçliyim, bir tarih yazdık, bu tarihi kızlarımız yazdı. Kızlarımızın arkasında bizler varız, federasyon çalışanlarımız var, Kastamonu kampında çalışan elemanlarımız var, Trabzon TOHM’da, Ankara TOHM’da oradaki bütün insanların emeği var. Dünya ve Avrupa Boks Birliklerinden tebrikler alıyoruz.”

“Bu sporcularımız, Türk kadınlarına, kızlarına, arkadan gelecek kızlarımıza örnek olacak”

2020 Tokyo Olimpiyatlarına 3 erkek 3 kız sporcuyla katıldıklarını hatırlatan Gözgeç, Kovid-19 nedeniyle hedefledikleri kadar kota alamadıklarını belirtti.

Milli boksör Busenaz Sürmeneli ve Buse Naz Çakıroğlu’nun Türk kadınının neler yapabileceğini bütün dünyaya gösterdiklerini anlatan Gözgeç, “Bu sporcularımız, Türk kadınlarına, kızlarına, arkadan gelecek kızlarımıza örnek olacak, model olacaklar, dolayısıyla kadınlardaki boks sayımız artacak.” dedi.

Gözgeç, “Sürmeneli’nin ilk maçındaki Polanyalı 41 yaşındaydı, sonra en son oynadığı Çinli 32 yaşındaydı, Çakıroğlu’nun rakibi Bulgaristanlı 35 yaşında, onun için bizim sporcularımızın bir aksilik olmazsa iki olimpiyat daha görecek. Başka kızlarımız da var, Büşra Işıldar var. 2024’te daha başarılı olmamız için elimizde çok imkan var, iyi sporcularımız var.” şeklinde konuştu.

Başkan Gözgeç, Türk boksunda çıtanın çok yükseklere çıkmasından dolayı işlerinin daha da zor olacağını kaydederek, “Altın madalya almışsanız artık onun dönüşü yok, ya sayıyı artıracak, altın madalyayı bir, iki, üç yapacaksınız veya gümüşü. Bu da kimle olacak altyapıdaki çocuklarımız başarılı abi be ablaları gibi olmak için çaba sarf edecekler. Bütün boks camiamız şu anda büyük bir sevinç ve mutluluk içerisinde. Hedefimiz 2024 Paris Olimpiyatları. Çok uzun zamanımız yok 2 senemiz var, bu yıl bitti sayılır. 2022 ve 2023 yıllarını dolu dolu geçirmemiz lazım.” ifadelerini kullandı.

Erkeklerde umulan başarının gelememesini de değerlendiren Gözgeç, “Erkek bir sporcumuz kaza geçirdi sakatlandı, bir diğeri 52 kiloda Batuhan Çiftçi büyük bir talihsiz kura çekti, ilk maçta olimpiyat ve dünya şampiyonu Özbekistanlı rakibiyle oynadı. Garip bir şey oldu en sonda yapacağı maçı en başta yaptı. 81 kiloda madalya maçına çıkan Bayram Malkan da şansız şekilde kaybetti” diye konuştu.

Sürmeneli ve Çakıroğlu için yurt dışından ve yurt içinden transfer teklifleri geldi

Olimpiyatta altın ve gümüş madalya alan milli boksörlere yurt içi ve dışından gelen transfer tekliflerine ilişkin de Gözgeç, “Profesyonel anlamda İngiltere’den bir telefon geldi ‘olur mu’ diye. Ben de ‘daha çok erken bizim önümüzde 2024 Paris var’ dedim. Buse Naz Çakıroğlu için de Türkiye içinden bir teklif geldi, dedim ki ‘şuanda onları konuşacak zaman değil, biraz zaman geçince kendileriyle buluşacağız, konuşacağız.” diye konuştu.

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun Tokyo’da bütün sporculara moral ve motivasyon açısından büyük destek sağladığını da vurgulayan Gözgeç, “Hayatımda çok bakan gördüm ama böyle mütevazi, samimi bir bakan görmedim, bunu bütün kalbimle söylüyorum. Yalnız ben değil Türkiye’de bütün izleyenler bütün branşlardaki sporcular ve federasyon başkanları da samimi bir şekilde gördü. Gitmeden önce de öyleydi kamplara geldi, sporcularla oturdu, konuştu, onları dinledi. Olimpiyatlarda görmediğimiz bir yaklaşım vardı, yenilen sporcuyu da bağrına basıyor teselli ediyordu, yenen sporcuyu da kucaklayıp tebrik ediyordu. Her şeyi samimiydi, tribünden bağırması, desteklemesi, aşağı inmesi, sarılması ondan dolayı Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Mehmet Muharrem Kasapoğlu’na bütün samimiyetimle çok teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.

You may also like...

Bir cevap yazın