Milli sporcu Derin Demirsoy: Biniciliği herkese tavsiye ediyorum

Biniciliğe çok küçük yaşta başlayan milli sporcu Derin Demirsoy, herkese bu sporu tavsiye ettiğini söyledi.

Hollanda’da yaşayan Derin Demirsoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, biniciliğin terapi sporu olmasının yanı sıra keşif sporu olduğunu, sabırlı ve istikrarlı bir şekilde ilerlendiğinde de binicilikte kariyer yapılabileceğini kaydetti.

Biniciliğe 3 yaşında başlamasının sağlam temellere sahip olmasında faydalı olduğunu belirten Derin Demirsoy, “Her sporda olduğu gibi küçük yaşta başlanması avantaj olsa da bir zorunluluk değil. Bir canlıyla birlikte yapılan nadir bir spor olduğu için bu keyfi herkesin tatmasını tavsiye ederim. Gerçekten müthiş bir his. Herkesin hayatında böyle bir his ve zevki keşfetmesi gerektiğini düşünüyorum.Bu sporun üst noktasına erişebilmek için en önemlisi, çok çalışmak ve antrenman yapmak fakat bu spor hobi olarak da çok keyifli. O yüzden herkese bu sporu tavsiye ederim. Atlar çok özel, sevgi dolu ve hayatınızı değiştirecek canlılar.” değerlendirmesinde bulundu.

Biniciliğe olan tutkusunun atlarla kurduğu bağ ile arttığını dile getiren milli sporcu, şunları söyledi:

“En büyük zevkim, atlarımı sene boyunca eğitip, birlikte büyüyüp, öğrenerek, onları doğru yola soktuktan sonra zamanı geldiğinde de büyük bir yarışmada derece elde etmek. Örneğin şu an büyük grand prix’lerde koştuğum ‘Koblent’ isimli atım benimle başladı ve son dört senedir birlikteyiz. Fransa Saint-Tropez’de düzenlenen Avrupa’nın en büyük yarışmalarında derece elde ediyoruz. Bu çok gurur verici ve emeğimizin, masrafımızın getirisini gösteren bir şey. Benim için en gurur verici his bu.”

Yarışlarda başarı elde ettiğinde atların da bunu hissettiğini aktaran Derin Demirsoy, şöyle devam etti:

“Atların vücut ısısı bizimle hemen hemen aynı olduğu için hissettiğimiz birçok şeyi onların da hissettiği söylenir, ne kadar doğrudur bilmiyorum. Kurduğumuz sıkı bağdan dolayı ne hissettiğimi, istediğimi, nasıl bir duygu içinde olduğumu atlarımın çok iyi anladıklarını düşünüyorum. Atlar da bu spora ve hayata o kadar alışıyorlar ki yarışmadan sonra ödül seremonisine çıktıklarında kendileriyle gurur duyduklarını, ne kadar mutlu ve motive olduklarını hissedebiliyorsunuz. Dışarıdan bile gözükebilen bir his ve değişiklik bu.”

Derin Demirsoy, başarılarında önemli rolleri bulunan birkaç atın kendisi için daha özel olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Ne kadar ferdi bir spor olsa bile bu bir takım sporu. Atımızla birlikte benim her zaman dediğim bir şey vardır. Atla binicinin birbirlerini yüzde 100’e tamamlamaları gerekiyor. Belki bir gün binicinin performansı yüzde 70 olabilir o geri kalan yüzde 30 ise atına bağlıdır. Ya da bazen de tam tersi olabilir, binicinin iyi günü olmaz atın iyi günü olur. Bunun en önemli noktası takım olarak birbirimizi yüzde 100’e tamamlamak. Benim çok özel atlarım oldu. Son 8 yıldan bahsedersem ‘Herry Kane’ isimli atımla çok büyük başarılar elde ettik. Ondan önce Avrupa Şampiyonası’nı koştuğum, madalya kazandığımız ‘Madik’ adlı kısrak da hayatımda çok büyük yer aldı ve büyük anılarım oldu. Bu atların hepsi benim binici ve endüstrideki bir insan olarak ileri gitmemi sağladı.”

Türkiye’de biniciliğin Avrupa ile kıyaslandığında geride kaldığını kaydeden Derin Demirsoy, “İleri gidiyor, gelişiyor fakat Avrupa’daki seviyeye yetişmek çok zor, kıyasla hala çok gerideyiz. Avrupa’da bu endüstri çok büyük, yıllarca uğraşılmış ve büyümüş bir endüstri. Umarım önümüzdeki senelerde Türkiye’deki seviyenin, ilginin artışı devam eder ve ileride de inşallah Türk takımları her kategoride yer alır, Avrupa’da başarılarına devam eder.” şeklinde görüş belirtti.

You may also like...

Bir cevap yazın