Cenevre’deki Kıbrıs konulu gayriresmi toplantıda, müzakere zemininin olup olmadığı görüşülecek

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres‘in 27-29 Nisan’da İsviçre’nin Cenevre kentinde Kıbrıs meselesiyle ilgili düzenlemeyi planladığı gayriresmi toplantıda, tarafların ortak müzakere zemininde buluşup buluşamayacağı ele alınacak.

BM’nin, 25 Şubat’ta Kıbrıslı tarafları ve garantör ülkeleri bir araya getirecek 5+1 formattaki gayriresmi toplantının yerini ve tarihini açıklamasının ardından, gözler düzenlenecek toplantıya çevrildi.

Cenevre‘de düzenlenmesi planlanan konferansta, Kıbrıs meselesine yakın gelecekte kalıcı bir çözüm bulabilmek için taraflar arasında müzakere zemininin olup olmadığı masaya yatırılacak.

Eşit haklara sahip, yan yana yaşayan egemen iki devletin iş birliğine dayalı çözüm modelini savunan Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı, Kıbrıs konusunda yıllardır gündemde olan BM parametrelerinin bugüne kadar sonuç vermediği ve bu parametrelerle bir anlaşmaya ulaşılamayacağı görüşünü paylaşıyor.

Rum-Yunan ikilisinin Kıbrıs’ta 52 yıldır denenen ancak somut bir sonuç alınamayan federasyon ısrarına karşın, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Ada’nın gerçeklerine uygun olan “iki devletli çözümün” masaya gelmesini destekliyor.

Kıbrıs Türk tarafı, Türkiye’nin garantörlüğü, Türk askerinin Kıbrıs’taki varlığı ile egemen ve siyasi eşitliğin kırmızı çizgileri olduğunu ve bunlardan asla vazgeçilmeyeceğini uluslararası her platformda dile getiriyor.

Buna karşılık, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Kıbrıs’ta konuşulacak tek çözüm modelinin, “federasyon” modeli olduğunu savunuyor.

Rum tarafı, bugüne kadar meselenin çözümüne fayda sağlamayan BM parametrelerinin değişmemesi gerektiğini ileri sürerken, Türk tarafının kapalı Maraş’ın tamamen açılmasına yönelik planlamalarını sona erdirmesi ve Doğu Akdeniz’deki Türk faaliyetlerini sonlandırması şeklindeki dayatmalarını da sürdürüyor.

Tarafların toplantıya dair beklentileri

Hem Kıbrıs Türk hem de Rum tarafı, BM’nin Kıbrıs meselesiyle ilgili gayriresmi toplantının yerini ve tarihini açıklamasını memnuniyetle karşıladı.

Toplantıda yer alacak garantör ülkelerden Türkiye, görüşmelerde, egemen eşitliğe dayalı, Kıbrıs’taki iki devletin yan yana iş birliğini savunan bir pozisyonda yer alacak.

“Gerçekçi bir zeminde uzlaşının mümkün olduğu” görüşünü savunan Kıbrıs Türk tarafı ise toplantıda, Türkiye’nin destek verdiği “iki devletin egemen eşitliği ve iş birliğine dayalı yeni vizyonu” muhataplarıyla paylaşacak.

GKRY’den yapılan açıklamalarda ise Rum tarafının Kıbrıs meselesine her iki toplumun da faydasına olacak şekilde kalıcı ve işlevsel bir çözüm bulunabilmesi amacıyla müzakerelerin yeniden başlamasına yönelik koşulların oluşturulabilmesi adına tam siyasi irade ve güçlü kararlılıkla katılacağı kaydedildi.

Konferansa ilişkin açıklama yapan Yunan tarafı ise toplantının amacının Kıbrıs meselesinin çözümü için özlü temaslara yol açması görüşünü paylaştı.

Açıklamada, “Çözümün, BM kararları ve Avrupa hukuku temelinde işler, kalıcı, iki toplumlu, iki bölgeli bir federasyon olması gerektiği” savunuldu ve Atina’nın, garantör güç sıfatıyla toplantıya yapıcı bir şekilde katılacağı belirtildi.

BM ise tarafların yanı sıra garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin katılacağı gayriresmi toplantıdan olumlu bir sonuç görmeyi temenni ediyor.

Bakan Çavuşoğlu:”Rum tarafı hiçbir şeyi Türk tarafıyla paylaşmak istemiyor”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da dün yaptığı açıklamada, 5+1 formattaki gayriresmi toplantının düzenlenmesinin Türkiye’nin önerisi olduğuna işaret ederek, 50 yıldan fazla bir süredir federasyon için müzakere edildiğini, değişik planların ortaya çıktığını, Türkiye ve Kıbrıs tarafının desteklediğini ancak Rum tarafı istemediği için bu planlar ve girişimlerin başarısız olduğunu anlattı.

Bunun nedenin, Rum tarafının hiçbir şeyi Türk tarafıyla paylaşmak istememesi olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, Türkiye’nin enerji konusu dahil Doğu Akdeniz’de daima hakça paylaşımdan yana olduğunu ifade etti.

Çavuşoğlu, Rumlar ile Türkler arasında da hakça paylaşımdan yana olduklarını, bunu prensipte herkesin kabul ettiğini fakat uygulamada göremediklerini kaydetti.

Rum tarafının hükümeti ya da gücü de paylaşmak istemediğini dile getiren Çavuşoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“O zaman federasyon için müzakereler başarısız olduysa, neyi müzakere edeceğimizi önce kendi aramızda görüşmemiz lazım. Bu konuda karar vermemiz lazım. Ondan sonra müzakerelere başlayalım ki sonuç alıcı olsun, ucu açık olmasın. Bir müzakere başlasın ve kalıcı bir çözüm olsun istiyoruz. Bizim tek arzumuz bu. Bunu Türkiye olarak biz önermiştik ve herkes kabul etti. 27-29 Nisan tarihlerinde düzenlenecek toplantıya hem Türkiye hem de KKTC olarak katılacağız ve bu konulardaki görüşlerimizi açık ve samimi şekilde gündeme getireceğiz.”

You may also like...

Bir cevap yazın