Bize ile Bağlan

İSTANBUL

İstanbul’daki 20 yaş üstü konutların 3’te ikisi deprem sigortasız

Yayınlanan

aktif

İstanbul'daki 20 yaş üstü konutların 3'te ikisi deprem sigortasız

Deprem Güçlendirme Derneği (DEGÜDER) Başkanı Sinan Türkkan, İstanbul’da 2000 ve öncesinde yapılan binalarda bulunan 3 milyon 270 bin konutun sadece yüzde 31’inin deprem sigortasının bulunduğunu söyledi.

Artyol Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı da olan Türkkan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İstanbul’da 2000 ve öncesi yıllarda yapılan bina sayısının 817 bin 339 olduğunu kaydederek, bu binalarda 3 milyon 270 bin adet konut bulunduğunu bildirdi.

Kentte bulunan toplam 4,7 milyon adet civarındaki konutun 3 milyon 270 bin adedinin yaşının 20 ve üstünde olduğunu dile getiren Türkkan, son zamanlarda artan depremlerin yaşlı ve riskli konut stokunu yeniden akıllara getirdiğini anlattı.

Türkkan, 1999’daki Marmara Depremi’nden sonra Eylül 2000’de Zorunlu Deprem Sigortası uygulamasının başlatıldığını belirterek, devletin güvence olarak sunduğu Doğal Afet Sigortaları Kurumu’nun (DASK), konutları depreme ve depremin doğrudan neden olduğu yangın, infilak, yer kayması ve tsunami gibi afetlere karşı güvence altına aldığını söyledi.

Uygulama başladığı dönemden bu yana geçen 20 yılda ülkedeki deprem sigortalı konut sayısının yüzde 50’yi aştığını dile getiren Türkkan, “Ancak hala diğer yarıya yakınlık kısmında sigorta yok. Bu çok üzücü bir durum.” ifadelerini kullandı.

“2000 ve öncesinde yapılan konutların yüzde 69’u sigortasız”

DEGÜDER Başkanı Türkkan, DASK verilerine göre, İstanbul’da 2000 ve öncesinde yapılan binalarda bulunan 3 milyon 270 bin konutun sadece yüzde 31’ine denk gelen 1 milyon 11 bininin deprem sigortasının bulunduğunu kaydetti.

Türkkan, “Bir diğer deyişle; kentteki 20 yaş ve üstü konutların 3’te ikisinden fazlasının depreme ve neden olduğu afetlere karşı sigortası bulunmuyor. İstanbul gibi her an deprem olma ihtimali bulunan, deprem gerçeğiyle yaşamak zorunda olduğumuz bir kentte hele hele yaşlı tabir edilebilecek konutlarda söz konusu oran çok ama çok düşük kalıyor.” diye konuştu.

İstanbul genelindeki konutlara değinen Türkkan, “Kent genelindeki yaklaşık 4,7 milyon hanenin sadece 2,4 milyonunda bu poliçe bulunuyor. Çok yeni binalarda deprem sigortası yapılmış görünüyor. Daha da vahimi ise bu binaların sadece yüzde 5’inde güçlendirme desteği yapılmış durumda.” değerlendirmesinde bulundu.

“İstanbul’da 1980 öncesi konutlarda 3,5 milyon insan yaşıyor”

Sinan Türkkan, Türkiye’nin dünyadaki ilk 10 deprem ülkesinden biri olduğuna dikkati çekerek, şu bilgileri verdi:

“Çalışmalarımıza göre; İstanbul’da 40 yaş üstü, yani yapım yılı 1980 ve öncesi olan bina sayısı 262 bin 665. Bir binada 4 daire olduğu için 1980 ve öncesi tarihli yapılarda 1 milyon 50 bin konut bulunuyor. Ortalama hane halkı sayısı ise TÜİK verilerine göre 3,3. Dolayısıyla bir binada en az 13 kişinin yaşadığını söyleyebiliriz. Yani yapım yılı 1980 ve öncesi olan binalarda 3,5 milyon insan yaşıyor.”

Türkkan, 40 yaş ve üstü binalarla ilgili, “Bu yapılarda deprem güçlendirmesini bir kenara bırakalım, sigorta yaptırılmasıyla ilgili dahi yeterli bilinç oluşmamış durumda. Türkiye’de hem zorunlu deprem sigortası yapılması hem de riskli konutların güçlendirilmesi konusunda faaliyetlere hız verilmeli ve daha fazla aksiyon alınmalı.” dedi.

Devamını görüntüle
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum göndermek için giriş yapmış olmanız gerekir Giriş

Bir Cevap bırakın

İSTANBUL

İstanbul’da ‘Sağlık İçin Hepimiz İçin’ denetimi yapıldı

Yayınlanan

aktif

Yazar

İstanbul'da 'Sağlık İçin Hepimiz İçin' denetimi yapıldı

Maltepe’deki denetimlere katılan Maltepe Kaymakamı Meftun Dallı, Maltepe Emniyet Müdürü Selçuk Aldemir ve Belediye Başkan Yardımcısı Yahya Han, ilçedeki bir özel eğitim kurumunu ziyaret ederek, incelemelerde bulundu.

Velilere koronavirüsle mücadele kapsamında uyulması gereken kuralları hatırlatan Dallı, “Maske, mesafe ve temizlik kurallarına hep birlikte uyalım, birbirimize zarar vermeyelim. Bu hassasiyeti hepimiz gösterirsek bu sıkıntıdan bir an önce kurtulacağımıza inanıyoruz.” dedi.

Dallı, kurallara uymayan bazı vatandaşların, kurallara uyan vatandaşların çabasını boşa çıkardığını belirterek, “Etrafımızda sözümüzün geçeceği insanları da uyaralım. Hep birlikte çabalarsak bir an önce bu sıkıntılardan kurtuluruz.” diye konuştu.

İncelemesinin ardından gazetecilere açıklama yapan Dallı, İçişleri Bakanlığının talimatları doğrultusunda tüm iş kolları, ticarethaneler ve vatandaşların yoğun olduğu yerlerde denetim yapıldığına değinerek, daha önceki denetimlerde olduğu gibi vatandaşları maske, mesafe, temizlik konularında bilgilendirmeyi amaçladıklarını söyledi.

Dallı, vatandaşların büyük bölümünün kurallara uyduğunu dile getirerek, “Vatandaşlarımızdan maske, mesafe, temizlik ve diğer uyulması gereken kurallar konusunda hassasiyet rica ediyoruz. Bu başarı olacaksa, hep birlikte hareket ederek olacak. Bir kısmımız uymadığımız zaman bu başarı gecikiyor.” dedi.

Daha sonra Dallı ve beraberindekiler, kafeterya ve restoranlarda denetim yapmak için okuldan ayrıldı.

Üsküdar

Üsküdar Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek ve Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen de denetimler kapsamında, kafeterya ve restoranları gezerek, vatandaşlardan maske, mesafe ve temizlik kurallarına uymalarını istedi.

Beykoz

Beykoz Kaymakamı Esengül Korkmaz Çiçekli ile Beykoz Belediye Başkan Yardımcısı Feruz Kutsal, ekiplerle ilçedeki işletmelerde Kovid-19 kapsamında uyulması gereken kuralları denetledi. 

Çiçekli, vatandaşlardan tedbirlere uyulması konusunda ısrarcı olmalarını isterken, ilçe genelinde tedbirlere uymada sorun yaşanmadığını söyledi.

Ekipler, kafeteryalarda dezenfektanları kontrol etmenin yanı sıra işletme sahiplerini maskesiz müşteri kabul etmemeleri konusunda uyardı.

Silivri

Silivri Kaymakamı Ali Partal ve Belediye Başkanı Volkan Yılmaz da zabıta ve jandarma ekipleriyle Gümüşyaka Mahallesi kapalı pazar yerinde maske, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına uyulup uyulmadığını kontrol etti.

Devamını görüntüle

İSTANBUL

AFAD 2 milyon kişiye afet eğitimi verdi

Yayınlanan

aktif

Yazar

AFAD 2 milyon kişiye afet eğitimi verdi

AFAD İstanbul İl Müdürü Gökhan Yılmaz, Türkiye’de afet bilincinin artırılması için 2 milyon kişiye AFAD Temel Afet Farkındalık Eğitimi verildiğini belirtirken, “Afet öncesi alınması gereken tedbirler vatandaşlarımızda bir farkındalık düzeyinde oturmaya başladı. Vatandaşımız şu anda olası bir afet anında evdeyse paniğe kapılmadan depremin ‘çök, kapan, tutun’ pozisyonuna girerek, alan küçülterek sağlam bir eşyanın yanında bulunması gerektiğini ve afet bittikten sonra paniğe kapılmadan evini güvenli şekilde terk etmesi gerektiğini biliyor.” dedi.

AFAD İstanbul İl Müdürü Gökhan Yılmaz, AA muhabirine, “asrın felaketi” olarak tanımlanan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi‘nin Türkiye’de afet konusunda farkındalığın artırılması ve geliştirilmesi noktasında bir milat olduğunu söyledi.

Aradan geçen 21 yılda birçok kamu kurum ve kuruluşunun afet konusunda ciddi faaliyetlerde bulunduğunu dile getiren Yılmaz, vatandaşların da bu konudaki çalışmalara destek verdiğini belirtti.

Afetle mücadelede kamu kurum ve kuruluşlarının olduğu gibi vatandaşların da sorumluluklarının bulunduğuna işaret eden Yılmaz, topyekun mücadelenin başarı getireceğine inandığını kaydetti.

AFAD’ın 21 yıldır afet farkındalık eğitimi verdiğini anlatan Yılmaz, “Afet farkındalık şuurunun artırılması yönünde 1999 yılından günümüze kadar yaklaşık 2 milyon kişiye ‘AFAD Temel Afet Farkındalık Eğitimi’ vermiştir. ” dedi.

Yılmaz, eğitimlerde vatandaşlara afet öncesi ve sonrasında neler yapılması, afet sırasında ise nasıl davranılması gerektiği konusunda uygulamalı bilgiler verildiğini kaydetti.

Eğitim alan 2 milyon kişinin ağırlıklı olarak kamu ve şirket çalışanları, STK temsilcileri ve öğrencilerden oluştuğunun altını çizen Yılmaz, “Toplumun tüm kesimlerine yönelik eğitim faaliyetlerine devam ediyoruz.” ifadesini kullandı.

Afet konusundaki çalışmalar vesilesiyle vatandaşta farkındalık oluştuğunu kaydeden Yılmaz, şöyle konuştu:

“Afet öncesi alınması gereken tedbirler vatandaşlarımızda bir farkındalık düzeyinde oturmaya başladı. Vatandaşımız şu anda olası bir afet anında evdeyse paniğe kapılmadan depremin ‘çök, kapan, tutun’ pozisyonuna girerek, alan küçülterek sağlam bir eşyanın yanında bulunması gerektiğini ve afet bittikten sonra paniğe kapılmadan evini güvenli şekilde terk etmesi gerektiğini biliyor. Dolayısıyla eğitimlerimizin toplumda artarak tabii devam etmesi gerekiyor. Çünkü 1999 depreminde aradan 21 yıl geçtiğini düşündüğümüzde o yıl dünyaya gelen bir bebeğin bugün 21 yaşında bir delikanlı olduğunu düşünebiliriz. Yine o gün 40-50 yaşında olan bir vatandaşımızı da bir şekilde vefat etmiş olma ihtimali de var. Dolayısıyla eğitim süreklilik arz edecek bir konudur. Bugün ‘verdik eğitimi bitti’ diyemeyiz.”

Eğitim alan kişilere zaman zaman pratik yapmalarını öneren Yılmaz, AFAD’ın sadece Türkiye’de değil, dünya genelinde meydana gelen afetlerden edindiği tecrübeleri de vatandaşa aktardığını söyledi.

Yılmaz, “Afet nerede yaşanırsa yaşansın ona karşı alınacak tedbirler ortaktır. Bu noktadan baktığımızda AFAD dünyanın pek çok noktasında yaşanan benzer afetlere Türkiye’den giden ekiplerle müdahalede bulunmuş, orada çok ciddi deneyimler kazanmış, başarılı operasyonlara da imza atmıştır.” değerlendirmesinde bulundu.

“Yetişmiş ve eğitim almış insanlara ihtiyacımız var”

Geçen sene, toplumun her kesiminin bu mücadelenin bir parçası olması gereğinden yola çıkılarak hayata geçirilen AFAD Gönüllülük Projesi’ne de değinen Yılmaz, AFAD gönüllülerinin afet öncesi gereken tedbirlerin uygulanmasında aktif görev yaptığına, olası afetler için de 26 ana çözüm ortağıyla birlikte hazır olduklarına dikkati çekti.

Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye’de 150 bine yakın AFAD gönüllüsü kaydı bulunmaktadır. İstanbul’da bu sayı 30 bine ulaşmıştır. Tabii bu gönüllülük faaliyetlerinin artarak devam etmesini arzu ediyoruz. Olası bir afette ilk müdahale edenler genelde vatandaşlarımız oluyor. Kamunun acil müdahale ekipleri daha sahaya ulaşmadan vatandaşlarımız sahada kurtarma faaliyetlerini ya da insani yardım faaliyetlerini yürütüyorlar. Dolayısıyla onların o an için doğru müdahalelerde bulunabilmesi için yetişmiş ve eğitim almış insanlara ihtiyacımız var. Bu noktada biz bir taraftan gönüllülük faaliyetlerini artırıyoruz ama bir taraftan da afetler olmadan önce afet risklerine yönelik zarar azaltma önlemleri ve tedbirlerini almak zorundayız. 150 bin kişiyi düşündüğümüzde, her birinin dört kişilik bir ailenin ferdi olduğunu düşündüğümüzde bu 600 bin kişinin afette nasıl davranması gerektiğini öğrenmesi anlamına geliyor. Biz zaten gönüllülerimizden öncelikle yakın çevresindeki insanlara bu eğitimleri aktarmalarını ve aile planlarını yapmalarını istiyoruz.”

Yılmaz, birçok doğal afetin Türkiye’nin de içinde bulunduğu coğrafyanın kaçınılmaz gerçeği olduğunun altını çizdi.

Devamını görüntüle

İSTANBUL

İstanbul’da ‘Filyasyon Çalışmaları Takip Kurulları’ oluşturuldu

Yayınlanan

aktif

Yazar

İstanbul'da 'Filyasyon Çalışmaları Takip Kurulları' oluşturuldu

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) taşıyanlar ve onlarla temas eden herkesin, 14 gün boyunca evlerinde izole edilmesi, bu kişilerin evlerine giriş-çıkışın mutlaka sınırlandırılması ve kontrol edilmesi gerektiğini belirterek, bu amaçla “Filyasyon Çalışmaları Takip Kurulları” oluşturduklarını bildirdi.

Valilikten yapılan açıklamaya göre, Yerlikaya’nın başkanlığında, 39 ilçenin 3 ayrı grup halinde katıldığı “İl ve İlçe Filyasyon Kurulları” toplantıları, Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) Hasdal Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi.

Toplantılara, vali yardımcıları, kaymakamlar, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Nuh Köroğlu, İl Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Halk Sağlığı Başkanı Dr. Abdullah Emre Güner, ilçe jandarma komutanları, ilçe emniyet müdürleri ve ilçe sağlık müdürleri katıldı.

Toplantıda, İstanbul’da verilen dünyaya örnek salgın mücadelesinde büyük önem taşıyan filyasyon çalışmaları ele alındı.

“Mücadelede filyasyon çalışmaları önem taşıyor”

Vali Yerlikaya, toplantıda yaptığı konuşmada, dünyada baş gösteren koronavirüs salgınının Türkiye’de tespit edildiği 11 Mart’tan bu yana, Cumhurbaşkanı’nın talimatları, Pandemi Bilim Kurulu’nun öneri ve tavsiyeleri doğrultusunda, Sağlık Bakanlığının çalışmaları ve alınan önlemlerin yurt sathında 7 gün, 24 saat uygulanmasıyla ilgili olarak İçişleri Bakanlığının yoğun gayretleriyle dünyaya örnek bir mücadele verildiğini anlattı.

Kontrollü sosyal hayat döneminde; alınan tedbirleri hassasiyetle uygulayarak, bu salgından vatandaşları korumanın en büyük amaçları olduğunu vurgulayan Yerlikaya, bu mücadelede filyasyon çalışmalarının çok büyük önem taşıdığına dikkati çekti.

“503 filyasyon ekibimiz sahada bulunuyor”

Filyasyonun, bulaşıcı hastalığı taşıyan kişinin temas ettiği herkesin taranması, tedavi, izolasyon, koruma ve kontrol önlemlerinin alınmasına yönelik tüm çalışmaları içerdiğini aktaran Yerlikaya, şunları kaydetti:

“İstanbul’da bugün itibarıyla 503 filyasyon ekibimiz sahada bulunuyor. Sonucu pozitif çıkmış vatandaşlarımıza evlerinde ulaşma ve filyasyon hizmeti sunma süremiz, hamdolsun 24 saatin altına düştü. Sağlık ve filyasyon ekiplerimizin gayretli çalışmalarıyla Türkiye’de yüzde 70 seviyelerindeki vaka oranımız, çok şükür yüzde 25-30’lara düştü, düşmeye de devam edecek. Böylesine takdire şayan, yoğun ve fedakar çalışmaları için bütün filyasyon ekiplerimize teşekkür ediyorum.”

“Hasta, yatan hasta, ağır hasta ve izolasyondaki kişi sayısı değişimini birebir takip edeceğiz”

İstanbul Valisi Yerlikaya, pandemi sürecinde alınan önlemlerin önemine işaret ederek, şunları aktardı:

“Kovid-19 virüsü taşıyanlar ve onlarla temas eden herkesin, 14 gün boyunca evlerinde izole edilmesi, bu kişilerin evlerine giriş-çıkışın mutlaka sınırlandırılması ve kontrol edilmesi gerekiyor. Bu amaçla, İçişleri Bakanlığımızın talimatlarıyla, ilimizde vali yardımcımız, ilçelerimizde kaymakamlarımızın başkanlığında ‘Filyasyon Çalışmaları Takip Kurulları’ oluşturduk. Bu kurullarımız vasıtasıyla İstanbul’da hasta, yatan hasta, ağır hasta ve izolasyondaki kişi sayısı değişimini birebir takip edeceğiz.

Bilgileri elektronik sisteme kaydedilen temaslı bireyler, filyasyon ekiplerimizce ziyaret edilecek, gerektiğinde yeni testler yapılacak, bu kişilere 14 gün süreyle izole olmalarının, öncelikle kendi sağlığı, toplum sağlığı ve hepimiz açısından önemi anlatılacak. Virüsün yayılım hızının azaltılmasında, elde ettiğimiz başarıları daha da artırmak için alacağımız yeni önlemleri bu kurullarda 2 haftada bir ele alacağız.

Hıfzıssıhha Meclisimizde, Kovid-19 salgınının toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riski yönetebilmek için hayatın her alanında hızlı ve etkin kararlar almaya ve uygulamaya kararlılıkla devam edeceğiz.”

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, başta sağlık teşkilatı olmak üzere salgınla mücadelede büyük fedakarlık ve gayret gösterenlere teşekkür ederek, “Ülkemizin ve milletimizin Kovid-19 virüsüyle mücadelesini İstanbul’da hep birlikte başaracağız inşallah.” ifadelerini kullandı. 

Ayrıca toplantıda Halk Sağlığı Başkanı Dr. Abdullah Emre Güner, ilçelerdeki filyasyon faaliyetlerine ilişkin sunum gerçekleştirdi.

Devamını görüntüle

Trend Haberler