Kayserili fırıncı sanat galerisine çevirdiği evinin bahçesinde gelecek nesillere kültür elçiliği yapıyor

Kayseri’de, dedesinden kalan evin bahçesini yüzlerce yıllık geçmişe sahip eşyayla donatarak açık hava müzesine çeviren 55 yaşındaki Adnan Yılmaz, burada oluşturduğu atmosferle misafirlerini geçmişe götürüyor.

Kayseri’de, dedesinden kalan evin bahçesini yüzlerce yıllık geçmişe sahip eşyayla donatarak açık hava müzesine çeviren 55 yaşındaki Adnan Yılmaz, burada oluşturduğu atmosferle misafirlerini geçmişe götürüyor. ( Müzahim Zahid Tüzün – Anadolu Ajansı )

Kentin Develi ilçesi Epçe Mahallesi’nde yaşayan fırıncı Adnan Yılmaz, çalıştığı turistik bölgelerdeki yapılardan esinlenerek bir zamanlar insanların çok fazla kullandığı olan ancak zamanla nostaljiye dönüşen eşya toplamaya başladı.

Evinin bahçesinde kendisine sosyal alan kurmayı hedefleyen Yılmaz, süreç içerisinde 5 iken 100 olan ardından 500’e ulaşan eski tarım aletlerinden mutfak eşyalarına, lüks lambalardan 250 yıllık karasabana kadar binin üzerinde malzemeyi sergilemeye başladı.

Yaşlıların maziyi hatırladığı, gençlerin gördüğünde bundan 100 yıl önce bu eşyaların ne işe yaradığını hayal ettiği bahçede Yılmaz, oluşturduğu mekan ile geçmişten günümüze gönüllü kültür elçiliği yaparken, bahçesinde gün boyu hiç eksik etmediği odun ateşinde demlediği semaver çayı ile konuklarını ağırlıyor.

Yılmaz AA muhabirine, dedesinden kalan evi 3. kuşak olarak kendisinin sahiplendiğini söyledi.

Evin tadilatı sırasında bahçede bulduğu yaklaşık 250 yıllık bir kemer yapının hayalindeki bahçe düzenlemesinin kilit noktası olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden Nevşehir’in Ürgüp ilçesinde fırıncılık yaptığını ve orada gördüğü yapılardan etkilenerek eski eşya toplamaya başladığını aktaran Yılmaz, “Turistik yerlerde çalıştım ve oralarda bu tarz şeyler görüyordum, oralardan esinlendim. Kendi evime yapmaya karar verdim ve yola çıktım. Evin bahçesine bakan eski bir kemer çıktı, onu da koruyarak bahçeyi düzenlemeye başladım.” dedi.

Zamanla bahçeyi geliştirdiğini ve insanlarla yaptıklarını paylaştığını anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:

“Eski şeyleri değerlendirmek, kültürü yaşatmak için eşya toplamaya başladım. Derken buraya bir kültür yansıttım. Bu iş bende bir hobi oldu. Bu hobiyi devam ettirmeyi düşünüyorum, benden sonra gelen neslin de burasını yürütmesini bekliyorum. Bu işi biraz daha büyütmek istiyorum. Burası 250 yıllık bir yerleşim. Eskileri topladık. Genelde tarım aletleri, mutfak eşyası, saban, pulluk, düven, tırpan, küpler, bakır kazanlar, değirmen taşları ve sayamayacağım kadar çok eşya var.”

Çanakkale şehidi dedesinin matarasını da sergiliyor

Çanakkale’de şehit düşen dedesinden kalan eşyayı da sergilediğini dile getiren Yılmaz, “Dedemden kalan asker çantası ve matarası da var. Amacım gelecek nesle bu kültürü aktarmak. Bu eşyanın bir dönem insanlar için önemli olduğunu, bunları kullandıklarını anlatmak istiyorum.” diye konuştu.

Kapılarının her zaman herkese açık olduğunu, burasını insanlarla paylaşmak için yaptığını belirten Yılmaz, şunları belirtti:

“Gelenimiz gidenimiz de çayımız da eksik olmaz. Zaten burasını yapma amacım da insanlar gelsin, tanışalım toplumla bütünleşelim idi. Görenler fikri beğeniyor. Bazı misafirlerimiz burasını gördüğünde evinde eskiden kalan bir malzeme varsa getirip bana hediye ediyor. Ben de burada sergiliyorum. Bazı yaşlı insanlar eskiye dönüp hatıralarını anımsıyor, çoğu duygusallaşıyor. Bu kültürü yaşattığım için de bana çok minnet ediyorlar.”

You may also like...

Bir cevap yazın