Bize ile Bağlan

Belçika

Brüksel’de ırkçılık ve polis şiddetine karşı gösteri düzenlendi

Yayınlanan

aktif

Brüksel'de ırkçılık ve polis şiddetine karşı gösteri düzenlendi

Brüksel merkez tren istasyonu yakınındaki Mont des Arts Meydanı’nda toplanan yüzlerce gösterici, “Sınıf adaletini durdurun, Irkçı adaleti durdurun” temalı gösteride ırkçılık karşıtı dövizler taşıdı.

Gösteride “Adalet yoksa barış yok”, “Polis şiddetine son”, “Irkçı polise son”, “Adalet istiyoruz” sloganları atıldı.

Protestocular, Brüksel’de gözaltında ölen 23 yaşında Afrikalı genç İbrahima Barrie’yi anmak için saygı duruşunda bulundu.

Polis, gösterinin izinsiz olduğu gerekçesiyle çok sayıda göstericiyi gözaltına aldı. Brüksel polisi, daha önce yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınından dolayı gösteride en fazla 100 kişiye izin verilebileceğini duyurmuştu.

Afrika kökenli Barrie’nin salgın tedbirlerine uymadığı gerekçesiyle gözaltına alınmasından bir saat sonra hayatını kaybetmesi üzerine Brüksel’de 13 Ocak’ta gösteriler düzenlenmişti. Çıkan olaylarda bir polis karakolu ile bazı araçlar ateşe verilmiş, otobüs durakları ve bankalara ait para çekme makineleri gibi yerlere zarar verilmişti. Barrie’nin ölümü hakkında savcılık soruşturma başlatmıştı.

Belçika

Belçika yapımı eski duvar saati Türk ustanın ellerinde yeniden hayat bulacak

Yayınlanan

aktif

Yazar

Belçika yapımı eski duvar saati Türk ustanın ellerinde yeniden hayat bulacak

Yurtdakal, bu saati ikinci el satış yapan internet sitesi aracılığıyla 2016’da Belçika’dan satın aldı.

Meşe bir kasaya sahip, müzikli, yarım saatleri ve saat başlarını bildirmesi için ayrı çanları bulunan, takvim özellikli saatin içinden, “Küçük çanın içinde”, “Durbuy 1819” ve “Annemin evindeki büyük duvar saati” yazan not çıktı.

Yıllar önce Durbuy’da yapılan, üzerinde anne ve küçük kızının farklı hallerdeki resimleri bulunan, akrep, yelkovan, takvim iğnesi ve sarkaçlarda güneş simgelerinin kullanıldığı duvar saati, ustasının emeğine sadık kalınarak çalışır hale getirilecek.

Belçika’da mekanik üzerine çalışırken saatçilikle tanışan ve bu mesleği öğrenen, iki yıl önce de Bursa’ya yerleşip atölye açan saat ustası Yurtdakal, AA muhabirine, kilometrelerce uzaktan getirdiği duvar saatinin serüvenini anlattı.

Yurtdakal, “Belçika’da 2016’da gördüğüm ilanda çok iyi bir fotoğraf ya da anlatım yoktu; çok kötü, karanlık bir ortamda çekilmiş fotoğraflar vardı. Saatin boyutları da anlaşılmıyordu ama kasasından gerçekten zevkli bir saat olabileceğini düşündüm.” dedi.

Satıcıyla iletişime geçtiğini dile getiren Yurtdakal, bulunduğu küçük şatoya gidip saati gördüğünde çok heyecanlandığını ifade etti.

Satın aldığı bu saatin restorasyonu birkaç ay süreceği için o günden beri geniş bir zamanda uğraşmak için beklediğini vurgulayan Yurtdakal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’ye taşınırken getirdiğim saati atölyeme taşırken içine yapıştırılmış bir nota denk geldim. Bu, 1819 yılında annelerinin evinden çıkan saat olduğuna dair bir nottu. Saat, orijinal olduğunu çok belli ediyordu ama böyle bir not çıkması, beni daha çok heyecanlandırdı. Bu, Belçika’nın Durbuy kentinde yapılmış bir saat. Saati yapan ustanın bilgilerini ‘Belçika Saatçileri’ kitabından buldum. Notta 1819 yazmasına rağmen saatin 1700’lü yılların sonunda yapıldığını öğrendim. Saatin 30 günlük bir takvimi var. Bu takvim, 1792 ile 1806 yılları arasında ‘Cumhuriyet takvimi’ diye Fransa’da kullanılmış. Bu bilgiden 1792-1793 yıllarında yapılmış bir saat olabileceğini anlıyoruz. Saatin camları dökme, kasası meşe. Melodileri çalmaya yarayan 9 müzik çanı var. Diğer saatlere göre nadir bir özellik olarak, yarım saatleri çalan küçük bir çanı, saat başlarını çalan büyük bir çanı var. Çeyrek çalar özelliğine sahip ve üç ağırlıklı. Cam altı boyama sistemli güzel bir saat.”

“Bir saatin kalp atışlarını tekrar duymak çok güzel”

Yurtdakal, saatin kadranında bir anne ve küçük kızının farklı hallerdeki resimlerinin yer aldığı bilgisini verdi.

Akrep, yelkovan, takvim iğnesi ve sarkaçlarda güneş simgelerinin kullanıldığını, kadranın ortasında da bir güneş figürü olduğunu bildiren Yurtdakal, bunların mutlaka bir anlamı olduğunu düşündüğünü belirtti.

Hassas zaman tutucu özelliğe sahip bir “eşapman sistemi”nin de bulunduğu saati ustasının emeğine sadık kalarak restore edeceğini anlatan Yurtdakal, şunları kaydetti:

“Günümüzde bu antika saatler restore edilirken endüstriyel boyalar, cilalar kullanılıyor. Ben ona karşıyım. Kırığı, çıkığı, ufak tefek tamirlerinin haricinde çok müdahale etmeden, sadece böceklerden koruma amaçlı gomalak cila yapılacak. Cam altı boyasının orijinalliği korunarak, temizliği, ufak tefek rötuşları yapılacak. Makineyi komple söküp yıllardır biriktirdiği yorgunluğu üzerinden atması için aşınan yerlerini aslına uygun şekilde, ustasına tabi olarak yenileyeceğim. Varsa eksikleri diğer parçalardan örnek alınarak, uygun aletlerle, uygun tezgahlarda tamamlanacak. Sökülecek, tadili yapılacak, restore edilecek, toplanacak, çalışır hale getirilecek ve kasasına konulup en son bir sonraki sahibine kadar muhafaza edilmeye çalışılacak.

Yıllar önce ustaların elektriğin dahi olmadığı dönemlerde yaptığı, asırlar boyunca insanlara zamanı, ibadet saatlerini, günlerini gösteren saatleri tekrar hayata döndürüyor olmak beni çok mutlu ediyor. Bu saat kim bilir sahibinin evinde kaç yıl bekledi. Belki yarım asırdır çalışmadan bekleyen bir saatin kalp atışlarını tekrar duymak, çok güzel bir duygu.”

Devamını görüntüle

Belçika

Belçika’da AstraZeneca aşısının üretiminin yapıldığı tesiste denetim

Yayınlanan

aktif

Yazar

Belçika'da AstraZeneca aşısının üretiminin yapıldığı tesiste denetim

Belçika basınındaki haberlere göre, Seneffe kasabasında AstraZeneca için üretim gerçekleştiren “Novasep” isimli başka bir şirketin fabrikasına, Belçika Sağlık Bakanlığı yetkilileri “denetim ziyareti” düzenledi.

Denetimin, AB Komisyonunun talebi üzerine yapıldığı iddia edildi ancak AB Komisyonu sözcüleri, bunun doğru olup olmadığına yönelik soruları yanıtsız bıraktı.

Belçika Sağlık Bakanlığı yetkilileri, denetimin “şeffaflık ve tarafsızlığın” sağlanması için başka AB ülkelerinin de katılımıyla yapıldığını bildirdi.

Söz konusu denetime Hollanda, İtalya ve İspanya’dan uzmanların katıldığı, Belçikalı uzmanların elde edilen bilgiler ışığında raporlarını yakında hazırlayacakları ifade edildi.

AstraZeneca’nın Kovid-19 aşısının 2’si İngiltere’de, 1’i Almanya ve 1’i Hollanda’da bulunan fabrikalarda üretildiği belirtiliyordu. Belçika ve İtalya gibi başka ülkelerde, AstraZeneca’nın aşısının üretim sürecinde yer alan fabrikalar bulunduğu kaydedildi.

İngiliz basınında, “AB yetkililerinin Birlik içindeki fabrikalarda üretilen aşıların İngiltere’ye gönderilip gönderilmediğini tespit etmek istediği” öne sürüldü.

AB Komisyonunun Sağlıktan Sorumlu Üyesi Stella Kyriakides, dünkü açıklamasında, “Hiçbir şirket neler olduğunu anlamadığımız gibi bir yanılgıya kapılmasın. Tüm şirketlerden sağladıkları bilgiler konusunda şeffaf olmalarını istedik. Üretilen doz miktarı, bunların nerede üretildiği ve nereye gönderildiğini biliyoruz.” ifadesini kullanmıştı.

AB ile AstraZeneca anlaşmazlığı

AstraZeneca ile AB arasında 400 milyon doz aşı için sözleşme geçen yaz imzalanmıştı. Aşının geliştirme sürecini hızlandırmak amacıyla AB’nin 336 milyon avro ön finansman sağladığı açıklanmıştı.

Aşının bu hafta verilmesi beklenen onayından sonra AB içinde dağıtılması bekleniyordu. Ancak AstraZeneca’nın hafta başında AB’ye yılın ilk çeyreği için tedariki yüzde 60 eksik yapacağı açıklandı. AB tarafı ise kesintinin daha fazla olacağını belirtiyor. AB’nin 100 milyon doz beklerken bunun dörtte birini alabileceği ifade ediliyor.

AB, İngiliz-İsveç şirketi AstraZeneca’nın eksik teslimatına tepki göstererek AstraZeneca’nın yükümlülüklerine uymasını istiyor. Şirket ise tedarik konusunda sözleşmede “en üst seviyede çaba gösterilmesi” yönünde bir madde bulunduğunu ve tedarik için en üst çabayı gösterdiğini savunuyor.

AstraZeneca’nın AB içindeki fabrikalarda üretimin az olması nedeniyle Birlik ülkelerine beklenenden az aşı dozu göndereceği haberleri üzerine AB yetkilileri, İngiltere’de bulunan ve üretimin fazla olduğu AstraZeneca fabrikalarından aşı gönderilmesini talep ediyor.

Devamını görüntüle

Belçika

Belçika hükümeti ‘gerekli olmayan’ seyahatleri yasaklıyor

Yayınlanan

aktif

Yazar

Belçika hükümeti 'gerekli olmayan' seyahatleri yasaklıyor

Başbakan Alexander De Croo, yasağın 27 Ocak’tan 1 Mart’a kadar geçerli olacağını, Belçika‘ya girenlerin veya ülkeden çıkmak isteyenlerin seyahatlerinin mutlaka gerekli olduğunu kanıtlamak mecburiyetinde kalacaklarını bildirdi.

Koronavirüsün yeni tespit edilen türleriyle mücadele için bu tedbirleri aldıklarını aktaran De Croo, üçüncü dalgadan ancak bu şekilde korunabileceklerini söyledi.

Yasak kararının “sınırları kapatmak” anlamına gelmediğini vurgulayan De Croo, “Ülkenin etrafına duvar örmüyoruz. Gelişler ve gidişler hala mümkün ancak bunların iyi bir sebebi olmalı.” dedi.

Bazı istisnalar bulunuyor

Belçika’nın mecburi olmayan seyahatlere getirdiği yasağın bazı istisnaları kapsamayacağı belirtildi. Bu istisnaları ise iş seyahatleri, bakıma ihtiyacı bulunan kişiye yardım edilmesi, eğitim için yapılacak seyahatler, hastalık veya bir yakının vefatı gibi ailevi sebepler, ayrılmış ve farklı ülkelerde yaşayan anne-babaların çocuklarını ziyareti gibi durumlar oluşturuyor.

Komşu bir ülkede yaşayıp her gün çalıştığı işine gitmek için sınırı geçmek zorunda olanlar da istisna kapsamında olacak.

Belçika hükümetinin aldığı diğer kararlar arasında pazartesi gününden itibaren İngiltere, Güney Afrika ve Güney Amerika’dan ülkeye gelecek herkesin 10 gün karantinaya girmesi ve gelişlerinin 1. ve 7. gününde test yaptırma zorunluluğu da bulunuyor.

Kovid-19 testi pozitif çıkan herkesin bundan böyle 7 gün yerine 10 gün izolasyonda kalması gerekecek.

Belçika genelindeki berberler, kuaför salonları, güzellik merkezleri gibi iş yerleri de yeni vaka sayılarında ciddi artış olmazsa 13 Şubat’tan itibaren açılabilecek. Bu konudaki kesin karar şubat başında verilecek. Bu tür iş yerleri ekim ortasından beri kapalı tutuluyordu.

Avrupa’da Kovid-19 salgınından en çok etkilenen ülkelerden 11 milyon nüfuslu Belçika’da bugüne kadar 687 bin kişi virüse yakalandı, bu kişilerin 20 bin 620’si hayatını kaybetti.

İkinci dalganın yaşandığı ekimden bu yana ülkedeki restoran, bar ve kafeler kapalı durumda. Ülkede saat 22.00’den sabaha kadar sokağa çıkma yasağı uygulanıyor ve mümkün olan işlerde evden çalışma zorunluluğu bulunuyor.

Devamını görüntüle

Trend Haberler