Kasnağını tuval gibi kullanan sanatçı yurt dışına açılmak istiyor

İllüstratif nakış icra eden Leyla Aslan, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, nakışı, “ipliklerle resim yapmak” olarak tanımlayarak, bugün ise nakışın çok çeşitli bir alan olduğunu anlattı.

İpliklerle kumaş üzerinde desen çizdiğini söyleyen Aslan, “1995-1996 yıllarında geleneksel nakış eğitimi aldım. Fakat geleneksel nakışı bugün çok fazla uygulamıyorum. Ama öğrendiğim nakış eğitimi, aslında bugün yaptığım birçok çalışmaya da yansıyor. Etkilerini ben görüyorum.” dedi.

Leyla Aslan, sanatında klasik nakıştan öte farklı çalışmalara imza atmak istediğine işaret ederek, şunları şunları aktardı:

“İlgi alanımı aslında iplikle göstermek istedim ve bunu resmetmeye çalıştım. Resimle ilgili olduğum için ve resmi de çok sevdiğim için bu biraz yaptığım işlere de yansıdı. Geleneksel nakışta biraz daha kalıplara, belli renklere bağlı çalışmalar yapılır ve biraz ezber üzerinden gideriz. Ben biraz bunun dışına çıkmaya çalıştım. Son olarak portre çalışmaları yapmaya karar verdim. Bunun yanı sıra şehir temalı, İstanbul yapıları üzerinde de çalışıyorum. Kendi çektiğim fotoğrafları ya da çok beğendiğim fotoğrafları iplikle kumaşa nakşediyorum.”

Yaklaşık 4 yıldır birçok şehirde nakış eğitimi verdiğini dile getiren Aslan, “Pandemi dönemiyle derslerimizi çevrim içi yapmaya başladık. Çevrim içi derslere de birçok ülkeden ve şehirden katılımcılar oldu. Çok güzel sonuçlar aldık. 4 hafta boyunca haftada 2 gün dersler oldu. Yüz yüze derslerim ise Kadıköy’deki atölyemde devam etti.” diye konuştu.

“Daha önce nakış deneyimi olmayanlarla eğitimlerde çok güzel ilerledik”

Aslan, “Çevrim içi eğitimle nakış öğrenilebilir mi?” sorusunu herkesin merak ettiğini aktararak, şöyle devam etti:

“Açıkçası ben de en başta çevrim içi öğretebilir miyim bunu merak ediyordum. Ama katılımcılarla çok güzel ilerledik, çok iyi sonuçlar aldık. Çevrim içinde de herkes gayet başarılı oldu. Daha çok nakış deneyimi olmayalar çevrim içi derslere katıldı. Farklı ülkelerden, farklı şehirlerden aynı saatte grup olarak maksimum 5-6 kişiyle dersleri yapıyoruz. Bir başka soru da ‘Daha önce hiç elime iğne iplik almadım.’, ‘Düğme bile dikmedim.’ diyen kişilerdi ve nakışa cesaret edemeyen insanlar vardı. Bunlarla da herhangi bir zorluk yaşamadık. En başta böyle bir korku oluyor. Fakat başladıklarında çok zevkle ve severek bitiriyorlar işini. Bu nedenle hiç kaygınız olmasın.”

Eğitim almadan da kişilerin nakışı tek başına deneyimleyebileceklerini söyleyen sanatçı, “Çok kolay ulaşabilirler malzemeye. Kendi çevrelerindeki tuhafiyeler, masrafçılar ya da internet ortamında tüm malzemeler satılıyor ve kapınıza kadar kargoyla geliyor. Bu nedenle malzemelere çok kolay ulaşabilirsiniz.” dedi.

“Pportre çalışmalarımda çok fazla renk tonu ve daha ince iplikler kullanıyorum”

Leyla Aslan, nakışta özellikle kumaşın esneklikten öte, pamuklu ve renkli olmasının önemine vurgu yaparak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kumaşın, ipliklerin rengiyle uyumlu olması çok önemli. Çok fazla renk kullanmaktansa birbirine uyumlu, 4,5 renk bile bizim işimizi görebilir. Renk seçerken mutlaka tonlu renk seçmek gerek. Çok fazla renk almaktansa, bir rengi tonlu tonlu kullanabiliriz. Özellikle portre çalışmalarımda çok fazla renk tonu ve daha ince iplikler kullanıyorum. Aslında aynı kullandığım ipliği bazen incelterek, katlarını ayırarak kullanıyorum. Eserlerimde birçok renk, ton geçişi var. Gölge ve ışık yansımalarını yine iplikle vermeye çalıştım. Ders almak isteyenler ya da çalışmalarımı incelemek isteyenler sosyal medya hesaplarıma bakabilirler.”

Çalışmalarını Türkiye’nin yanı sıra yurt dışında da sergilemek istediğini belirten Aslan, hedeflerini şöyle sıraladı:

“Bunun için kafamda yeni çalışmalar ve projeler var. Kendi yaptığım ipliğin yanında farklı materyalleri de kullanmak istiyorum. Hedefim kış aylarında bir sergi açmak ve bu sergiyi yurt dışında da duyurabilmek.”

You may also like...

Bir cevap yazın