Bize ile Bağlan

CHP

CHP Grup Başkanvekili Özel “Biz çok keyif alacağız” “Zevkli seyirler diliyoruz”

Yayınlanan

aktif

CHP Grup Başkanvekili Özel, “Türkiye için altın fırsat CHP’nin, Millet İttifakı’nın iktidarıdır. Türkiye için altın fırsatı hayata geçirecek olan kadroların ortaya çıkacağı CHP Kurultayında sayın Bahçeli’ye zevkli seyirler diliyoruz.” dedi.

TBMM (AA) – CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Sakarya’nın Hendek ilçesinde havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamanın “iş cinayeti” olduğunu savundu.

Politikacıdan ziyade Savcı edasıyla konuşan Özel “iş yerinin sahibi bir numaralı şüphelidir”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fabrika sahibiyle görüştüğünü açıkladığını aktaran Özel, taziye telefonunun Sakarya Valisi, Hendek Kaymakamı, vefat edenlerin aileleri ile varsa sendikaya açılması gerektiğini söyledi. Özel, “Bu iş cinayetiyle ilgili, iş yerinin sahibi bir numaralı şüphelidir. Durum neyse bunu savcılar değerlendirecektir. Daha cenazeler yerdeyken ve savcılık harekete geçmeden, devletin en tepesinden iş yeri sahibine açılan ve daha sonra da basınla paylaşılan telefon, daha başlamadan soruşturmaya istikamet verme yönündedir. Biz bunları Soma’da çok gördük.” sözlerini sarf etti.

Cenazeler toprağa verilmeden MÜSİAD tarafından iş yeri sahibine “moral yemeği” verildiğini dile getiren Özel, “Bu fevkalade yanlış, ayıplı bir iştir. MÜSİAD gibi bir örgütlenmenin Genel Başkanı’nın da gidip orada bulunmasının gayesi görünmektedir.” diye konuştu.

Biz orayı 3 ay önce denetlemiştik

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu‘nun söz konusu iş yerinin denetlendiğine yönelik açıklamasını anımsatan Özel, “Süleyman Soylu’nun açıklamasında da suçun örtülmesi ve suçluların telaşının izleri vardır. ‘Biz orayı 3 ay önce denetlemiştik’. Bırak da buna müfettişler karar versin. Hem idari hem de yargı alanında vesayet oluşturacak ve üzerlerinde istikamet verecek birtakım davranışlardan kaçınılması gerekir.” dedi.

Bu konuyu takip edeceklerini belirten Özel, 2018 yılında Meclis Başkanlığına sunduğu havai fişek üretimini kısıtlayan ve kullanımını yasaklayan kanun teklifinin arkasında olduklarını söyledi.”Avcıların başkanını içeri al, meslektaşlarına bu zulmü yap”

Özgür Özel, barolara ilişkin kanun teklifinin komisyon görüşmelerinin bugün de devam ettiğini belirterek partisinin İçtüzük’ten kaynaklanan bütün haklarını kullandığını anlattı.

Yedi baro başkanının komisyon görüşmelerine katılarak görüş bildirme talebinin reddedildiğini dile getiren Özel, baro başkanlarının TBMM Çankaya Kapısı’nın önünde direndiklerini ancak Meclis kampüsüne alınmadığını söyledi.

Özel, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un baro başkanlarına yönelik açıklamasını eleştirerek şöyle devam etti:

Kanun teklifi yasalaşmadan siyasileşti

“Yeniden Meclis Başkanlığına aday olan Mustafa Şentop korkunç, utanç verici ifadeler kullanıyor. ‘Baro başkanları için de bir istisna söz konusu değil’. Meclis Başkanı ironi yapıyor. Kendi meslektaşlarına, belki öğrencilerine, belki sıra arkadaşlarına alay eden bu ifadeleri kullanıyor. Sayın Şentop, baro başkanlarının alınmadığı günden bir gün önce Meclis Tarım Komisyonuna, Avcılar Konfederasyonu Başkanı Ersin Düzyol çağrıldı mı, çağrılmadı mı? Geldi, tutanaklarda var. Saatlerce toplantıya katıldı, avcıların haklarını savundu. Sen avcıların başkanını içeri al, meslektaşlarına bu zulmü yap. Ayıptır.””Kanun teklifi yasalaşmadan siyasileşti”

İktidardan yapılan “baroların üye sayısının büyümesiyle seçimlere katılım oranının düştüğü” yönündeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığını savunan Özgür Özel, “Ankara Baro Başkanı tüm üyelerin yüzde 47’sinin oyunu almış. Bunu az mı buluyorsunuz? Recep Tayyip Erdoğan tüm seçmenin yüzde 44’ü ile görev yapıyor şu anda. Katılım oranı yüzde 85, yüzde 51,5 oyla seçilmiş, seçmenin yüzde 44’ü ile görev yapıyor. Baro başkanlarının meşruiyeti Recep Tayyip Erdoğan’ınkinden fazla.” diye konuştu.

Komisyonda siyasileşmedi mi yeni kurulacak baro ?

Baroların, bu kanun teklifi yasalaşmadan siyasileştiğini de ileri süren Özel, AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın “İstanbul’da ilk kurulacak baroya üye olmayı ben başlatmak istiyorum.’ sözlerini anımsatarak, “Komisyonda siyasileşmedi mi yeni kurulacak baro? İstikameti gösteriyor, ‘Biz AK Parti’liler bu baroda olacağız.’ diyor. ‘Bülent Turan, bir cümle kur, beni haklı çıkar.’ deseydim, bu cümle kurulurdu.” ifadesini kullandı.”Sarayın dehlizlerinde demlenmiş ifadeler”

Özgür Özel, bir gazetecinin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik sözlerini anımsatarak değerlendirmesini sorması üzerine, “Bütün ifadeler, iftiralar, hakaretler, yıllardır sarayın dehlizlerinde demlenmiş ifadelerdir. Ben de kendisinden 15 dakika sonra haberdar oldum bu ifadelerden.” sözlerini sarf etti.

MHP lideri Bahçeli’nin “Davul-tokmak metaforundan hareketle sayın Cumhurbaşkanımızla aramızdaki hasbi, harbi ve haysiyetli diyalog üzerinde kuşku uyandırmayı hedefleyen bu gafilin önce boynuna geçirilmiş zillet ve esaret zincirinden kurtulmayı denemesi acil bir ihtiyaçtır.” dediğini aktaran Özel, Erdoğan ile Bahçeli arasında geçmişte “ağza alınmayacak” laflar edildiğini söyledi. Özel, “Dünkü diyaloğa bakınca bugün vardığınız yere insan bir şey söyleyemiyor zaten. Yarın ne yapacağınız belli değil ki.” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Özel, 15 Temmuz darbe girişiminden 4 ay önce düzenlediği bir basın toplantısında, “Devlet Bahçeli iktidara selektör yapıyor.” dediğinde kendisine sert tepkiler verildiğini dile getirerek, “MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin iktidara yakınlığı 15 Temmuz’da başlamadı. Bu tamamen yaşadığı savrulmaya bahane uydurmaktır.” diye konuştu.

CHP’li Özel, Bahçeli’nin barolara yönelik eleştirilerini de anımsatarak, “Seçmene baro ziyaretinin izahı var ama baron ziyaretinin yok.” dedi.”Bunları ilk seçimde alaşağı ediyoruz”

CHP’li Özel, başka bir gazetecinin, Devlet Bahçeli’nin, CHP’nin 37. Olağan Büyük Kurultayını işaret ederek, “CHP’nin kaynağına ve tarihsel hüviyetine dönerek bugünkü teslimiyetçi yönetiminden kurtulması, Atatürk’ün partisinde süregelen işgalin sonlandırılması maksadıyla altın bir fırsat önümüzdedir.” sözlerini anımsatması üzerine şunları söyledi:

-Sayın Bahçeli’ye iyi seyirler. Biz çok keyif alacağız,

“Sayın Bahçeli’ye iyi seyirler. Pandemi koşullarından dolayı davet edemiyoruz. Ama sıkı bir takipçimiz olduğu belli. Türkiye için altın fırsat CHP’nin, Millet İttifakı’nın iktidarıdır. Türkiye için altın fırsatı hayata geçirecek olan kadroların ortaya çıkacağı CHP Kurultayında sayın Bahçeli’ye zevkli seyirler diliyoruz. Biz çok keyif alacağız, kendisinin de keyif alacağını açıklamasından öğrendik.”

Bahçeli’nin “Hiç kimse Fransa’yı kasıp kavurmuş sarı yeleklilerin eylemlerine özenmeyi, Gezi benzeri bir kalkışmanın fitilini tutuşturmayı aklından ve hayalinden geçirmemelidir.” sözlerinin anımsatılması üzerine Özel, “Bizim ne sarı yeleklilerden ne de başkasından beklentimiz yok. CHP olarak biz bunları ilk seçimde alaşağı ediyoruz zaten. ‘Sarı yelekliler’, ‘Denerlerse pişman olurlar’. Bu, Anayasada yazan bir hakkın kullanılmasına karşı bir başka şiddet tehdididir.” diye konuştu.

CHP

AA Yönetim Kurulu CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etti

Yayınlanan

aktif

Yazar

AA Yönetim Kurulu CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etti

Anadolu Ajansı (AA) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Şenol Kazancı başkanlığındaki heyet, AA’nın 100. kuruluş yılı dolayısıyla CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nu makamında ziyaret etti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu (sağda) 100. kuruluş yılı dolayısıyla Anadolu Ajansı (AA) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Şenol Kazancı (solda) başkanlığındaki heyeti kabul etti. ( Erçin Top – Anadolu Ajansı )

CHP Genel Merkezi’ndeki görüşmede AA’nın 100. yılını kutlayan Kılıçdaroğlu, başarı dileğinde bulundu.

AA Genel Müdürü Kazancı da AA’nın Türkiye ve dünya yapılanması hakkında Kılıçdaroğlu’na bilgi verdi.

Kazancı’ya ziyarette, AA Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muhammet Salih Demirkan, Yönetim Kurulu üyeleri Ali Türker Pirtini, Bahadır Saraçgil, Şaban Kızıldağ, Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Yayın Yönetmeni Metin Mutanoğlu ile Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Özkaya da eşlik etti.

Ziyarette, Kılıçdaroğlu’nun İletişim Koordinatörü Ömer Topsakal da hazır bulundu. 

Kazancı, ziyaretin anısına Kılıçdaroğlu’na, eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile çekilmiş fotoğrafını hediye etti.

Devamını görüntüle

CHP

Oruç Reis’in oraya gitmesi doğrudur

Yayınlanan

aktif

Yazar

CHP Sözcüsü Öztrak: Oruç Reis'in oraya gitmesi doğrudur

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, “Türkiye’nin kendi kıta sahanlığında her türlü tasarruf yetkisi vardır, uluslararası hukuktan kaynaklanan ve bundan hiçbir şekilde geri adım atamaz. Atmamalıdır zaten, dolayısıyla Oruç Reis’in oraya gitmesi doğrudur.” dedi.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında yapıldı.

Toplantı sürerken açıklamada bulunan Öztrak, 3 yıl önce Trabzon Maçka’da güvenlik güçlerine teröristlerin yerini gösterirken çıkan çatışmada şehit olan Eren Bülbül’ü ve onu korumak için kendini siper eden şehit Astsubay Ferhat Gedik’i rahmetle andı.

Kurultay sürecini tamamladıklarını hatırlatan Öztrak, bugün yeni MYK ile ilk toplantının yapıldığını söyledi.

Kadın Kollarının 14. Olağan Kurultayının da gerçekleştirildiğini aktaran Öztrak, yeni seçilen CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka’ya başarılar diledi.

Son yerel seçimlerde, CHP’nin Millet İttifakı ile kazandığı büyükşehirlerde, milletin yarısının yaşadığını, dolayısıyla CHP’li büyükşehir belediye başkanlarının milletin yarısına hizmet verdiğini ifade eden Öztrak, “Milletimizin derdine derman olmak için tek adam vesayet rejimine sandıkta son verip, cumhuriyetimizi güçlü bir parlamenter demokrasiyle taçlandırmak için iktidar yürüyüşümüzü kararlılıkla sürdüreceğiz.” ifadesini kullandı.

Sevr Antlaşmasının, dün Osmanlı hükümeti tarafından imzalanmasının 100. yıl dönümü olduğunu anımsatan Öztrak, söz konusu antlaşmanın varlığa, istiklale ve milli gurura vurulmak istenen hançer olduğunu dile getirdi.

Bu suikasta girişenlerin emellerinin Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları tarafından boşa çıkarıldığını, milletin kanla, gözyaşıyla ve büyük fedakarlıklarla Sevr’i tarihin çöp sepetine attığını belirten Öztrak, “Ama bugün bazı kendini bilmezler, Sevr’i yırtıp atan kahramanlara lanet okuyacak kadar cibilliyetsizleşmektedirler. Bürokraside çöreklenen bu kadrolar hakkında, saray tarafından herhangi bir işlem yapılmadığını, aksine bu bürokratların sözlerinin saray şürekasınca teviline gidildiğini görmek, bizi ve milletimizi derinden yaralamaktadır.” diye konuştu.

Faik Öztrak, şöyle devam etti:

“Meşhur hikayedir… Kanuni Sultan Süleyman’ın, ‘Fransızlar bizden borç istiyor, ne yapalım?’ diyen vezirine ‘Ver paşa, ver. bugün borç alan yarın emir alır’ dediği anlatılır. Ama dün akşam öğrendik ki, bu sözün sahibi Kanuni Sultan Süleyman değil, Recep Tayyip Erdoğan’mış. Anlattığına göre IMF, kendilerine gelip 5 milyar dolar borç istemiş, o da o zamanki bakanına ‘Verin, borç alan emir alır’ demiş. Öncelikle, IMF’nin Türkiye’den istediği borç değil, bir ihtiyat fonuna taahhütte bulunmasıydı. O taahhüt de zaten gerçekleşmedi. Kibrin bu kadarına da pes doğrusu.”

2008 küresel krizinden sonra tedbir almak ve yapısal sorunları çözmek yerine ekonomideki hataların üstünü sıcak parayla örtenlerin, ekonomiyi dövize müptela ettiğini, kırılganlaştırdığını savunan Öztrak, şirketlerin hızla artan döviz borçları ve yetersiz döviz rezervleri nedeniyle Türkiye’nin, kendine benzeyen ekonomilerden hızla ayrıştığını, dünyada en kırılgan ekonomiler arasında ilk beşe oturduğunu öne sürdü.

“Türk lirası değer kaybederken, enflasyon ve işsizlik hızla arttı”

Hükümetin parlamentoyu, yargıyı, medyayı hızla vesayet altına aldığını, devlette liyakati bitirdiğini, istişareyi kaldırdığını ileri süren Öztrak, “Tek adam vesayet rejimi altında, 2018 yılının yazında ilk krizi yaşadık. Türk lirası değer kaybederken, enflasyon ve işsizlik hızla arttı, konkordatolar, iflaslar ardı ardına geldi.” ifadesini kullandı.

Çok daha derin bir kriz ve buhran yaşandığına işaret eden Öztrak, Hazinede ve Merkez Bankası kasasında para kalmadığını, serbestçe kullanabilecek döviz rezervi bulunmadığını söyledi.

Dolarda da avroda da tarihi rekorlar kırıldığını, temmuz ayına ait Hazine nakit dengesinin açıklandığını aktaran Öztrak, temmuz ayındaki nakit açığının Cumhuriyet tarihinin rekoru olduğunu iddia etti.

Sene başından bu yana faizin, talimatla yüzde 12’den yüzde 8,25’e indirildiğini, enflasyonun düşmediğini ve döviz rezervlerinin eridiğini bildiren Öztrak, şunları kaydetti:

“Ekonomiyi, kendi ideolojik takıntıları nedeniyle yazboz tahtasına çeviren, milletin 58 milyar dolarını, bir avuç tefeciye ve havuz müteahhidine peşkeş çeken bir siyasetçinin, aslında o koltuklarda oturmaması lazım. Genel Başkanımız, ‘damadını görevden al’ dedi. Ama öyle görünüyor ki onun bu işlerde pek gönlü yok. İsterse, bu işi ‘kayınpeder’ olarak yapmamanın, damadını görevden almamanın bir yolu var. O da kerameti kendinden menkul teorileri nedeniyle, yabancılara satılan dövizlerin sorumluluğunu, bu maliyetin sorumluluğunu alıp, önce koltuktan kendisinin kalkmasıdır.”

TÜİK’in mayıs dönemine ait rakamlarının açıklandığını, mayıs ayında işsizlik oranının önceki yılın aynı dönemine göre arttığını vurgulayan Faik Öztrak, işsiz sayısının 311 bin kişi azaldığına değindi.

Öztrak, TÜİK’in rakamlarının ülkede yaşanan “işsizlik faciasını” göstermediğini, Türkiye’deki işsiz sayısının 109 ülkenin nüfusundan fazla olduğunu savunan Öztrak, gençlerin işsizliğinin, bu ülkenin en önemli beka meselesi olduğuna dikkati çekti.

“Okul sezonu yaklaşıyor, aileler çok tedirgin”

Türkiye’de yeni vaka sayısının üç hafta sonra yeniden 1000’in üzerine çıktığını, bayram tatilinin etkilerinin henüz tam olarak görülmediğini vurgulayan Öztrak, “Okul sezonu yaklaşıyor, aileler çok tedirgin. Peki, sarayın ikinci dalgayla başa çıkmak için planı nedir? Bilen yok.” dedi.

Ekonominin zorlanmaya başladığı 2018’den beri çözüm önerileri sıraladıklarını ancak dinlenilmediklerinin altını çizen Öztrak, şöyle devam etti:

“Güvenin olmadığı yerde de ne yapsanız ekonomi düzelmez. Saray güveni yeniden tesis etmek istiyorsa atacağı ilk adım, başta sosyete damat olmak üzere artık güven vermeyen ekonomi yöneticilerini görevden almaktır. Ekonomiden anlayan liyakatli kadroların işbaşına gelmesinin önünü açmaktır. Bu da yetmez. Derhal istişarenin önünü açan, hukuk devletine ve parlamenter rejime geçişi düzenleyen, takvime bağlanmış güçlü bir anayasal reform programını açıklamalıdır.

Bununla birlikte yeni bir program ve bütçeyi Meclis’e getirmeli ve en geniş uzlaşmayla geçirmelidir. Bu program, daha önce sıraladığımız ve oyunun gerçekten değiştiğini gösteren güven artırıcı önlemleri mutlaka içermelidir. Bunları yapabilirler mi? Sanmıyoruz. Bu yönetim iş başında kaldıkça salgın sonrasında oluşacak yeni dünya düzeninde de Türkiye, coğrafi konum, üretim kapasitesi, insan kaynakları avantajlarını kullanamayacaktır.”

“Suriye’nin bütünlüğünü ve egemenliğini savunuyoruz”

CHP Sözcüsü Öztrak, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

CHP’de bazı genel başkan yardımcılıklarının kaldırılmasına ilişkin bir soruya Öztrak, bunun daha etkili çalışabilmek için ortaya çıkan bir yapı olduğu cevabını verdi.

“Sayın Genel Başkanın Muharrem İnce ile bir teması söz konusu olabilir mi? Geçtiğimiz gün eski genel başkan Deniz Baykal, İnce konusunu görüşmek üzere Sayın Kılıçdaroğlu ile görüşeceğini ifade etti. Bu yönde bir randevu alındı mı?” soruya Öztrak, “Bizim gerek mevcut Genel Başkanımız gerekse önceki dönem genel başkanlarımız öyle çok fazla protokol görüşmeleriyle bir araya gelmiyorlar. İhtiyaç duydukları anda bir araya gelirler.” diye konuştu.

“Amerika Birleşik Devletleri Suriye topraklarında terör örgütü PKK’nın kolu SDG ile petrol anlaşması yaptı, Türkiye’den de tepkiler geldi. Bu konudaki görüşünüz nedir? sorusu üzerine Öztrak, şu değerlendirmede bulundu:

“Biz baştan beri Suriye’nin bütünlüğünü ve egemenliğini savunuyoruz. Yapılan bu anlaşma açıkçası Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine bir saldırıdır. Ancak burada merak ettiğimiz, bu soruya cevap vermesi gereken saray iktidarının başındaki kişidir. Ama o sessiz kalmıştır. Dışişleri de son derece mahçup bir edayla bu konuda 4 gün bekledikten sonra açıklama yapmıştır. Daha önce Barış Pınarı Harekatı’nı başlatıp, Amerikan senatosu ‘senin mal varlığını sorgularız’ dediğinde bir hafta içinde harekatı durduranların, bu konu ile ilgili görüşlerini kamuoyuna açıklama mükellefiyeti vardır.”

“Mısır’la süratle aramızı düzeltmemiz lazımdır”

Erken seçim takviminde birçok kamuoyu araştırması 2021 yılı bahar aylarını işaret ediyor. CHP’nin erken seçim ile ilgili bir öngörüsü ya da beklentisi var mıdır?” sorusuna Öztrak, “Mahalli idare seçimleri bittikten sonra açıkça ifade ettik, biz her an erken seçim olacakmış gibi hazırız. Bununla ilgili gündemimizi de zamanlamamıza uygun olarak yürütüyoruz. Ama erken seçime karar verecek olan Tayyip Erdoğan veya koalisyon ortağı Devlet Bahçeli’dir. Çünkü çoğunluk onlardadır. Bir başka belirleyici faktör de ülkenin gündemini çözemez hale gelirlerse ister istemez seçime gideceklerdir.” yanıtını verdi.

“Türkiye Yunanistan arasında Doğu Akdeniz gerilimi yaşanıyor, karşılıklı atılan adımlar var. Süreci nasıl değerlendiriyorsunuz? Oruç Reis’in yapacağı sismik araştırma faaliyetleri için Akdeniz’de yeni bir Navtex ilanında bulunuldu. Bunun üzerine Yunanistan’ın Meis Adası kıyılarına bir fırkateyn yanaştırdığı da öğrenildi. Sizin bu gelişmelerle ilgili değerlendirmeniz nedir?” sorusu üzerine Öztrak, “Türkiye’nin kendi kıta sahanlığında her türlü tasarruf yetkisi vardır, uluslararası hukuktan kaynaklanan ve bundan hiçbir şekilde geri adım atamaz. Atmamalıdır zaten. Dolayısıyla Oruç Reis’in oraya gitmesi doğrudur. Ama bu meselelerin daha hızlı çözebilmesi isteniyorsa Mısır’la süratle aramızı düzeltmemiz lazımdır.” görüşünü paylaştı.

Devamını görüntüle

CHP

CHP Kadın Kolları 14. Olağan Kurultayı başladı

Yayınlanan

aktif

Yazar

CHP Kadın Kolları 14. Olağan Kurultayı başladı

CHP Kadın Kolları Genel Başkanlığının “Eşitlik Gelecek” temalı 14. Olağan Kurultayı başladı.

CHP 14. Kadın Kolları Olağan Kurultayı Bilkent Odeon’da başladı. Kurultaya, CHP Parti Meclisi Üyesi ve CHP Kadın Kolları Genel Başkanı adayı Aylin Nazlıaka (sol 2) ve CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Fatma Köse (sağ 2) de katıldı. ( Doğukan Keskinkılıç – Anadolu Ajansı )

Bilkent Odeon’da saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan kurultayda, açılış konuşmasını CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Fatma Köse yaptı.

Köse, kadının özgürleşmesinin, tali bir mesele değil çağdaş, adil ve özgür bir toplum olmanın birinci koşulu olduğunu belirtti.

Her gün an az bir canın eril teröre kurban verildiğini, eşit işe eşit ücret bile almadan, emek sömürüsünün elli türlüsüyle boğuşulduğunu ifade eden Köse, şöyle devam etti:

“Onlarca kadın sistematik şekilde tacize, tecavüze uğruyor. Yüzlercesi fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik ve sosyal şiddet görüyor. Hem de hukukun gerekeni yapmayacağından emin failler tarafından. Toplumsal düzeni sağlamakla görevli olanlar, gerekli adımları atmayarak cinayetlerin yanında saf tutuyorlar. Atmadıkları her adımın yüzlerce yeni vakaya cesaret verdiğini bile bile bu tarihsel suçu işliyorlar. Yitirdiğimiz canlara karşı sessiz kalarak, dilsiz şeytanı oynamaya, faillerle sessiz dayanışma içine girmeye devam ediyorlar.”

“İstanbul Sözleşmesiyle bütün kadın ve çocukların yaşam hakkını savunacağız”

Fatma Köse, medyanın da yitirilen canları birer istatistiğe, rakama indirgeyip yaşanan bu cinayetleri normalleştirdiğini öne sürdü.

İstanbul Sözleşmesi’ne değinen Köse, “Bugün 6284 sayılı kanunu hedef alan, İstanbul Sözleşmesi’ni tartışmaya açanlar, açık açık katiller için kurtuluş yolu arayanlardır.” dedi.

Köse, hiçbir kadının öldürülmediği bir yarın için toplumun tüm aydınlık insanlarını mücadeleye çağırdı.

Eşitsizlikle mücadele etmek için belirledikleri yol haritasına ilişkin Köse, şunları kaydetti:

“Her ne pahasına olursa olsun tavrımız açık, İstanbul Sözleşmesi’nin harfiyen uygulanmasını istiyoruz, eşitlik istiyoruz, uzlaşmacılık ve ara buluculuk gibi yöntemlerle mağdurun sindirilip suçlunun kurtarılmasına müsaade etmeyeceğiz. Mağdurun şikayetini beklemeden soruşturma açıp, şikayet geri çekilse dahi soruşturmayı sonuna kadar sürdüreceğiz. Hukuki statüsü ne olursa olsun ister göçmen, ister mülteci, ister vatandaş İstanbul Sözleşmesi’yle bütün kadın ve çocukların yaşam hakkını savunacağız.”

“Kanunun eksiksiz uygulanması için mücadelemizi sürdüreceğiz”

Kadına şiddetin, insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu her kesime anlatacaklarını vurgulayan Köse, suçluların “ahlak”, “namus” gibi kavramların arkasına sığınmasına izin vermeyeceklerini de söyledi.

“6284 sayılı kanunu tartışmaya açarak, ayan beyan katillerin yanında saf tutanlara inat bu kanunun eksiksiz uygulanması için mücadelemizi sürdüreceğiz.” ifadesini kullanan Köse, iktidarları döneminde mağdur olan her kadına güvenli barınma yerleri temin edileceğini, gerektiğinde mağdura koruma hizmeti sağlanacağını, hayati tehlike altındaki bireyin, gerekirse kimlik bilgilerinin değiştirilerek güvence altına alınacağını anlattı.

Siyasette kadınların eşit temsilinin önündeki bütün engellerle mücadele edeceklerini vurgulayan Köse, diğer siyasi partilere de çağrıda bulunup, “Siyasi Partiler Kanunu”nun değiştirilmesini ve kadınların parti yönetiminde yüzde 50 oranında temsil edilmesini sağlayacaklarını kaydetti.

Köse, iktidara gelir gelmez, ilk hedeflerinin kadınları, içine hapsedildikleri yoksulluk cenderesinden kurtarmak olacağını, bunun için de Aile Destekleri Sigortası’nın uygulanmasını sağlayacaklarını dile getirdi.

Bu mücadeleye ömrünü adamış tüm kahramanlara borçları olduğunu vurgulayan Köse, “Biz kadınız, hiç kimseden emir almayız, kendi kararımızı kendimiz veririz. Hiç kimsenin yolumuzu kesmeye, yolumuza taş koymaya hakkı yok. Hiç kimsenin bize emir vermeye ya da kendi bildiğini dikte etmeye hakkı da yok, hakkı da değil.” dedi.

Kurultayda, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da bir konuşma yaptı.

650 kayıtlı üye bulunuyor

CHP’de kadın kollarının 650 kayıtlı delegesi bulunuyor.

Kadın Kolları Genel Başkanlığı için Parti Meclisi Üyesi Aylin Nazlıaka resmi olarak aday adaylığını açıklamıştı. Mevcut başkan Fatma Köse’nin de aday adayı olacağı öğrenildi.

Öte yandan, koronavirüs önlemleri sebebiyle iki kez ertelenen CHP Kadın Kolları Kurultayı, bir kez de CHP Parti Meclisi toplantısının dün yapılması nedeniyle bugüne ertelenmişti.

Devamını görüntüle

Trend Haberler