‘O kadar ağrınız oluyor ki çoğu şeyi unutuyorsunuz’

14 yıldır ebelik yapan 3 çocuk annesi Kübra Arslan (32), AA muhabirine, geçen yıl 21 Eylül’de sezaryene girecek bir hastanın takibini yaptığını, bu sırada Kovid-19’a yakalandığını, boğaz ağrısı, terleme, halsizlik yaşadığını anlattı.

Arslan, “İlk başta ‘Çocuklarıma, eşime, çevreme bulaştıracak mıyım?’ diye korktum. Herkeste aynı belirtiler göstermiyor, ağır tablolar oluşturabiliyor, bu nedenle korkarlar diye ilk başta aileme bile söyleyemedim.” dedi.

Arslan, bebeğini emzirdiği için ilaç kullanamadığını, evin içerisinde çift maskeyle dolaştığını, çocuklarında da daha sonra yüksek ateş olduğunu belirtti.

Kendisinin ardından eşinin de Kovid-19’a yakalandığını, iş yerinde de bu hastalığı ağır geçiren arkadaşları olduğunu anlatan Arslan, “Hepsi çok şükür aramıza döndüler. İnşallah bu Kovid-19 sürecini atlatırız. En çok çocuklarımla gezmeyi istiyorum, en çok onu özledim. Acaba vücudumuzda farklı hasarlar bırakır mı, çevremizdeki insanlara bulaştırır mıyız korkusu çok oldu.” ifadesini kullandı.

İyileştikten sonra Kovid-19’lu hastaların takibine girmeye devam ettiklerini dile getiren Kübra Arslan, şöyle devam etti:

“Çünkü onlar da insan. Biz onlardan kaçmadık, korkmadık, görevimizi yerine getirdik. El birliği ile sadece ben değil, bütün hastane bunu yaptı. O hastaları asla dışlamadık. Yine tedbirimizi aldık. Bir şekilde o hastaları yeri geldi doğum yaptırdık, yeri geldi takip ettik. Elimizden gelen çabanın hepsini gösterdik. Bizim için yeni doğan bir bebeğin bir nefes alması bir mucize, bir annenin rahat bir şekilde doğum yapması bir mucize. O çocuğu sağlıklı bir şekilde doğurtmak bir mucize. Bazı sıkıntılar olsa da çok şükür ki elimize doğan çocuğu canlı alabiliyoruz, annesinin, ailesinin kucağına verebiliyoruz. Bu bizim için güzel bir şey. Kovid-19 sürecinde de bu aynı şekilde devam etti.”

“Oğluma, eşime, kayınvalideme ve görümceme de bulaştırmış oldum”

Yaklaşık 5 yıldır ebelik yapan Dilek Kalı da (29), takibini yaptığı bir gebeden Kovid-19’un bulaştığını, Aralık 2020’de testinin pozitif çıkması sonrasında hemen eve gittiğini, 1,5 yaşındaki oğlunun da hasta olduğunu öğrendiğini anlattı.

“Oğluma, eşime, kayınvalideme ve görümceme de bulaştırmış oldum” diyen Kalı, ilk 3 gün zorluk çektiğini, eklem ağrılarının, iştahsızlık, koku ve tat duygusunun azalmasının kendisini zorladığını söyledi.

Kronik rahatsızlığı olan bir arkadaşına virüsü bulaştırdığı için çok üzüldüğünü belirten Kalı, şunları kaydetti:

“Bizim kronik rahatsızlığımız olmadığı için sıkıntısız atlatacağımıza inanıyorduk ama onun nasıl geçireceğini düşünmek gerçekten çok yıpratıcıydı. Zaten ilk bulaştığını öğrendikten sonra insanın aklına, ‘Acaba kime bulaştırdım, onların süreci nasıl geçecek?’ diye geçiyor. Daha sonrasında o kadar ağrılarınız oluyor ki çoğu şeyi unutuyorsunuz.

Dünyadaki bütün sağlıkçılar olarak herkesin kaçtığı bu hastalıkla biz bire bir mücadele ettik. Bize bulaştı, ailelerimize bulaştı, çok zor atlatan arkadaşlarımız oldu, atlatamayanlar oldu. Etrafımdan atlatamayan çok sayıda kişi oldu. Bu yönden bizi çok yıpratan bir süreç oldu. Doğum, doğumhane zaten acil gibidir, gecesi gündüzü olmayan, asla saatlerinde esneklik bulunmayan, hiçbir zaman doğumun durmadığı bir yerde çalışıyoruz. Çok fazla pozitif olan gebelerimiz de oldu. Takiplerini yaptığımız, doğumlarında bulunduğumuz çok hasta oldu.”

Dilek Kalı, herkesin maske, mesafe ve temizlik kurallarına riayet konusunda duyarlı olmasını istedi.

You may also like...

Bir cevap yazın