İranlılar Urumiye Gölü’nün eski günlerini özlüyor

İran’ın kuzeybatısında Türkiye sınırında yer alan ve adını Azerbaycan Türkleri ile Kürtlerin yaşadığı Urumiye şehrinden alan Urumiye Gölü, 2013 yılında tamamen kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

İran hükümeti yüzde 90’ı kuruyan ve sadece yüzde 10’luk kısmı kalan gölü 2013’ten sonra hayata geçirdiği projelerle bir nebze canlandırdı ancak son yıllardaki kuraklık bu çalışmaları sekteye uğrattı.

Hava sıcaklarının artmasıyla suyun buharlaşması, göldeki su hacminin düşmesine yol açtı. Gölde tuz oranının yüksekliği de suyun renginin kırmızıya dönüşmesine neden oluyor.

Çocukluk ya da gençlik dönemlerinde göle dair birçok hatıra biriktiren İranlılar, bunların kaybolup gitmesini istemiyor. Bölge halkı Aral Gölü tecrübesini yaşamak istemiyor ve gölün eski günlere dönmesi özlemini taşıyor.

AA ekibi olarak, adına ağıtların ve türkülerin yakıldığı Urumiye Gölü’nde yaşanılanları yerinde izledik ve bölge halkına göle dair beklentilerini sorduk.

Bölge halkı gölün 2008’den önceki haline dönmesini ve yaşadıkları tatlı hatıraların da canlandırılmasını bekliyor.

“Gençken nişanlımla gölün sahillerine inerdik”

Doğu Azerbaycan’ın Bonab ilçesinden Ebuturab Muhammedpur, gölün canlı günlerinde devletin barajlar yaptığını ve bunların kurumada etkili olduğunu söyledi.

Muhammedpur, “Bir zamanlar gölün suyu Bonab’ın sahillerine kadar ulaşıyordu. Gençken nişanlımla gölün sahillerine inerdik, dolaşırdık, eğlenirdik.” diye konuştu.

Nakliyecilik yaptığı için sürekli gölün etrafında dolaştığını ve kuruyan yerleri üzüntüyle seyrettiğini anlatan Muhammedpur, duygularını şöyle dile getirdi:

“Ben çocukken sahile gelirdim, her taraf araçla dolardı, herkes eğlenmeye gelirdi. Hükümet Aras Nehri’nden ve diğer yerlerden su getirirse yeniden canlanır, yoksa kuruyup gider. Sadece en derin noktalarda su var.”

“Eski günlerde olduğu gibi buralara gelip hatıralarımızı canlandırmak istiyoruz”

Urumiyeli Muhammed Rıza Muradi de gölün yaşamlarında sahip olduğu öneme dikkati çekerek, “Çocukken gölün kenarına gelirdik. Buralara dair birçok hatıramız var. Eski günlerde olduğu gibi buralara gelip hatıralarımızı canlandırmak istiyoruz.” dedi.

Gelecekte gölün durumunun çok daha iyi olmasını ümit ettiklerini belirten Muradi, “Yaşanan kuraklık nedeniyle göl kurumaya yüz tuttu. Atılan adımlarla vaziyet biraz iyileşti. Bunu daha da ileri taşımalıyız. Bölge halkı olarak turistlerin gelmesini istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Nakede ilçesinden Behmen Nubaht da gölün tamamen kurumak üzereyken yürütülen çalışmalarla biraz canlandığını söyledi.

Nubaht, “Tamamen kurumaması halkta sevince yol açtı. Son yıllarda yağışların olmaması su seviyesinin düşmesine neden oldu. Gölün durumu 5-6 yıl öncesine göre daha iyidir. Yılda 2-3 defa kurumayan yerlere geliyoruz ve bu güzel bir duygu. İnşallah ihya olur ve hem bölge halkı hem de turistler bu güzellikten istifade ederiz. Beklentimiz ihya projesinin desteklenmesi ve atıl kalmaması.” diye konuştu.

Gölün suyunun çok faydalı olduğunu belirten Meryem Cihanabadi ise şunları söyledi:

“Buranın suyu birçok hastalığa iyi geliyor. Eskiden gölün suyu çok fazlaydı, geçen yıllarda azaldı ancak şimdi biraz daha iyi. Herkes gölün daha da canlanmasını ve buraya gelip eğlenmeyi arzu ediyor.”

“Gölün canlı zamanlarında yurt dışından da turistler sağlık için geliyordu”

Urumiyeli Vahdet Mustafazade de gölün kurumasının kendileri için büyük bir felakete yol açacağı endişesini dile getirerek, “Bir zamanlar bu gölün suyu o kadar fazlaydı ki bağlarımıza ve bahçemize ulaşmasın diye önüne toprak ve taş döküyorduk. Ne yazık ki şimdi bu hale geldi.” dedi.

Göl suyunun sağlık için de faydalı olduğunu ve bu nedenle muhtelif yerlerden insanların geldiğini aktaran Mustafazade, şöyle devam etti:

“Gölün canlı zamanlarında yurt dışından da turistler sağlık için geliyordu. Projelerin hayata geçmesiyle buranın düzeleceğini ümit ediyoruz. Canlanırsa halk için gelir kapısı da olur. Bu gölün ihya olacağına dair ümidimizi koruyoruz.”

Cevad Yezdani ise gölün ihya edilmesi için herkesin el ele vermesini isteyerek, şunları söyledi:

“Yaşamın temel unsurlarından biri sudur. Burası tuzlu olsa da yaşam kaynaklarından birisidir. Burası ihya oldukça bize ve halka daha fazla güzellik bahşedecektir.”

You may also like...

Bir cevap yazın