SON DAKİKA TÜRKİYE

Güven ve kredibilite kazanımına daha fazla odaklanacak, ülke risk primini düşüreceğiz

Haber Özeti

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’ın, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda konuşuyor. <br class=”k-br” /> Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan ve Ermenistan arasında imzalanan anlaşmaya ilişkin, “İşgal altındaki topraklarının ve Karabağ’ın tamamının kurtuluşu vesilesiyle dostum İlham Aliyev başta olmak üzere tüm […]

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Güven ve kredibilite kazanımına daha fazla odaklanacak, ülke risk primini düşüreceğiz

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’ın, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda konuşuyor.

<br class=”k-br” />

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan ve Ermenistan arasında imzalanan anlaşmaya ilişkin, “İşgal altındaki topraklarının ve Karabağ’ın tamamının kurtuluşu vesilesiyle dostum İlham Aliyev başta olmak üzere tüm Azerbaycanlı kardeşlerimi tebrik ediyorum. Türkiye, anlaşmanın uygulanmasını gözetmek ve denetlemek üzere bölgede kurulacak ortak barış gücünde, Rusya ile birlikte yer alacaktır. ” dedi.

“Ortak Türk-Rus Merkezi ile ilgili mutabakat zaptı bu sabah imzalandı”

Ateşkesin kontrolü ve denetimi için oluşturulan Ortak Türk-Rus Merkezi hakkında konuşan Erdoğan, “Ateşkesin kontrolü ve denetimi için oluşturacağımız Ortak Türk-Rus Merkezi ile ilgili mutabakat zaptı bu sabah imzalandı. Bu merkez, Azerbaycan’ın işgalden kurtarılan toprakları üzerinde kurulacaktır. Dağlık Karabağ’daki ateşkesin ihlalini önlemeye yönelik tüm tedbirler bu merkez tarafından alınacaktır. Böylece, Azerbaycan topraklarındaki ve Karabağ’daki 28 yıllık işgal, resmen ve fiilen sona ermektedir. Karabağ bir kez daha eman yurdu haline gelmekte, hilalin gölgesindeki huzurlu yerini almaktadı” ifadesini kullandı.

“Karabağ’da nasıl kısa sürede adil bir barış tesis edildiyse, samimi bir işbirliğiyle, Suriye’de de benzer bir adımın atılabileceğine inanıyoruz” ifadesini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bölgemizde ve dünyada yaşanan değişim sürecinde ülkelerimizi, iki kardeş olarak ele ele vererek birlikte yükseltecek, hedeflerimize birlikte ulaşacağız. Bundan sonra Azerbaycan’la çok daha yakın, çok daha güçlü iş birliği içinde olacak, ortak geleceğimizi birlikte inşa edeceğiz. Son çatışmalar boyunca da sürekli yerleşim yerlerini hedef alarak pek çok masumun hayatını kaybetmesine yol açan Ermenistan’ın cinayetlerinin aksine, artık hiçbir sivilin zarar görmemesi sağlanacaktır”

“Kimseye karşı gizli veya açık önyargımız, husumetimiz, karanlık hesabımız yoktur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimseye karşı gizli veya açık önyargımız, husumetimiz, karanlık hesabımız yoktur. Ülke halkının iradesiyle biçimlenecek yeni bir Suriye’nin inşası için, Rusya başta olmak üzere, bölgede etkin olan güçlerle yakın çalışmaya hazırız” ifadesini kullandı.

“Doğu Akdeniz’de Yunan ve Rum tarafının şımartılmasından vazgeçilmesi halinde kısa sürede hakkaniyete dayalı bir anlaşmanın mümkün olduğunu düşünüyoruz.” Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: 

“Türkiye olarak, bölgemizde barışın, huzurun, güvenin, refahın kök salması için üzerimize düşen her şeyi yapmaya hazırız. Halklarını kardeş, kendilerini dost olarak gördüğümüz tüm bölge devletleriyle, yeni dönemde birlikte hareket etmek istiyoruz”

“Sahadaki varlığımızı etkin şekilde işletmeye devam edeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Amerika’daki seçimlerin ardından bölgemizde ortaya çıkan belirsizliği ortadan kaldırmak için diplomasi ve uzlaşma kanallarının sonuna kadar açılması şarttır. Bu anlayışla, hem sahadaki varlığımızı güçlendirmeye, hem diplomasi kanallarını etkin şekilde işletmeye devam edeceğiz.” dedi.

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin en büyük faydalarını, mart ayından bu yana yaşadığımız salgın sürecinde gördük”

“Her ne kadar eski Türkiye özlemiyle yanıp tutuşanlar kabul etmek istemese de ülkemiz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sayesinde koalisyonlu yılların kaotik ortamına geri dönmekten kurtuldu” ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Aldığımız tedbirler ve geliştirdiğimiz mücadele yöntemleriyle ekonomimizi ayakta tutmayı, hedeflerimizden kopmamayı başardık. Bunda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin getirdiği hızlı karar alma ve etkin uygulama imkanlarının çok büyük katkısı var. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin en büyük faydalarını, mart ayından bu yana yaşadığımız salgın sürecinde gördük. Koronavirüs salgınının tüm dünyayı kasıp kavurduğu bu dönemde hem sağlık başta olmak üzere hizmet alt yapımızın gücü hem de ekonomiyi desteklemek için hayata geçirdiğimiz politikalar sayesinde süreci en az hasarla yönettik. Tüm samimiyetimizle herkesi, huzurlu, güvenli, adil, sevgi, saygı çerçevesinde yeni bir dönemi birlikte inşa etmeye çağırıyoruz”

“Kabine değişikliği yönündeki spekülasyonlar, tamamen masa başında uydurulan haberler”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Berat Albayrak’ın sağlık sorunları sebebiyle vazifesinden affını istediğini belirterek, “Biz de bu talebi kabul ederek, Hazine ve Maliye Bakanı olarak yerine Lütfi Elvan arkadaşımızı atamış olduk. Yeni Hazine ve Maliye Bakanımıza görevinde başarılar diliyorum. Rabbim mahcup etmesin.” diye konuştu.

Kabine değişikliği veya bakanlıkların yapısının tadil edileceği yönündeki spekülasyonlar, içi boş, tamamen masa başında uydurulan haberler olduğunu söyleyen Erdoğan,şunları söyledi:

“Biz harekete geçmek için şuraya veya buraya, şuna veya buna değil, sadece millete bakarız. Milletimizden işareti aldığımızda da hiç tereddüt etmeden gereğini yerine getiririz. Bunun dışındaki her türlü haber, dedikodu, söylenti, lafügüzaftan ibarettir ve bu millete de ihanettir.”

Erdoğan, şöyle devam etti:

“Dünyanın en güçlü ve zengin ülkelerinin dahi bir sonbahar yaprağı gibi savrulduğu böyle bir dönemde, Türkiye’nin maslahata uygun tedbirlerle yoluna devam etmesi gayet tabiidir. Bunun için yaşadığımız kritik dönemin ruhuna uygun şekilde, gerekiyorsa devlet ve millet olarak fedakarlık yapmaktan, acı da olsa doğru reçeteleri uygulamaktan kaçınmayacağız.” 

“Ekonomimizi politikalarını fiyat istikrarı, finansal istikrar ve makroekonomik istikrar olmak üzere üç sacayağı üzerinde inşa ederek hedeflere ulaştıracağız” diyen Erdoğan, “Bunun için uzun vadeli tasarruflar ve yatırımlar açısından elverişli bir ortam hazırlıyoruz. Ekonomide, nitelikli istihdam oluşturan, enflasyona ve cari açığa yol açmayan, ağırlıklı olarak yurt içi tasarruflar ve doğrudan uluslararası yatırımlarla finanse edilen bir büyüme yapısı oluşturuyoruz.Etkin karar alma mekanizmaları sayesinde para ve maliye politikaları ile finansal politikalar arasındaki uyumu artırarak, makroekonomik istikrarı tahkim edeceğiz. Önümüzdeki dönemde ekonomi politikalarında güven ve kredibilite kazanımına daha fazla odaklanacak, ülke risk primini düşüreceğiz.Türk ekonomisine ve Türk Lirası’na güvenen yerli ve uluslararası yatırımcıların kazancını kendi kazancımız olarak görerek, yatırımcılara her türlü kolaylığı gösterecek, desteği vereceğiz.”

Erdoğan, yaşanan gelişmeler ışığında küresel ve milli ekonomideki tüm senaryoları çalıştıklarını, ülke için en doğru olanı yapmaya gayret gösterdiklerinin altını çizerek, “Yatırım yapıldığında en yüksek ve güvenli kazancın sağlanacağı ülkelerin başında Türkiye’nin geldiğini tüm dünyaya göstereceğiz.Ekonominin tüm taraflarıyla, tüm sivil toplum kuruluşlarıyla yakın iş birliği halinde hareket ediyoruz. Biz de uluslararası yatırımcılarla bir dizi toplantı yaparak, onlara ülkemizdeki imkanları, fırsatları, potansiyeli ve sağlayacağımız destekleri bizzat anlatacağız.” dedi.

“İstikrar, büyüme ve istihdam odaklı yeni bir seferberlik başlatıyoruz”

İstikrar, büyüme ve istihdam odaklı yeni bir seferberlik başlattıklarını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Finans tarafında Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile Merkez Bankamız, reel sektör tarafında Ticaret Bakanlığımız, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız, diğer bakanlıklarımız, iş insanlarımız, hep birlikte Türkiye’ye yeni bir ekonomik sıçrama yaptırmak için çalışıyoruz. Hazine ve Maliye Bakanımızın ve Merkez Bankamızın yeni başkanının, enflasyon hedeflemesini ve para politikası araçlarını, temel yaklaşımlarımıza uygun şekilde, şeffaf, öngörülebilir, istikrarlı bir seviyeye en kısa sürede getireceklerine inanıyorum. Atacağımız her yeni adımla bu olumlu tablo daha iyiye gidecektir. Elbette tüm bunları serbest piyasa ekonomisi kurallarından taviz vermeden, şeffaflığı ve öngörülebilirliği artırmak suretiyle yerli ve uluslararası yatırımcıları harekete geçirerek yapacağız.”