Bize ile Bağlan

POLİTİKA

Bu ülke için fedakarlık yapanların nasıl bir iman içinde olduğuna baksınlar

Yayınlanan

aktif

Bakan Soylu: Bu ülke için fedakarlık yapanların nasıl bir iman içinde olduğuna baksınlar

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “19 Eylül Gaziler Günü” dolayısıyla gazi ve gazi yakınlarıyla İçişleri Bakanlığında bir araya geldi.

Gaziler ve yakınlarıyla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Soylu, 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla tüm gazilere hürmetlerini ifade etmek istediğini söyledi.

Türkiye’nin zengin ve güçlü olmasının istenmediğini ifade eden Soylu, “Savunma sanayimizin, endüstrimizin, ticaretimizin, turizmimizin, eğitimimizin, sağlık hizmetlerimizin, ulaşım hizmetlerimizin, tarımımızın en yüksek standartlarda olmasını, kendi kendimize yetebilmemizi de istemiyorlar. Bu bugünün hikayesi değil, bu çok uzun zamandır bu toprakların hikayesi. Bunu ilk söyleyen de son söyleyen de biz olmayacağız.” diye konuştu.

Allah’ın iyilikleri anlatmayı, kötülüklerden sakındırmayı emrettiğini aktaran Soylu, “Medeniyetimiz bunun üzerine inşa edilmiş bir iyilik medeniyetidir, inancımız da bir iyilik inancıdır.” değerlendirmesinde bulundu. Bu medeniyetin düşenin yanında olduğunu, komşu hakkını bildiğini, kardeşine el uzattığını, açlığın da tokluğun da ölçüsünü bildiğini, benci değil, bizci bir medeniyet olduğunu anlatan Soylu, “Onun için onların kendi fikirlerinin, felsefelerinin, hayat düsturlarının hakim olmasını istiyorlar.” dedi.

Materyalizmin göbeğine düşmüş, ona tabi olmuşların bu medeniyetin güçlenmesini istememelerinin doğal olduğunu belirten Soylu, “Sayın Cumhurbaşkanımızın dünya beşten büyüktür itirazının tam da aslında arkasında bu vardır.” ifadesini kullandı.

“Hayal edemezdik”

“Biz 10 yıl önce Suriye’de terör örgütünün yataklarını tarumar edeceğimizi hayal edemezdik. Zeytin Dalı harekatını yapacağımızı hayal edemezdik.” diyen Soylu, sınır ötesine adım atıldığı andan itibaren Amerika’dan, Avrupa’dan tehditlerin, parmak sallamaların yaşandığı günlerin çok uzak olmadığını söyledi.

Medeniyetin aklının ihtiyacın ne olduğunu gördüğünü, bugün Zeytin Dalı’ndan Fırat Kalkanı’na, Barış Pınarı’na kadar Türkiye’nin bu coğrafyaya barış ve huzur getirebilmek adına terörü tasfiye etmek için gerekli harekatların düzenlendiğini ifade eden Soylu, “Bunu hayal edemezdik. Doğu Akdeniz’de, Mavi Vatan’da bu coğrafyanın hakkını ve hukukunu koruyacağımızı, ‘durun bir dakika’ diyebileceğimizi hayal edemezdik. Ayasofya’nın yeniden açılabileceğini hayal edemezdik. Bunu çok açık söylüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Belki de Ayasofya mücadelelerini hatırlayan son nesillerden olduğunu dile getiren Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Unutturdular, niçin kapalı olduğunu, niçin açılmadığını, diğerlerinin niçin devam ettiğini, onun niçin müzeye döndürüldüğünü bir vesileyle tartışmayan, konuşmayan bir Türkiye hayal ettiler. Biz bunun açılmasını hayal edemezdik. Biz insansız hava aracı imal edeceğimizi hayal edemezdik. Şu anda dünyada bu teknolojiyi üreten, yetmedi en iyi kullanan biziz. Bir iddiayı ortaya koyuyorum. Hem en iyi üreten hem de en iyi kullanan biziz, kendi mühimmatımız. Denizin altında tüneller, tüp geçitler hayal edemezdik. Hızlı trenler hayal edemezdik. Bunları bugün hep birlikte görüyoruz. Bunun bir sebebi var, bu masanın etrafındaki insanların fedakarlıkları sayesindedir.”

Allah’ın bu fedakarlıkları mükafatlandırdığını belirten Soylu, “Bugün dünyanın birçok yerinde insanlara el uzatan, mazlum, mağdur, ‘Acaba bize bir el uzatan yok mu’ diye bekleşen, dini, dili farklı olan milyonlarca insanın umudu olmuş bir Türkiye var. Bu mükafat da Allah’ın mükafatıdır. Bunu böyle bilmek gerekir.” diye konuştu.

Millete hizmet etmenin ve milletin emrinde olmanın da bir nasip işi olduğunu ifade eden Soylu, şöyle devam etti:

“Dünyanın güçlü ülkeleri var. İstediklerini yapabileceklerini zannediyorlar ama yapamıyorlar çünkü her şey güç değil, kudret değil, her şey para değil. Allah’ın kitabında yazıyor. Şunu ifade etmem gerekir; 10 yıl sonra, yani 2030 yılından 2020 yılına baktığımızda nasıl 2020 yılından 2010 yılına baktığımızda hayal edemediklerimize ulaşmışsak, 2030’dan 2020’ye baktığımızda da hayal edemediklerimize ulaştığımızı göreceğiz inşallah.”

Bu neslin Amerika, Avrupa ve dost olarak görünen ülkeler tarafından desteklenen terörden çok çektiğini, ekonomik saldırılardan, kardeşin kardeşe düşürülmesinden, faizden çok çektiğini anlatan Soylu, şunları söyledi:

“Bu ülke Amerika’nın, Avrupa’nın sabahtan akşama bizi hizaya çekme, parmak sallama davranışlarından çok çekti. ‘Siz beceremezsiniz, siz başaramazsınız, siz gerçekleştiremezsiniz’ diyen küçümsemelerinden çok çekti. Bu nesil hep böyle bir nesil. Bir sabah kalktık ‘size demokrasi çok fazla, siz kendi kendinizi idare edemezsiniz’ dediler. Amerika’da sevinç çığlıkları atıldı ‘bizim çocuklar başardı’ diye. Yani bizi birbirimize düşüren, istikametimizden ayıran, hayallerimizden ayıran, kulluk vazifelerimizi unutturmaya çalışan, medeniyetimizin kodlarını unutturmaya çalışan çok sıkıntılı günler çekti şu nesil, bizden önceki nesil. Başbakan mı idam edilmedi, onların idam fotoğraflarıyla mı korkutulmadık, haddimizi, sınırımızı bilmemiz mi tembih edilmedi. Kılığımıza, kıyafetimize, düşüncemize inancımıza tasallut mu edilmedi… Her şey yapıldı.”

Terör örgütüne verilen desteğe de değinen Soylu, “Biz bilmiyor muyuz, dünyanın en gelişmiş ülkelerinin Irak’ta, Suriye’de örgütün altyapısını kuvvetlendirmek için ellerinden gelen bütün takviyeyi yaptığını, para isterlerse para verdiğini, çil çil dolarlar verdiklerini bilmiyor muyuz? İstihbaratımız uyuyor mu? Hayır, her şeyi yapıyorlar. Her şeyi de görüyoruz. Her şeyi de söylüyoruz ama onlar eski Türkiye olduğunu zannediyor veya eski Türkiye hayalini getiririz diye bir düşünce içerisindeler. İkisinde de yanılıyorlar, yanılacaklar.” diye konuştu.

“Kimlerin Anayasa Mahkemesini savunduğunu gördüm”

İçişleri Bakanı Soylu, geçen gün Anayasa Mahkemesi ile ilgili bir söz söylediğini hatırlatarak, “Çok hoşuma gitti. Kimlerin Anayasa Mahkemesini savunduğunu gördüm. Bu devlete ‘katil’ diyenler ve Anayasa Mahkemesi tarafından ‘Siz katil deme hürriyetine sahipsiniz’ diyenler hepsi bir cephe oldu. Hepsini bir fotoğrafta Allah göstermek nasip etti.” dedi.

Bu ülkeyi bölmek ve parçalamak için, birilerinin talimatıyla “Sokağa çıkın, yıkın, yakın, özerklik ilan edin” diye haykıranların çukur ve barikat eylemlerini gerçekleştirdiklerini belirten Soylu, bu eylemlerde onlarca polis ve askerin şehit, gazi olduğunu söyledi.

Türkiye’de kendisini aydın olarak nitelendiren sözde aydınların, “Çukur ve barikat olaylarında yapılanlar devlet katliamıdır.” dediklerini aktaran Soylu, şunları kaydetti:

“Geçen gün Devlet Övünç Madalyası Tevcih Töreni’nde yürüyenler, bizim için kahraman olanlar, medyunuşükran olduklarımız, bu ülkenin bir parçasında kendisini hissettiğini zannedenler için katil. Birileri benim bunu kabul etmemi bekliyorlarsa yanılıyorlar. Dünya kadar saldırsınlar. Söz söyleyemeyeceksek, hakkımızı muhafaza edemeyeceksek Allah şahittir ömrümüzün sonuna kadar kendimizi bir odaya kapatırız. Böyle bir şey olabilir mi? Böyle bir şey düşünülebilir mi? Benim Anayasa Mahkemem bunlara bunu söyleme hakkının bir özgürlük hakkı olduğunu söyleyecek. Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir şey söz konusu değildir. Hadi bakalım ABD’de, Avrupa’da DEAŞ ile ilgili, bunun bir düşünce, özgürlük hakkı olduğunu ifade etsinler. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Bu da doğru değildir. Bunun görevimizle de ilgisi yok. Bunun tam anlamıyla memleket severlikle ilgisi var. Milletin ferdi olmakla alakası var. Onun için sırça köşklerde oturup özgürlük naraları atanlar, dönüp bu ülke için fedakarlık yapanların, bu ülke için hayatını, canını ve ailesini terk etmeye hazır olanların nasıl bir iman içinde olduğuna baksınlar. Bunun hakkını ödeyemem. Sezer Astsubay şehit oldu, 20 günlük çocuğu var, çocuğunu görmemiş. Anayasa Mahkemesi Başkanının umurunda mı bilmiyorum, yaşıyor mu o duyguyu onu da bilmiyorum? Bu ülkedeki bir kısım yüksek bürokratları, bu ülkenin bir vilayeti için o ilin valisini 7 kere arayıp, ‘acaba gelmem güvenli mi, değil mi’ diye sorduğu bir ülkeye sahipken, özgürlükten bahsedemezler. Sapla samanı kimse birbirine karıştırmasın. Kimse layüsel değildir. Bir ülkenin Cumhurbaşkanı, ülkenin bütün kurumları sabahtan akşama kadar eleştirilirken ‘Anayasa Mahkemesinin aldığı kararlar eleştirilemez’ diye bir şey söz konusu değildir. Dünyanın hiçbir tarafında, hiçbir demokrasisinde, hiçbir hukuk devletinde değildir.”

Bu ülkenin FETÖ’den ve terör örgütü PKK’dan çok çektiğini söyleyen İçişleri Bakanı Soylu, bunların temel meselesinin devletin içine sızmak olduğunu belirtti. Soylu, şu değerlendirmeyi yaptı: 

“Kamuya girecek görevlilerin güvenlik soruşturmasını iptal etmek demek onlara devletin kapılarını yeniden açmak demek değil midir? Bunu ben mi iptal ettim? Anayasa Mahkemesi iptal etti. Hangi hakla iptal ettiniz? 15 Temmuz 2016 tarihini ne çabuk unuttunuz? Gaziantep’te bir düğünü basıp, onlarca insanı katleden bir zihniyeti ne zaman unuttunuz? 40 yıldır PKK mücadelesi, gazimiz burada, niye ayağı koptu, ne çabuk unutuldu? Bunları sizinle dertleşiyorum. Anlıyorum ki sosyetik aydınların dertleri, bu ülkenin birliği, beraberliği değil. Anlıyorum ki her gün gelen şehit haberleri, her gün yapılan terörle mücadele, her gün terör örgütlerine yönelik verilen kahramanca mücadele onlar için sadece ve sadece bir film sahnesinden ibaret.”

“Hepinize minnet borçluyuz”

İstiklal Mücadelesi’nde olduğu gibi her kahramanlık, her özgürlük mücadelesi yürütülürken bu tip insanların bulunduğunu ifade eden Süleyman Soylu, Allah’ın bu tip insanları görünce, memleketi, milleti, bayrağı, dini için mücadele eden insanların işlerini kolaylaştırdığını söyledi. Bakan Soylu, “İçeride ve dışarıda neyle mücadele ettiğimizin farkındayız, sizin bize nasıl bir emanet yüklediğini, nasıl bir fedakarlık içinde bulunarak bu ülkeyi yönetenlere, sorumluluk alanlara nasıl bir emanet yüklediğinizin farkındayız. Duamız o, Allah bizi size mahcup etmesin. Hepinize minnet borçluyuz. Ne yapsak bunu ödeyemeyiz.” dedi.

POLİTİKA

Bülent Turan: 2023 bir parti seçimi değil, bir baht seçimi

Ramazan Bayramı dolayısı ile siyasi partilerin bayramlaşma programları devam ediyor. Bu kapsamda AK Parti öbek Başkanvekili Bülent Turan, AK …

Yayınlanan

aktif

Yazar

Ramazan Bayramı dolayısı ile siyasi partilerin bayramlaşma programları devam ediyor.

Bu kapsamda AK Parti öbek Başkanvekili Bülent Turan, AK Parti Çanakkale Merkez İlçe Başkanlığınca Kordon Boyu’ndaki Öğretmen Konutu’nda düzenlenen bayramlaşma merasimine katıldı.

AK Parti Çanakkale mebus Jülide İskenderoğlu ile birlikte partililer ve vatandaşlarla bayramlaşan Turan, burada icra ettiği konuşmada, AK Parti’nin 13 milyon üyesi olduğunu belirtti.

“Yeni öyküler yazmaya gereksinimimiz var”

AK Parti’nin üye sayısına dikkati çeken Turan, şöyle konuştu:

“Kadın kolları, gençlik, ana kademe bizde. Bu 13 milyon insanoğlunun bir zincirin en zayıf halkası kadar sağlamdır anlayışıyla hepsinin kıymeti eşittir. herkes diyoruz ki yeni periyotta sosyolojiyi güzel okuyarak adımlar atalım.

Yıl 2002… AK Parti kurulduğunda, iktidara ulaştığında Türkiye’nin yüzde 65’i kentlerde yüzde 35’i köylerde yaşıyordu. Artık yüzde 93’ü kentlerde, yüzde 7’si köylerde yaşıyor. Bu bile dönüşümün, kentleşmenin önemli bir göstergesidir. O yüzden yeni telaffuzlara, yeni argümanlara, yeni kıssalar yazmaya muhtaçlığımız var. Sosyolojiyi yeterli okuyacağız.

“Bir parti şekli değil, bir alınyazısı seçimi”

Her yıl 1 milyon genç yeni seçmen oluyor. Gençlik kollarımıza onlara ulaşmayı bir görev bileceğiz. 2023 bir parti üslubu değil, 2023 bir yazgı seçimi. Çok önemli bir seçim. ‘Egemenlik kayıtsız koşulsuz milletin olsun’ diyenler ile her alanda büyükelçilerden müsaade alanların biçimi olacak.”


“Ucuz siyasetçilere bu meydanı bırakmayacağız”

2023 seçiminin “Demirtaş ile Kavala hürriyet adamı, bırakın bunları” diyenler ile “sen değil buna mahkeme karar verecek” diyenlerin üslubu olacağını lisana getiren Turan, “2023 büyüyen Türkiye’de yatırımlarda, istihdamda, memleketler arası bağlarda büyüyen Türkiye’de bir tek eski sisteme dönelim, yine hengame edelim, sistem tartışması olsun diyenlerin şekli olacak. 2023 Çanakkale’ye dünyanın en büyük köprüsünü yapanlar ile köprüyü yalnızca polemik konusu yapıp oradan bizi denize dökeceğini düşünen dangalakların üslubu olacak. O yüzden memleketimize de Türkiye’mize de haiz çıkacağız. Bu ucuz siyasetçilere bu meydanı bırakmayacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

“Çanakkalede herkesin meskeninin yerinin kıymeti arttı”

AK Parti öbek Başkanvekili Turan, açılışı 18 Mart’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafınca meydana getirilen 1915 Çanakkale Köprüsü’ne yönelik tenkitleri hatırlatarak, şu biçimde devam etti:

“Çanakkale’de herkesin meskeninin, yerinin değeri artmadı mı? Kat kat arttı. Otelcinin, OSB’cinin, esnafın hepsinin değeri artmadı mı? İstanbul’a yaklaşmadık mı? Bir tane küme yazmasını bilmeyen dangalak ‘gurp’ yazmış. Bilgisiz, acemi bir siyasetçi, feysbuk hesabına ‘Jülide İskenderoğlu ile Bülent Turan vapurla geçti’ diye haber yapmış.

Ancak daha berbatı onların zekası bu, onların beynini kuşa taksan kuş uçmayı unutur. Onu Fox tv üzere, Halk tv biçiminde kelamım ona tarafsız siteler ‘Bülent Turan köprüden değil de vapurla geçti’ demiş. Zavallılar. biz konvoy halinde giderken köprüden geçtik Gelibolu’ya. Orada iftar yaptık, program yaptık. son olarak programımız da vapurun oradaki iskelede iftar programıydı. İskelede iftarı bitirdik keyifle vapura bindik. Çay içerek geldik.”


“Vapur bizim köprü de bizim”

Ramazan Bayramı’nın üçüncü gününde İstanbul programının olduğunu belirten Turan, 1915 Çanakkale Köprüsü’nden geçeceğini, dönüşte de Gelibolu’da kesinlikle bir gariban sofrasına uğrayacağını bildirdi.

“Eğer mesken vapura yakınsa yeniden vapurla geçeceğim.” diyen Turan “Vapur da bizim, köprü de bizim. Bu ne saçma bir şey. erkek CHP’nin finosu olmuş, CHP vekillerine haber tabirlerini kullandı.

Bülent Turan, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nde kentte kamu kuruluş ve kurumlarında çalışan işçinin idari müsaadeli sayılacağını söyledi.

Turan, partilerine yeni katılan ulusal güreşçi Göktuğ Arslan’ın rozetini taktı.

Bayramlaşma programına AK Parti Çanakkale Vilayet Lideri Naim Makas, Merkez İlçe Lideri Aynur Tuna Yavaş, Vilayet Genel Meclisi Lideri Nejat Başkan ile partililer katıldı.

Devamını görüntüle

POLİTİKA

Ali Babacan’a 6’lı masanın ayrıştığı hususlar soruldu

DEVA Partisi Genel Lideri Ali Babacan, gazeteci Hasret Gürses’in YouTube kanalında konuğu oldu. Gürses, 6’lı masanın ayrıştığı konulara dikkat …

Yayınlanan

aktif

Yazar

DEVA Partisi Genel Lideri Ali Babacan, gazeteci Hasret Gürses’in YouTube kanalında konuğu oldu.

Gürses, 6’lı masanın ayrıştığı konulara dikkat çekerek Babacan’a sorularını yöneltti.

CHP Genel Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun özelleştirmeler konusundaki açıklamalarını hatırlatan Gürses, Babacan’a kendi fikrini sordu.

DEVA önderi Babacan, 6’lı masanın ortak aday belirleyeceğini lakin adayla yetinmeyerek tüm hususlarda ortak bir yol bulmaları gerektirme ettiğini söyledi.

Birçok konuda fikir ayrılıkları olabileceğini belirten Babacan, ortak bir telaffuz geliştirilemezse vatandaşın itimadının sağlanamayacağının altını çizdi.

“Böyle bir tablo takviye alabilir mi?”

Babacan şu halde konuştu:

“Çok sık sorulan sorular var. Siz de bana sordunuz özelleştirme ile ilgili. Bu 6 partinin ortak cumhurbaşkanı adayı özelleştirme ile alakalı ne söyleyecek? Diyelim bugün adayımız şudur diye açıklasak… Genel liderlere sorsanız her biri diğer bir şey söyleyecek. Cumhurbaşkanı adayı da bir ihtimal diğer bir şey söyleyecek. bu formda bir tablo vatandaştan dayanak alabilir mi? bu halde bir tablo vatandaşın itimatını oluşturabilir mi? mümkün değil!”


Devamını görüntüle

POLİTİKA

Yetenekli Ünal: 20 yılda iktidara hürmet duymayı öğrenemediler

AK Parti öbek Lider Vekili Becerikli Ünal, Kahramanmaraş Valiliği’nin bahçesinde düzenlenen bayramlaşma merasimine katıldı. Ünal, programa …

Yayınlanan

aktif

Yazar

AK Parti öbek Lider Vekili Becerikli Ünal, Kahramanmaraş Valiliği’nin bahçesinde düzenlenen bayramlaşma merasimine katıldı.

Ünal, programa katılan ve vatandaşlarla bayramlaşan  gündeme ilişik değerlendirmelerde bulundu.

AK Parti tarafınca 81 vilayette dün vefa iftarı düzenlendiğini hatırlatan Ünal, vefanın hem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bununla birlikte parti ortasında çok büyük bulunduğunu kaydetti.

“İktidara yürümeyi beceremeyenler”

20 yıldan beri iktidarda olmalarının temel özelliklerinden birinin de AK Parti’nin vefa hareketi olması olduğunu anlatım eden Becerikli Ünal, şöyle devam etti:

“Bugün bakın, iktidar olmaya işçileri görüyorsunuz değil mi? Daha iktidar bile olamadılar, iktidar olmaya çalışıyorlar. İşte masanın etrafında toplanıyorlar, dağılıyorlar, sonrasında bir tanesi çıkıp ‘Ben masadan ayrılıyorum’ diyor. Öbürü ‘Ben aslına bakarsanız senden evvel ayrılmıştım o masadan’ diyor. Yani, daha iktidara yürümeyi beceremeyenler, iktidar olmuş ve 20 yıldan beridir de iktidarda kalabilmiş bir siyasi harekete öncelikle hürmet duymayı öğrenmeliler.

Evvel hürmet duymaları gerekiyor

Zira bu, hürmet duyulacak bir şey. Siz iktidar olmaya çalışıyorsunuz, iktidar yolunda daha siz bir dirlik düzenlilik oluşturamıyorsunuz. Burada ‘AK Parti’ diye bir siyasi hareket var, ‘Recep Tayyip Erdoğan’ diye bir başkan var. İktidar olmuş ve 20 yıldan beri de iktidarda kalmışsa bunu anlamaya çalışmaları, buna hürmet duymaları gerekiyor her şeyden evvel.”


Bayramlaşma programına TBMM İçişleri Kurulu Lideri ve AK Parti Kahramanmaraş mebus Celalettin Güvenç, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekilleri Mehmet Cihat Sezal, Ahmet Özdemir, Habibe Öcal, MHP Kahramanmaraş mebus Sefer Aycan, 2’nci Zırhlı Tugay Kumandanı Tuğgeneral kesin Mehmet Terzioğlu, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Lideri Hayrettin Güngör, daire amirleri, siyasal parti ve sivil topluluk örgütü temsilcileri, muhtarlar ile pek sayıda vatandaş katıldı.

Devamını görüntüle

Trend Haberler