Bize ile Bağlan

KÜLTÜR SANAT

Hayatını Türk irfanına adayan münzevi ve mütecessis fikir işçisi: Cemil Meriç

Yayınlanan

aktif

Hayatını Türk irfanına adayan münzevi ve mütecessis fikir işçisi: Cemil Meriç

“Kimim ben?” sorusuna “Hayatını Türk irfanına adayan münzevi ve mütecessis fikir işçisi.” cevabını veren yazar, çevirmen ve mütefekkir Cemil Meriç’in vefatının üzerinden 34 yıl geçti.

Tam adıyla Hüseyin Cemil Meriç, Birinci Balkan Savaşı sürerken 1912’de Meriç nehri yakınlarındaki Dimetoka’dan Antakya’ya göçmüş bir ailenin çocuğu olarak 12 Aralık 1916’da Reyhanlı ilçesinde dünyaya geldi.

Okumayı küçük yaşta söktü

Cemil Meriç’in kişiliğinde ailesindeki göçmenlik psikolojisinin, doğduğu, çocukluğunu ve gençliğini içinde geçirdiği Hatay’ın özel siyasi, kültürel ve sosyal yapısı etkili oldu.

İlahiyatçı ve yazar Prof. Dr. Emin Işık da Cemil Meriç’in fikri yapısının oluşmasında bir ucu Balkanlar’a, diğer ucu Kafkaslara dayanan bir ailede doğmasının ve gençliğini Fransız işgalindeki Hatay’da geçirmesinin etkili olduğunu ifade etmişti.

Okumayı 4 yaşında söken, ilk ve orta öğrenimini Arapça, Fransızca, Kur’an, tecvid, ahlak eğitimi de aldığı Reyhanlı Rüştiyesi’nde tamamlayan Meriç, ardından Fransız idaresindeki Antakya’ya giderek Fransız eğitim sistemi uygulayan Antakya Sultanisi’nde okudu.

Rüştiye yıllarını Meriç, “Sekiz yaşına kadar ki hayatım bulanık, başsız, sonsuz hatıralar yığını. Babam az konuşan çatık kaşlı, hareketlerine akıl erdiremediğim bir memur. Annem hasta, silik mızmız bir kadıncağız. Sonra hayal gibi belirip kaybolan bir amca, iki abla ve kitaplar.” ifadeleriyle anlatmıştı.

Meriç, “Benim üniversitem” dediği lisede, Fransız ve Türk hocalardan özel dersler alırken, Ali İlmi Fani’nin kılavuzluğunda divan edebiyatını keşfetti.

“Geç Kalmış Bir Muhasebe” başlıklı ilk yazısı 1933’te “Yenigün” isimli yerel gazetede yayımlanan Meriç, Nurullah Ataç ve Reşat Ekrem Koçu’nun da öğretmenlik yaptığı İstanbul’daki Pertevniyal Lisesi’ne 1936’da geçti.

Meriç, bir yazısında bazı hocalarını eleştirdiği için 12. sınıfta liseden ayrılmak zorunda kalırken, aynı yıl Nazım Hikmet ve Kerim Sadi ile tanıştı.

Geçim sıkıntısı nedeniyle 1937’de gittiği İskenderun’un Haymaseki köyünde 9 ay öğretmenlik yapan yazar, daha sonra sınavla girdiği İskenderun Tercüme Bürosu’na reis muavini oldu.

İlk çeviri kitabı, Balzac’ın “Altın Gözlü Kız” romanı 1943’te yayımlandı

Cemil Meriç, 1938’de çeşitli geçici işlerde çalıştı, 1939’da ise Hatay hükümetini devirmek iddiasıyla tutuklanıp Antakya’ya götürüldü. İdam talebiyle yargılanan Meriç, yaklaşık 3 ay sonra beraat etti ve Hatay aynı yıl 29 Haziran’da Türkiye’ye katıldı.

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne 1940’ta başlayan yazar, üniversiteden çok kütüphanelere gittiği için bu bölümü bitiremedi.

Meriç’in yazıları 1941’den itibaren “İnsan”, “Yücel”, “Gün”, “Ayın Bibliyografyası” dergilerinde yayımlanırken, 1942’de Fevziye Menteşeoğlu ile evlendi ve çiftin oğulları Mahmut Ali ile kızları Ümit dünyaya geldi.

İlk çeviri kitabı Balzac’ın “Altın Gözlü Kız” romanı 1943’te yayımlanan Cemil Meriç, burslu kabul edildiği İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Fransız Filolojisi Bölümü’nden 1944’te mezun oldu.

Usta edebiyatçı, 1944-1974’te Elazığ Lisesi ve İstanbul Işık Lisesi’nde öğretmenlik, İstanbul Üniversitesi’nde ise Fransızca okutmanlığı yaptı.

Gözleri 1954’te zayıflayan ve başarısız göz ameliyatlarının ardından 1955’te görme yetisini tamamen yitiren Meriç, çevresindekilere okuttuğu Fransızca ve İngilizce metinleri sözlü olarak çevirip yardımcılarına yazdırdı, basılmamış olan Fransızca grameri hazırladı, dikte etmek suretiyle makaleler yazmaya devam etti.

İlk telif kitabı “Hint Edebiyatı” 1964’te yayımlandı

Meriç’in Doğu medeniyetlerine olan önyargıları yıkmayı amaçlayan ve dört yıllık bir çalışmanın sonucu olarak ortaya çıkan ilk telif kitabı “Hint Edebiyatı”, 1964’te yayımlandı ve eser daha sonra “Bir Dünyanın Eşiğinde” başlığıyla iki kez daha basıldı.

Batı düşüncesinin önemli bir yönünü aydınlatmayı amaçlayan Meriç’in “Saint Simon – İlk Sosyolog İlk Sosyalist” eseri 1967’de okurla buluşturulurken, yazı ve çevirileri 1965-1973’te çeşitli dergilerde yayımlandı.

Cemil Meriç, “Hisar” dergisinde “Fildişi Kuleden” başlığıyla denemeler yazdı ve “Bu sayfalarda hayatımın bütünü, yani bütün sevgilerim, bütün kinlerim, bütün tecrübelerim var. Bana öyle geliyor ki, hayat denen mülakata bu kitabı yazmak için geldim; etimin eti, kemiğimin kemiği” dediği “Bu Ülke” kitabını 1974’te yayımladı.

Aynı yıl, medeniyet kavramını tartıştığı “Umrandan Uygarlığa” adlı eseri okurla buluşturan, edebiyat ve düşünce tarihi niteliği taşıyan “Kırk Ambar” eseriyle 1980’de Türkiye Milli Kültür Vakfı Ödülü’ne layık görülen usta kalem, Türkiye Yazarlar Birliği tarafından 1981’de “Yılın Yazarı” seçildi.

Meriç, aynı yıl basılan yarı derleme, yarı telif “Bir Facianın Hikayesi” adlı eserde ise yakın tarihi ele aldı ve İletişim Yayınları’nın iki yıl sonra çıkardığı “Cumhuriyet Dönemi Türkiye Ansiklopedisi”ne makaleler yazdı.

Sağlığında basılan son eserleri “Işık Doğudan Gelir” ile “Kültürden İrfana” oldu

Eşi Fevziye Hanım’ı 1983’te kaybeden, aynı yıl beyin kanaması geçirerek sol tarafına felç inen Meriç’in sağlığında basılan son eserleri “Işık Doğudan Gelir” ile “Kültürden İrfana” oldu.

Cemil Meriç, 13 Haziran 1987’de, 71 yaşında hayata veda ederek, Karacaahmet Mezarlığı’na eşinin yanına defnedildi.

Kendisine has üslubu ve temiz Türkçesiyle dikkati çeken Meriç’in çeviri ve makaleleri başta “İnsan”, “Amaç”, “19. Asır”, “Gün”, “Yeni İnsan”, “Hisar”, “Hareket”, “Yirminci Asır”, “Türk Edebiyatı”, “Kubbealtı Akademi”, “Köprü” ve “Gerçek” olmak üzere 40 kadar derginin yanı sıra “Yeni Devir” ve “Orta Doğu” gazeteleriyle ansiklopedilerde okuyucuyla buluştu.

Cemil Meriç, “Umrandan Uygarlığa” kitabıyla 1974’te, “Kırk Ambar” kitabıyla 1980’de Türkiye Milli Kültür Vakfı Armağanı’nı alırken, Türkiye Yazarlar Birliğinin Üstün Hizmet Ödülü’nü 1981’de Mehmet Kaplan ve Emin Bilgiç ile paylaştı.

Kayseri Sanatçılar Derneğinden 1982’de inceleme dalında, 1986’da ise fikir dalında ödül kazanan ve Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki evi 2014’te müzeye dönüştürülen mütefekkir, 2015’te de Cumhurbaşkanlığı tarafından verilen Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görüldü.

Yazarın kütüphanesindeki her biri eşsiz 300 Osmanlıca eser, başta araştırmacılar olmak üzere insanlığın istifadesine sunulmak üzere, kızı Prof. Dr. Ümit Meriç tarafından Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi’ne bağışlandı.

Tercümeleri dışındaki bütün kitaplarını gözlerini tamamen kaybettikten sonra kaleme aldı

“Jurnal” adlı kitabında kendisini “Hayatını Türk irfanına adayan, münzevi ve mütecessis bir fikir işçisi” olarak ifade eden Cemil Meriç, başta dil, tarih, edebiyat, felsefe ve sosyoloji olmak üzere sosyal bilimlerin birçok alanında araştırma yaparak yazılar yazdı.

Gözlerini 38 yaşında tamamen kaybeden Cemil Meriç, tercümeleri dışındaki bütün kitaplarını kör olduktan sonra eşinin, öğrencilerinin ve çocuklarının desteğiyle kaleme aldı.

Üslup sahibi büyük düşünür ve yazarlar olarak Muallim Naci’yi, Süleyman Nazif’i, Refik Halid’i ve Peyami Safa’yı sayan Cemil Meriç, kendi üslubunu en çok etkileyenin ve üslupta kendine usta kabul ettiği kişinin Süleyman Nazif olduğunu söyleyerek, “Amacım, yazarı okuyucusundan ayıran bütün engelleri yıkmak, sesimi bütün hiziplere duyurmak. Şuurun, tarihin, ilmin sesini. Öyle bir ifade yaratmak istiyorum ki Türk insanının uyuyan şuuruna bir alev mızrak gibi saplansın.” demişti.

Meriç’in eserleri

“Kendimizi tanımak, irfanın varabileceği en yüksek merhale.” sözünü pratik olarak bütün hayatına işleyen Cemil Meriç, deneme, inceleme dalında “Hint Edebiyatı (Bir Dünyanın Eşiğinde)”, “Saint Simon – İlk Sosyolog İlk Sosyalist”, “İdeoloji”, “Bu Ülke”, “Umrandan Uygarlığa”, “Mağaradakiler”, “Kırk Ambar”, “Bir Facianın Hikayesi”, “Işık Doğudan Gelir”, “Kültürden İrfana”, “Jurnal I-II”, “Sosyoloji Notları ve Konferanslar” eserlerini kaleme aldı.

Yazar ayrıca “Onüçlerin Romanı – Altın Gözlü Kız”, “Otuzundaki Kadın”, “Onüçlerin Romanı – Ferragus”, “Kibar Fahişelerin İhtişam ve Sefaleti”, “Hernani”, “Marion de Lorme”, “Ziya Gökalp Türk Milliyetçiliğinin Temelleri”, “Köprüden Düşenler”, “Dillerin Yapısı ve Gelişmesi (Berke Vardar ile birlikte)” ve “İslam’ın Mirası – Batıyı Büyüleyen İslam” adlı eserlerin çevirisine imza attı.

Kültür

‘Evrenler karışıyor!’ Doctor Strange 2 ne müddet vizyona girecek? İşte gösterim tarihi..

Avengers: Endgame’in sevilen isimlerinden Doctor Strange, Doctor Strange in the Multiverse of Madness isminde ikinci sinemasıyla sevenleri ile …

Yayınlanan

aktif

Yazar

Avengers: Endgame’in sevilen isimlerinden Doctor Strange, Doctor Strange in the Multiverse of Madness isminde ikinci sinemasıyla sevenleri ile buluşacak.

Doctor Strange hayranları, 2. sinemanın yayınlanacağı tarihi sabırsızlıkla bekliyor.

Dr. Strange 2 sinemasının aslen 7 Mayıs 2021 tarihinde çıkması bekleniyordu lakin koronavirüs nedeniyle ertelendi.

Benedict Cumberbatch’in başrolde yer aldığı sinemanın kadrosunda Elizabeth Olsen ve Chiwetel Ejiofor yer alıyor. Filmde ana karakter Doctor Strange’in yanı sıra Spider-Man, Wanda ve Vision karakterlerinin ikinci sinemada yer alması bekleniyor..

Tabip Strange: Çoklu kainat Çılgınlığında, eski ve yeni mistik müttefiklerinin takviyesi ile bilinmeyene seyahat eden tabip Strange’in maceralarını konu ediyor.

Peki Doctor Strange 2 ne müddet çıkacak? Doctor Strange 2 gösterim tarihi açıklandı mı? İşte vizyon tarihi…

Dr Strange 2 ne vakit gösterime girecek?

2 saat 6 dakika uzunluğundaki Doctor Strange 2 sineması, bizim ülkemizde 6 Mayıs Cuma günü vizyona girecek.

Devamını görüntüle

Kültür

Vizyondaki sinemalar

Bu hafta sonu altı yeni sinema vizyona girecek. İşte sinemaseverleri bekleyen o sinemalar… The Bağcılar Bayram Arslan, Su Polen, Erkan …

Yayınlanan

aktif

Yazar

Bu hafta sonu altı yeni sinema vizyona girecek.

İşte sinemaseverleri bekleyen o sinemalar…

The Bağcılar

Bayram Arslan, Su Polen, Erkan Can, Ertan Saban ve Selim Erdoğan’ın başrollerini paylaştığı The Bağcılar yerli aksiyon meraklılarının ilgisini çekmeye aday. Osman Silahyürekli’nin direktörlüğünü üstlendiği sinema, yaşadıkları muhitte uyuşturucu satılmasına karşı cenk açan bir küme arkadaşın kıssasını anlatıyor.

Erzurumlu Mümessil

Burak Bozdağ, Dila Danışman, Burcu Binici, Ayhan Taş ve Metin Yıldız’ın rol aldığı “Erzurumlu Mümessil” isimli imali Servet Aksoy yönetti.

Güldürü tipindeki sinema, devamlı olarak mahalle kahvehanesindeki sakinlere kıssalarını anlatan bir deva mümessilinin yaşamış olduğu olaylar etrafında dönüyor.

Bir Düş Gördüm

Murat Çeri’nin direktörlüğünü üstlendiği “Bir Düş Gördüm” bir dram kıssasını beyazperdeye taşıyacak. Harun kurtuluş Pakoğlu, Nevzat Yılmaz, Recep Çavdar, Ferda Işil ve Fatih Dokgöz halinde isimlerin rol aldığı sinema, trafik kazası geçiren bir çocuğun dünyasına odaklanıyor.

Dirlik Sistemlik

Dudu Yetik, Asiye Dinçsoy ve Betül Esener’in başrollerini paylaştığı “Dirlik Düzenlik”, üç bayandan oluşan bir ailenin hikayesini ele alıyor.

Hekim Strange Çoklu kainat Çılgınlığında

Fantastik öğeler içeren aksiyon tipindeki tabip Strange Çoklu cihan Çılgınlığında, 3 boyutlu IMAX teknolojisi ile izleyicilerin beğenisine sunulacak.

Benedict Cumberbatch, Elizabeth Olsen, Rachel McAdams, Benedict Wong ve Chiwetel Ejiofor’un başrollerini paylaştığı üretimin direktör koltuğunda Sam Raimi oturuyor.

Sinema, eski ve yeni mistik müttefiklerinin takviyesiyle bilinmeyene seyahat eden tabip Strange’in maceralarını bahis ediniyor.

 

Devamını görüntüle

Kültür

CSO’da ritim sesleri yankılanacak

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nda (CSO), 16. internasyonal Vurmalı Çalgılar Şenliği kapsamında, klasik ve tanınan yapıtların vurmalı çalgı …

Yayınlanan

aktif

Yazar

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nda (CSO), 16. internasyonal Vurmalı Çalgılar Şenliği kapsamında, klasik ve tanınan yapıtların vurmalı çalgı uyarlamalarından oluşan konser düzenlenecek.

CSO sanatkarı Dinçer Özer’in, ulusal eğitim Bakanlığı ile iş birliğinde 2007’den beri çocuk ve gençlerin kendilerini tabir edecekleri sanat ortamına ulaşmaları, vakitlerini âlâ alışkanlıklar edinerek sanatla geçirmeleri maksadıyla düzenlemiş olduğu Vurmalı Çalgılar Şenliği kapsamında, ocak ayından beri çeşitli etkinlikler yürütülüyor.

Klasik eserler çalınacak

Şenlik kapsamında, CSO Büyük Salon’da yarın akşam, klasikten popülere temasıyla konser düzenlenecek. Klasik ve tanınan yapıtların vurmalı çalgılar uyarlamalarına yer verilecek konserde, sanatçı Soner Özer’in vurmalı çalgılar için bestelediği iki eser de birinci kez müzikseverlerin beğenisine sunulacak. Dinçer Özer şefliğindeki anlatımlı konseri, Devlet Tiyatrosu sanatkarı Suat Karausta sunacak.

Devamını görüntüle

Trend Haberler