İsrail’in Gazze’den Batı Şeria’ya ‘kimlik değişikliğini’ reddetmesi Filistinli aileleri mağdur ediyor

İsrail, geri dönmemek şartıyla Batı Şeria’dan Gazze’ye adres değişikliğini kabul ederken, Gazze’den Batı Şeria’ya aile bağı olsa dahi kimlik değişikliğini onaylamıyor.

Filistin’in işgal edildiği 1967 yılından bu yana Batı Şeria ve Gazze’deki nüfus kayıtlarının kontrolü İsrail’de. Filistin yönetiminin, İsrail’in onayı olmaksızın işgal altındaki topraklarda oturan Filistinlilere kimlik çıkarma yetkisi bulunmuyor.

Batı Şeria, Kudüs ve Gazze arasında seyahat için bile Filistinlilerin, İsrail’den yazılı izin alması gerekiyor.

İşgal altındaki Batı Şeria ile Kudüs arasında 2003’te inşa edilen Ayrım (Utanç) Duvarı boyunca çok sayıda İsrail askeri kontrol noktası bulunuyor. İsrail olağan günlerde özel izinliler dışında Batı Şeria’daki Filistinlilerin Kudüs’e geçişine izin vermiyor. İsrail ablukası altındaki Gazze’de yaşayanların ise ne Kudüs’e ne de başka bir yere seyahat etme hürriyeti mevcut.

İsrail’in, Batı Şeria ve Gazze’yi ayırma politikası çerçevesinde Filistinlilerin dolaşım hakkına yönelik kısıtlamayı, Gazze’yi abluka altına aldığı 2006 yılından itibaren daha da arttırdığı ifade ediliyor.

Toplu cezalandırma yöntemiyle uluslararası hukuku ihlal eden İsrail, anayasal bir hak olan serbest dolaşım özgürlüğünü de engelleyerek insan haklarını çiğniyor.

Batı Şeria’da kimliksiz 20 bin Filistinli ikamet ediyor

Filistin’de Mesarat Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin İsrail insan hakları örgütü HaMoked’e dayandırdığı 2018 yılı verilerine göre, Batı Şeria’da yaşadığı halde Gazze kimliği taşıyan ve İsrail’in yasa dışı statüde değerlendirdiği kimliksiz Filistinli sayısı yaklaşık 20 bin.

Batı Şeria’da oturan Filistinli Usame Rasras (51), AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail’in eşine Batı Şeria kimlik kartı vermediği için sıkıntılı bir hayat yaşadıklarını söyledi.

“Sesimin duyulmasını, uzun yıllardır süren bu çilemizin bitmesini istiyorum.” diyen Rasras, 2003 yılında Batı Şeria’ya seyahat için geldiği bir gün eşiyle tanıştığını ve bir süre sonra evlendiklerini anlattı.

Evliliklerinin üzerinden 18 yıl geçmesine rağmen İsrail’in, eşinin ikametini Batı Şeria olarak kabul etmediğini ve hala Gazze kimliği taşıdığını belirten Rasras, “İsrail sadece eşimin değil çocuklarımın haklarını da çiğniyor. El Halil doğumlu olmalarına rağmen çocuklarım Ahmed ve Delal’in ikametlerini de Gazze olarak gösteriyor ve kimlik değişikliğini reddediyor. Eğer eşim Batı Şeria’da yakalanırsa gözaltına alınabilir veya bölgeden sınır dışı edilebilir.” diye konuştu.

Rasras, 16 yaşındaki oğlu Ahmed’in de El Halil doğumlu olmasına rağmen Batı Şeria kimlik kartı alamadığını belirterek, İsrail kontrol noktalarındaki denetimlerde gözaltına alınmasından ve Batı Şeria’dan uzaklaştırılmasından endişelendikleri için diğer kentlere gidemediklerini söyledi.

Rasras, bu sorunu çözmek için insan hakları örgütleri ve resmi kuruluşlara başvurduğunu ancak henüz olumlu bir yanıt alamadığını kaydetti.

Gözaltı ya da Batı Şeria’dan uzaklaştırılma korkusuyla evimden çıkamıyorum

Usame Rasras’ın eşi Sunya Rasras da İsrail askerlerine yakalanarak Gazze’ye gönderilmesinden korktuğu için evinden dışarı çıkamadığını dile getirdi.

Filistinli kadın, İsrail’in kendisine ve çocuklarına Batı Şeria kimlik kartı vermediği için mağdur olduklarını ifade ederek, şunları anlattı:

“Ben Gazze’nin Refah kentinde doğdum. Gazze’deki ailemi göremiyorum. Annem babam ameliyat oldular, görmeye gidemedim. 14 yaşındaki kızım kısmi felç. Doğduğundan beri çeşitli sağlık sıkıntıları yaşıyor. Dizinden ve omurgasından operasyon geçirmesi gerekiyor ama ben refakat edemiyorum. Batı Şeria’da hastalığının tedavisi yok. Ameliyat için Ürdün’e gitmemiz lazım ama İsrail askerleri kimliğimi isteyebilir korkusuyla evimden bile çıkamıyorum. Kendi vatanımda gurbeti yaşıyorum.”

İsrailli sivil toplum kuruluşu Dolaşım Özgürlüğünü Savunma Merkezi MESLEK üyesi Şadi Batahiş, Batı Şeria’da ikamet eden Gazzelilerin büyük sıkıntılar yaşadığını, Gazze’de evlenen Batı Şerialı Filistinli kadınların da durumunun zor olduğunu söyledi.

Batahiş, “Gazze’de evlenen ve burada oturmaya başlayan Filistinli kadınlar, Batı Şeria kimlik kartı taşıdıkları için bir süre sonra eşlerini Gazze’de bırakarak çocuklarıyla Batı Şeria’ya dönmek zorunda kaldılar. Gazze’de aynı aileden bazı çocukların ikameti Batı Şeria iken bazısı Gazze olabiliyor. Durum gerçekten üzüntü verici.” ifadelerini kullandı.

Batahiş, konuyla ilgili İsrail makamlarına başvurduklarını ancak makamların bu konuda resmi bir politika olmadığı ve Filistin İçişleri Bakanlığı kayıtlarının esas alındığı iddiasında bulunduğunu kaydetti.

İsrail’in, Filistin yönetimi bünyesinde çalışan memurlara çeşitli baskılar yaptığını ifade eden Batahiş, “İsrail, talebimize yazılı bir cevap verdi. Annesi ya da babası Batı Şeria’da oturan 16 yaş altı çocukların adres değişikliğinin yapıldığını iddia etti. Ancak ne yazık ki; kimlik değişikliği için başvuran Filistinlilerden bir çoğunun talebi kabul edilmiyor.” diye konuştu.

Oslo Anlaşmasına göre nüfus kayıtları Filistin tarafında olmalı

İsrail ile Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) arasında imzalanan Oslo Anlaşması, Batı Şeria ve Gazze’deki nüfus kayıtlarının İsrail’den Filistin tarafına nakledilmesini öngörüyor. Ancak uygulamada adres değişikliği ve kimlik çıkartılması İsrail onayına bağlı olarak yürütülüyor.

MESLEK’e göre, Filistin nüfus kayıtları üzerinde kontrolü ele alan İsrail, bir Filistinlinin nerede yaşayacağına, nerede çalışacağına veya ikamet edebileceğine kadar birçok konuda karar yetkisine sahip.

Merkezin geçen yıl yayımladığı rapora göre, Gazze Şeridi’nden Batı Şeria’ya yapılan adres değişiklilerinin dondurulması kararı 2000 yılından beri uygulanıyor. Gazze’deki Filistinlilerin, Batı Şeria’da yaşam hakları engelleniyor. Öte yandan milyonlarca Filistinli, kendi topraklarında bile kendi geleceklerini belirlemekten mahrum.

You may also like...

Bir cevap yazın