Küresel piyasaların gözü kulağı Jackson Hole’de olacak

Küresel pay piyasaları ABD Merkez Bankası’nın (Fed) varlık alımlarını azaltmaya bu yıl başlayabileceği beklentilerinin artması ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında artan vaka sayılarıyla satış ağırlıklı bir seyir izlerken, gelecek hafta gözler Jackson Hole Ekonomi Politikaları Sempozyumu ve yoğun veri gündemine çevrildi.

Küresel pay piyasalarında bu hafta Fed’in toplantı tutanakları yatırımcıların odağında bulunurken, tutanaklarda “Üyelerin çoğu, ekonominin beklendiği gibi geniş bir şekilde toparlanması koşuluyla varlık alımlarının hızını bu yıl düşürmeye başlamanın uygun olabileceği kanaatinde olduklarını belirttiler.” ifadesi kullanıldı.

Böylece, Fed’in destekleyici tutumunun yavaş yavaş yerini şahinleşen bir duruşa bırakacağı endişesi, küresel pay piyasalarının satıcılı bir seyir izlemesine neden olurken, Kovid-19 salgınında delta varyantının yayılmaya devam etmesi ve uygulanan kısıtlamalardaki artış, pay piyasalarındaki satıcılı seyri derinleştirdi.

Öte yandan, küresel ekonomik toparlanmaya ilişkin endişelerin de güçlenmesi birçok varlık fiyatında oynaklığı artırırken, güvenli liman varlıklara talep devam etti.

Gelecek hafta gözler ABD’de yapılacak Jackson Hole Ekonomi Politikaları Sempozyumu’na çevrilirken, Fed Başkanı Jerome Powell’ın cuma günü yapacağı konuşmada para politikasının geleceğine ilişkin olası sözle yönlendirmeleri yatırımcıların odağına yerleşti.

Bununla birlikte, Kansas City Fed tarafından yapılan açıklamada bu yılki sempozyumun planlananın aksine Kovid-19 vakaları sebebiyle çevrim içi düzenleneceği bildirildi.

Brent petrolün varil fiyatı 3 haftada 10 doların üzerinde geriledi

Dolar endeksi Fed’in şahinleşen sinyalleriyle Kasım 2020’den bu yana en yüksek seviye olan 93,73’e yükselmesinin ardından hafif gerilese de haftayı yüzde 1,1 artışla 93,50’den tamamladı.

Bu gelişmelerle bu hafta ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi düşüş eğilimini üst üste ikinci haftaya taşıyarak, haftayı yaklaşık 3 baz puan düşüşle yüzde 1,2610’dan tamamladı. ABD’nin 2 yıllık tahvil faizi ise yükseliş eğilimini üst üste üçüncü haftaya taşıdı ve 1 baz puan artışla yüzde 0,2220’ye çıktı.

Öte yandan, emtia fiyatları söz konusu haber akışıyla birlikte oldukça oynak bir haftayı geride bıraktı.

Fed’in değişen tutumu, Çin’in piyasayı regüle etme çalışmaları ve delta varyantının küresel ekonomik görünümü belirsizleştirmesi emtia fiyatlarında satışların derinleşmesine neden olan faktörler olarak öne çıktı.

Bakırın libresi bu gelişmelerle son 9 haftanın en hızlı düşüşünü gerçekleştirerek, yüzde 5,2 azalışla 4,09 dolara geriledi.

Altının ons fiyatı dolar endeksindeki güçlenmeye karşın yüzde 0,2 artışla 1.782,7 dolara çıkarak haftayı değer kazancıyla tamamladı.

Kovid-19 salgınında delta varyantının ekonomik toparlanmayı olumsuz etkileyebileceği endişesinin petrol üzerindeki baskıyı sürdürmesiyle Brent petrolün varil fiyatında Ekim 2020’den bu yana en hızlı haftalık düşüş kaydedildi. Brent petrolün varil fiyatı böylece düşüş eğilimini üst üste 3. haftaya taşıyarak haftalık bazda yüzde 7,4 azalışla 64,78 dolara indi. Böylece Brent petrolün varil fiyatı 3 haftalık süreçte 10 doların üzerinde değer kaybetti.

ABD, Jackson Hole’e kilitlendi

ABD’de Fed’in toplantı tutanaklarının yatırımcıların odağında olduğu haftada varlık alımlarını azaltmaya bu yıl başlayabileceği beklentilerinin artmasıyla New York borsası satıcılı bir seyir izlerken, gelecek hafta gözler Fed Başkanı Jerome Powell’ın Jackson Hole Ekonomi Politikaları Sempozyumu’nda yapacağı konuşmaya çevrildi.

Hafta içinde açıklanan Açık Piyasa Komitesi (FOMC) tutanaklarında tüm üyelerin aralık ayından bu yana ekonominin Komitenin maksimum istihdam ve fiyat istikrarı hedefleri doğrultusunda ilerleme kaydettiğinde hemfikir olduğu belirtilerek, enflasyondan endişe duyan üyelerin, varlık alımlarının azaltılmasının nispeten kısa sürede başlamasının daha ihtiyatlı olacağını savunduğu aktarıldı.

Tutanaklarda, üyelerin komitenin politikasında değişiklik yapmadan önce bildirimde bulunacağı konusunda hemfikir olduğunun aktarılmasıyla da gözler bundan sonra yapılacak sözle yönlendirmelere çevrildi.

Bu çerçevede, Jackson Hole Ekonomi Politikaları Sempozyumu’nda, Powell’ın cuma günü yapacağı konuşma konuyla ilgili yönlendirme için önemli fırsatlardan birini oluşturuyor.

Kansas City Fed tarafından 1978’den bu yana düzenlenen sempozyumda dünya genelinden merkez bankası başkanları, maliye bakanları ve akademisyenlerin katıldığı toplantılarda genel olarak güncel küresel ekonomik durum ele alınırken, para politikasının geleceğine ilişkin değerlendirmeler ve olası politika adımlarına ilişkin yapılan yönlendirmeler dikkati çekiyor.

Fed’in takviminde yer alan bilgilere göre, Fed Başkanı Jerome Powell’ın Jackson Hole Ekonomi Politikaları Sempozyumu’nda bu sene yapacağı konuşmanın temasının “Ekonomik Görünüm” olacağı belirtildi. Merakla beklenen konuşmanın başlığının geçen yılın aksine oldukça genel olduğu dikkati çekti.

Fed Başkanı Powell’ın geçen yılki sempozyumda yaptığı konuşmanın başlığı bankanın takviminde “Para Politikası Çerçevesi İncelemesi” olarak yer almıştı. Powell, geçen yılki toplantıda Fed’in para politikası stratejisinde değişikliğe gittiğini açıklayarak, bankanın “ortalama” yüzde 2 enflasyonu hedefleyeceğini duyurmuştu.

Öte yandan, gelecek hafta ABD’nin makroekonomik veri takviminde pazartesi günü imalat sanayi ve hizmet sektörü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) ile perşembe günü büyüme gibi önemli verilerin bulunduğuna dikkati çeken analistler, söz konusu verilerin de pay piyasalarını etkileyebileceğini vurguladı.

Bu hafta ABD’de açıklanan makroekonomik verilerde ise ekonomik gidişata ilişkin karışık sinyaller yoğunluktaydı. Buna göre, ABD’de perakende satışlar yüzde 1,1 azalışla beklentilerin üzerinde gerilerken, sanayi üretimi yüzde 0,9 artışla öngörüleri geride bıraktı. Haftalık işsizlik başvuruları 348 binle 17 ayın en düşük seviyesine inerken, konut başlangıçları 1 milyon 534 binle beklentileri karşılayamadı.

S&P 500 endeksi ve Dow Jones endeksi hafta içinde gördüğü en yüksek seviye rekorunu kırmasına karşın bu seviyelerde tutunamadı ve söz konusu gelişmelerle New York borsasında satış ağırlıklı bir seyir izlendi. Buna göre, S&P 500 endeksi yüzde 1,1, Dow Jones endeksi yüzde 0,59 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,73 değer kaybetti.

23 Ağustos ile başlayan haftanın veri takviminde ayrıca, pazartesi ikinci el konut satışları, salı Richmond Fed Sanayi Endeksi ve yeni konut satışları, çarşamba dayanıklı mal siparişleri, perşembe haftalık işsizlik başvuruları ve cuma kişisel gelirler, kişisel harcamalar, toptan stoklar ve Michigan Tüketici Güven Endeksi takip edilecek.

Avrupa borsalarında iki haftalık rekor serisi bitti

Avrupa borsaları, küresel pay piyasalarına paralel satış ağırlıklı seyrederek iki haftalık rekor serisine son verirken, gelecek hafta bölge genelinde imalat sanayi ve hizmet sektörü PMI ile Almanya’da büyüme başta olmak üzere veri gündemi takip edilecek.

Avrupa borsaları Kovid-19 salgınında delta varyantının Avrupa ülkelerinin önemli ticari ortaklarında yayılmaya devam etmesi, Fed’in yıl sonuna doğru varlık alımlarını azaltmaya başlayabileceği endişesiyle satıcılı seyretti.

Makroekonomik verilerin beklentiler dahilinde gelmesi ve güçlü geçen bilanço dönemi ise aşağı yönlü hareketlerin derinleşmesini önleyen başlıca etkenler oldu.

Buna göre, Avro Bölgesi’nde Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) ikinci çeyrekte çeyreklik bazda yüzde 2, yıllık bazda yüzde 13,6 artarken, aylık bazda yüzde 0,1 azalan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), yıllık bazda ise yüzde 2,2 yükseldi. Böylece, söz konusu veriler öngörüler dahilinde gerçekleşmiş oldu.

İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) enflasyonun artmaya devam etmesi halinde gerekli önlemleri alacağını belirttiği bir önceki faiz kararı sonrası, İngiltere’de TÜFE aylık bazda değişmezken, yıllık bazda yüzde 2 artarak beklentilerin altında kalması satış baskısını hafifletti. Öte yandan, İngiltere’de işsizlik yüzde 4,7’ye geriledi.

Söz konusu gelişmelerle bölge ülkelerinden Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya’nın 10 yıllık tahvil faizleri düşüş eğilimini sürdürürken, Almanya hariç söz konusu ülkelerin tahvil faizlerindeki düşüş eğilimi üst üste 8. haftaya taşındı.

Güçlenen dolar karşısında gerileyerek Kasım 2020’den bu yana en düşük seviyesine gerileyen avro/dolar paritesi haftayı yüzde 0,9 değer kaybıyla 1,1701’den tamamladı.

Bu gelişmelerle, haftalık bazda Almanya’da DAX endeksi yüzde 1,06, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,81, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 3,91 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 2,75 değer kaybetti.

Gelecek hafta; pazartesi bölge genelinde imalat sanayi ve hizmet sektörü PMI ile Avro Bölgesi’nde tüketici güven endeksi, salı Almanya’da büyüme ve çarşamba Almanya’da Ifo iş ortamı güven endeksi verileri takip edilecek.

Asya piyasası, küresel piyasalardan negatif ayrıştı

Asya borsalarında derinleşen satış ağırlıklı seyir sonrası Çin ve Japon pay piyasaları yılbaşından bu yana elde ettikleri kazançları geri vererek negatif getiriye döndü.

Bölgede artan Kovid-19 vakalarıyla uygulamaya alınan kısıtlamalar, Çin’in ekonominin büyük bölümünü regüle etme kararı, çip krizinin bölge ekonomilerine etkileri, Çin’de beklentilerin altında kalan makroekonomik veriler ve Fed’in değişen tutumu Asya borsalarını baskılayan etkenlerin başında geliyor.

Çin’in Kovid-19 salgınına yönelik sert önlemlerinin ekonomik toparlanmayı etkileyebileceği ve küresel fiyatlarda yükselişe sebep olabileceği endişesi risk algısını artırmaya devam ediyor.

Bununla birlikte Çin’in ekonomiyi regüle etme kararı sonrası artan belirsizlikler birçok varlık üzerinde risk unsuru olmayı sürdürürken, emtialar bu durumdan en fazla etkilenen varlık grubu olarak dikkati çekiyor.

Özellikle, Tayvan ve Güney Kore pay piyasalarında çip üretici şirketlerin hisse fiyatları uzun bir aradan sonra yükselse de, konuya ilişkin devam eden belirsizlikler yatırımcıları tedirgin ediyor.

Makroekonomik veri tarafında Japonya ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 1,3 büyüyerek beklentileri geride bıraksa da, Çin’de perakende satışların yüzde 8,5, sanayi üretiminin yüzde 6,4 artarak öngörülerin gerisinde kalması, Kovid-19 salgınında delta varyantının ekonomik toparlanmaya etkilerinin beklenenden daha ağır olabileceği endişelerini beraberinde getirdi.

Bu hafta açıklanan diğer verilere göre ise Japonya’da TÜFE aylık bazda yüzde 0,3 azalarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti.

Öte yandan, Çin ve Japon borsaları bu haftaki düşüşle birlikte yılbaşından bu yana negatif getiri bölgesine inerek, Hong Kong borsasına katılmış oldu.

Bu gelişmelerle, Şanghay bileşik endeksi haftalık bazda yüzde 2,53, Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 3,45, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 5,84 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 3,50 değer kaybetti.

23 Ağustos ile başlayan haftanın veri takvimi sakin görünürken, cuma günü Japonya’da Tokyo TÜFE ve Çin’de sanayi karlılıkları takip edilecek.

Borsa İstanbul’da düşüş sınırlı kaldı

Yurt içinde bu hafta Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi küresel pay piyasalarına paralel satış ağırlıklı bir seyir izlese de düşüş sınırlı kaldı.

BIST 100 endeksi, Fed tutanakları öncesinde küresel pay piyasalarından pozitif ayrışsa da, Fed’in varlık alımlarını yılsonundan önce azaltabileceğine ilişkin tutanaklar, endekste küresel pay piyasalarına paralel satış baskısını beraberinde getirdi.

Bu hafta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) Toplantı Özeti takip edilirken, özette, “Politika duruşu, enflasyon gelişmeleri ve enflasyon beklentileri dikkate alınarak dezenflasyon sürecini en kısa sürede tesis edecek ve orta vadeli hedeflere ulaşıncaya kadar bunun sürekliliğini sağlayacak bir sıkılık düzeyinde belirlenmeye devam edilecektir.” ifadeleri kullanıldı.

Bununla birlikte TCMB, “Kısa Vadeli Dış Borç”, “Uluslararası Yatırım Pozisyonu”, “Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Döviz Varlık ve Yükümlülükleri” ile “Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri”nde revizyona gitti.

TCMB tarafından paylaşılan bilgi notunda, revizyonlarla ticari krediler verilerinde tespit edilen yanlılıkların veri kalitesinin artırılması yoluyla düzeltildiği, menkul kıymet istatistiklerinde uluslararası standartlara uyumun artırıldığı ve yurt dışı yerleşiklerin mevduatlarında kısa ve uzun vade ayrımının istatistiklere yansıtıldığı belirtildi.

Analistler, BIST 100 endeksinde 1.440 seviyesinin teknik açıdan önemli destek olduğunu aktararak, endeksin bu seviye üzerinde tutunmayı başardığını, bu durumun da yukarı yönlü trend açısından önem arz ettiğini bildirdi.

Öte yandan, ülke genelinde Kovid-19 salgınına karşı aşılama hızla devam ederken, toplam yapılan aşı sayısı 88 milyonu geçti.

Bu gelişmelerle, BIST 100 endeksi haftayı yüzde 0,21 azalışla 1.444,63 puandan tamamlarken analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1.440 puanın üzerinde kalıcı olunması halinde 1.470 puanın direnç olarak takip edileceğini söyledi.

Doların birçok para birimine karşı değer kazandığı haftada dolar/TL, haftalık bazda yüzde 0,35 değer kaybıyla 8,4945’e geriledi.

Gelecek hafta yurt içinde, pazartesi tüketici güven endeksi ve imalat sanayi PMI, çarşamba kapasite kullanımı, reel kesim güven endeksi ve sektörel güven endeksleri, cuma ise ekonomik güven endeksi verileri takip edilecek.

You may also like...

Bir cevap yazın