Bize ile Bağlan

Çevre

‘Plastik Taahhütleri Rehberi’ tanıtıldı

Yayınlanan

aktif

'Plastik Taahhütleri Rehberi' tanıtıldı

Global Compact Türkiye, İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) ve Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (TÜSİAD) iş birliğiyle plastik kirliliğini önleme hedefiyle hayata geçirilen İş Dünyası Plastik Girişimi’nin (İPG) “Plastik Taahhütleri Rehberi” çevrim içi gerçekleştirilen bir programla tanıtıldı.

Etkinlik, Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetimi Hakan Güldağ’ın moderatörlüğünde TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Dildar Edin ve Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dördüncü’nün katıldığı “Başkanlar Paneli” ile başladı.

Panelde konuşan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, plastiğin, atıkların neredeyse yüzde 95’ini oluşturduğunu belirterek, plastik meselesinin gündeme gelmesiyle aslında bütün atıkların ele alındığını söylemenin münkün olduğunu ifade etti.

Sınır kaynak olan plastik atıklarla mücadelede döngüsel ekonominin hayata geçirilmesinin önemini vurgulayan Kaslowski, “Attığımız plastiği tekrar kullanmak suretiyle, o değeri ekonomiye tekrar kullandırtmayı ancak bu yolla başarırız. Dolayısıyla muhtemelen önümüzdeki dönemde çok başarılı ekonomik modeller hayata geçirilebilecek. Bunu da ancak inovasyonla ve sektördeki yapılacak gelişmelerle sağlayabileceğiz. Bir anlamda da çevremiz için buna mecburuz.” diye konuştu.

Kaslowski, Türkiye’nin dünya değer zinciri içerisinde yer almaya devam etmeden başka bir alternatifinin olmadığını ifade ederek, “Biz de Avrupa’nın liderliğini almış olduğu yeşil dönüşüm stratejisinin bir parçası da olmak zorundayız. Biz de iş dünyası olarak bu konuda önemli bir rol alabiliriz. Bu döngüsel ekonominin yarattığı farkındalık için iPG önemli bir bacağıdır. Ar-Ge konusu ve bu konudaki yapılacak olan inovasyon yatırımı diğer bir ayağı olacaktır. Bir taraftan iş dünyası, bir taraftan kamu diğer taraftan da nihai tüketiciler bu konuda bir farkındalık yaratma görevini üstlenmemesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Kaslowski, farkındalık açısından kesinlikle olumlu bir yere doğru gidildiğini ifade ederek, plastik atıkla mücadelenin teknolojik açıdan ve kamu politikaları açısından gelişmelere ve düzenlemelere açık bir saha olduğunu belirtti.

TÜSİAD olarak, “Avrupa Yeşil Mutabakatı-Döngüsel Ekonomi Eylem Planı Türk İş Dünyası’na Neler Getirecek?” raporunu haziran ayında tanıttıklarını hatırlatan Kaslowski, “Daha az atığın ve daha fazla değerin yaratıldığı, ürün yaşam döngüsünün uzaması hedefi Ar-Ge ve inovasyon altyapısının güçlendirilmesine yönelik mekanizmaları şekillendiriyor. Çevresel, sosyal ve ekonomik açıdan önemli avantajları birlikte getiriyor. Bu yeni ekonomi sistemini ülkemizde de kurgulamalıyız.” ifadelerini kullandı.

Kaslowski, döngüsel ekonomiye geçiş adımlarının dünyayla ile eş zamanlı atıldığına dikkati çekerek, aslında geç kalınmadığını ancak bu trenin asla kaçırılmaması gerektiğini vurguladı.

“Yeni plastik ekonomisi yaklaşımının benimsenmesi gerekiyor”

SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Dildar Edin de plastik atıkla mücadele uzmanlığın ve bilgi paylaşımının kritik önemine işaret etti.

Döngüsel ekonomi odaklı iş modellerin, plastik kirliliğin temel sebeplerine ekonomik, sosyal ve çevresel çözüm sunduğunu belirten Edin, şunları kaydetti:

“Tasarım ve inovasyonla plastik ambalajları geri dönüştürülebilir olması, gereksiz ve problemli plastik ambalajların tamamen ortadan kaldırılmasını sağlamak ve yeniden kullanım modelleriyle tek kullanımlık plastiklerin önüne geçmenin de mümkün olduğunu söylüyoruz. Bu perspektifle de yeni plastik ekonomisi yaklaşımının benimsenmesi gerekiyor. Bu yaklaşım plastikte yeni fırsatları yakalamak için döngüsel ekonomi ilkeleriyle uyumlu, plastiğin ekonomik değerini koruyacak şekilde ikinci ham madde olarak ekonomiye kazandırılmasını da içeren yeni bir vizyon sunuyor. Hem sosyal hem de çevresel fayda sağlıyor. Tüketimden ziyade üretim modelleriyle de beraber dizayn ediyor. Burada bütüncül yaklaşım yani baştan beri esasında bu süreçte gördüğümüz en temel şey bütüncül yaklaşan şirketlerin bu süreci daha iyi yönettiği yani materyalden ürüne, hizmetten işletmeye, stratejiden politikaya kadar tüm süreçleri yeniden değerlendirilmesi gerekiyor.”

Edin, Türkiye Döngüsel Ekonomisi çatısı altında döngüsel ekonomi konusunda öncü bir ülke olan Hollanda’yla iş birliği yaptıklarını belirterek, İPG imzacılarına özel düzenledikleri eğitim kapsamında, sürdürülebilir ve döngüsel ambalaj tasarımı hakkında bilgilendirme, ambalaj değer zincirindeki paydaşları harekete geçirmek için öngörülerin kazanılması, döngüsel ekonomi prensiplerinin keşfedilmesi ve döngüsel iş modellerinin ve tasarım stratejilerinin uygulama çalışmalarını gerçekleştirdiklerini bildirdi.

“Başkanlar Paneli”nin ardından SKD Türkiye Proje Yöneticisi Şeyda Dağdeviren Hill, Plastik Taahhütleri Raporu’nu ile katılımcı şirketlerin program kapsamında verdiği detaylı taahhütleri, taahhütlere yönelik bulguları ve net azalım miktarlarını paylaştı.

Çevre

Dünyada 5 sürüngenden 1’i yok olma çekincesiyle karşı karşıya

Yayınlanan

aktif

Yazar

Dünyada 5 sürüngenden 1'i yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

Yaklaşık 1000 bilim insanoğlunun katılmış olduğu 2005’te başlamış olan araştırmanın neticeleri Nature mecmuasinde yayımlandı.

Çalışmada incelenen 10 bin 196 sürüngen türünün yüzde 21’i, nesli çekincede, çekinceli netice aşfakatde çekincede yada yok olmaya açık olarak dersliklandırıldı.

Araştırmada, kral kobra benzer şekilde sürüngenlerin, ormanlamış olurda insan tahribatının fazcalalaşması sebebiyle, çölde yaşayanlamış olura bakılırsa yok olma çekincesinin daha yüksek olduğu kaydedildi.

Duke Üniversitesinde ekolojist Stuart Pimm, bu emek harcfakatnın oldukça mühim olduğuna işaret ederek, “Araştırma, tehdit altındaki türlerin nerede olduğu ve onları korumak için nerede emek harcfakatmız gerektiği mevzusunda data veriyor.” kıymetlendirmesinde byücenmuş oldu.

Dünya çapında sürüngen yaşamına yönelik en büyük tehdidin habitat tahribatı olduğu ifade edildi.

Devamını görüntüle

Çevre

‘Sürdürülebilirlik temalı krediler’ gelecek dörutubetde büyük örutubet kazcaanacak

Yayınlanan

aktif

Yazar

'Sürdürülebilirlik temalı krediler' gelecek dönemde büyük önem kazanacak

İbrahim Öztop, sürdürülebilirlik alanındaki projeler, Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) politikaları hakkında AA muhabirine kıymetlendirmelerde byücenmuş oldu.

Kalkınma bankacılığı, yatırım bankacılığı ve Türkiye Kalkınma Fonu (TKF) olarak üç kolda yürüttükleri etkinliklerle sürdürülebilir finansmanda sektördeki bankalara yol şovci rollerine ilaçm ettiklerini belirten Öztop, istihdam yaratma, cari açığı azcaaltma, kalkınmada ilkinlikli sektörlerin desteklenmesi, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğinin finansmanına ek olarak teknolojik girişimlerin desteklenmesi benzer şekilde ilk olarakndirdikleri mevzuların tfakatm deliğinin çevresel, cemiyetsal ve tutumsal boyutlarıyla sürdürülebilir kalkınmanın finansmanına yönelik byücenduğunu söylekidi.

Öztop, kalkınma bankacılığı çatısı altında yapımat sanayi yatırımlarını kredilendirdiklerini, yerli yenilenebilir enerji kaynaklarının ekonomiye kazcaanmıştırrılmasını fakatçlayan projeleri finanse ettiklerini aktardı.

Toptan bankacılık (APEX) ile de ticari bankalar ve finansal kiralfakat şirketlari benzer şekilde öteki finansal kurumlar üstünden mikro, küçük ve büyük ölçekli şirketların tematik yatırımlarına kaynak elde etmiş olduklarını özetleyen Öztop, bu biçim şeylerin tfakatm deliğinin, Türkiye’nin kalkınmada ilkinlikli mevzularıyla ilişkili olup sürdürülebilir ve kapsayıcı gelişmeyi desteklediğini dile getirdi.

Öztop, şöylekiki ilaçm etti:

“İş süreçlerimizin bir parçası olarak geçmiş olduğumiz yıl Etki Yönetimi Çalışma Prensipleri’ni imzalayan Türkiye’deki ilk kurum olduk. Prensiplerin küresel standartları doğrultusunda; proje finansmanı ve Türkiye Kalkınma Fonu etkinliklerimizi ‘etki lensi’ ile daha oldukça ölçülebilirlik sağlayarak yöneteceğiz. 2021 yıl sonu saygınlıkıyla portföyümüzün averaj yüzde 81’i sürdürülebilirlik temalı kredilerden oluşuyor.

Finanse etmiş olduğumiz projelerle yıllik averaj 3 milyon ton sera gazcaı emisyonu salımını engelliyoruz. Kapsam 3 emisyonlarının hesaplanmasına yönelik internasyonal metodolojiler hakkında çaslımlemelerimizi sürdürüyoruz. Banka olarak, her alanda yeşil kalkınmanın hedeflerine tam olarak hizmet yazcaınsallmek ve etki yatırımlarını artırabilmek fakatcıyla, şirketlara ana para olarak kaynak sağlanması tarafında da 2019 yılı sonunda kurduğumuz Türkiye Kalkınma Fonu ve bu fon çatısı altında yer edinen alt fonları ile Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağlayacak bir finansal mekanizmayı yaşfakat geçirdik.”

İbrahim Öztop, geçen yıl Türkiye’nin ilk düşük karbonlu ekonomiye geçiş tahvilinin (transition bond) ihracında münhyüzyıl finansal danışman olarak yer aldıklarını hatırlattı.

İhraç gelirlerinin kullanıldığı projelerin; karbon ayak izini azcaaltma, karbondan arındırma ve kaynak verimliliğine yönelik mühim gelişmeler sağlfakatyı fakatçladığını belirten Öztop, Fransız Kalkınma Ajansı (AFD) ile 100 milyon avroluk yeşil tahvil ihracının alımı için ön protokol imzaladıklarını beyan etti.

Tahvil gelirlerinin büyük bir kısmını Türkiye’de iklim değişikliği ile harpım ve uyarlfakat sağlfakatya katkıda byücenan yeşil projelerin finanse edilmesi için kullanacaklarını vurgulayan Öztop, “Banka olarak, sürdürülebilir kalkınma fakatçları doğrultusunda ana para piyasaları ve sürdürülebilir finansman alanında yeni bir ilke daha imza atarak Türkiye’nin ilk cemiyetsal sukuk ihracını da geçmiş olduğumiz yıl başarı ile gerçekleştirmiş olduk. ICMA Sosyal Tahvil Prensipleri ve LMA Sosyal Kredi Prensipleri uygunluğu bağlarımsız bir kurum tarafınca da teyit edilen bu ihraç, bankamızın ilk sürdürülebilir finansman ihracı olma hususi durumunu taşıyor ve ana para piyasalarımız açısından da bir ilki teşkil ediyor.” diye mevzuştu.

“ESG temalı krediler önümüzdeki süreçte ülkemiz açısından daha büyük örutubet kazcaanacak”

İbrahim Öztop, kaynak tgüvenılirinin neredeyse yüzde 35’i son 3 yılda olmak suretiyle, 17 yılda internasyonal fonlardan toplam averaj 5,2 milyar dolar tgüvenılir ettiklerini söylekidi.

Banka olarak, Dünya Bankası, Alman Kalkınma Bankası (KfW), Japon Uluslararası İş Birliği Bankası, Asya Altyapı Yatırım Bankası ve Çin Kalkınma Bankası benzer şekilde mühim internasyonal finans kurumları ile sürdürülebilir kalkınmanın finansmanına yönelik ESG temalı birfazcalaca kredi antak kalması gerçekleştirmiş olduklerini belirten Öztop, şunları kaydetti:

“Bunun bir sonucu olarak bugün portföyümüzün yüzde 81’i direkt ve dvakalı olarak Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine katkı sağlıyor. ESG odaklı finansman temalarımız içinde yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, istihdam, altyapı, KOBİ, sıhhat ve eğitim temaları mevcut.

Tgüvenılir etmiş olduğumiz kredileri hem büyük ölçekli sanayi tesisleri hem de KOBİ’lere kullçağrıştırıyoruz. ESG temalı krediler önümüzdeki süreçte ülkemiz açısından daha büyük örutubet kazcaanacak. Paris İklim Anlaşması ve Yeşil Kalkınma sürecimizde ESG temalı kredilerin ülkemize getirilmesi ve sanayicilerimiz ile byüceşturulması mevzusunda öncü görevimüze gelecek yıllerda da ilaçm edeceğiz.”

“Kredi vadesi süresince satın alanlerimizin çevresel ve cemiyetsal perbiçimanslarını izliyoruz”

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü Öztop, Sustainalytics tarafınca ESG başlıklarındaki risk aşfakatlendirmesinde mühim bir başarı kazcaanmıştırklarını belirtti.

Bağımsız aşfakatlendirme kurumu Sustainalytics tarafınca global arenada meydana getirilen kıymetlendirmede ESG aşfakatlendirme notu ve perbiçimansıyla Orta Doğu ve Türkiye’deki tüm kurumlar içinde birinci olduklarını anımsatan Öztop, “Bankamız 11,00 risk notuyla internasyonal averaj 15 bin kurumun yer almış olduğu bu kıymetlendirmede en iyi 308’inci kurum olurken, Türkiye ve Orta Doğu’nun önder şirketi unvanını da kazcaanmış oldu.” dedi.

Alınan birincilik ve elde ettikleri önderliğin sürdürülebilirliğe verdikleri öngüvenılir kanıtlfakatı olduğuna dikkati çeken Öztop, şöylekiki ilaçm etti:

“Bu birincilik, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın internasyonal anlamda çevresel, cemiyetsal ve yönetişim risklerini en iyi yöneten kurumlardan biri byücenmuş byücenduğunun ve Türkiye’de bu anlamda önder kurum byücenmuş byücenduğunun kanıtıdır. Bu başarının arkasında yatan en mühim etmenlerden biri finanse etmiş olduğumiz projelerin tümünde yürüttüğümüz çevresel ve cemiyetsal risk yönetimi emeklerimızdır.

Sistemimizi kurgularken hazcaırlamış olduğumuz politika ve prosedürlerimizde Dünya Bankası ve IFC standartlarıyla uyumu gözettik ve internasyonal Kalkınma Finansmanı Kuryüceşlarının dokümanlamış olurını inceledik. Şunu fazcalaca net ifade yazcaınsallirim ki; bankamızın finansman desteği elde etmiş olduğu yatırımlarda/şirketlarda, mütevazcaice milletal çevresel cemiyetsal regülasyonlara uyum değil, bununla birlikte internasyonal çevresel cemiyetsal standartlara uyum da temel bir yükümlülük olarak mevzumlanıyor. ‘Sorumlu bankacılık’ anlayışımızla; finansman türünden, miktarından ve vadesinden bağlarımsız olarak finansman desteği elde etmiş olduğumız projelerin tümünde çevresel ve cemiyetsal risk kıymetlendirmesi yapıyor, çevresel ve cemiyetsal risklerini finansal risklerinden ayrı görmüyoruz.”

“Müşterilerimiz için çevresel ve cemiyetsal aksiyon planlamış olurı hazcaırlayarak bu alandaki kapasitelerinin geliştirilmesine de aracılık ediyoruz.” diyen Öztop şunlara dikkati çekti:

“Kredi vadesi süresince da satın alanlerimizin çevresel ve cemiyetsal perbiçimanslarını izliyoruz. Banka olarak, finansman desteği elde etmiş olduğumız tüm yatırımların Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına katkısını ölçümlüyoruz. Bu kapsamda, bankacılık sektörünün sürdürülebilir gelecek üstündeki etkiini çoğaltmak fakatcıyla hazcaırlanan ‘UNEP FI Sorumlu Bankacılık Prensipleri’nin de kurucu imzacısı olduğumuzun altını çizmek isterim.

Bir öteki mühim nokta da politika ve prosedürümüzü uygulfakatya koyduğumuz tarihten saygınlıken finanse etmiş olduğumiz yatırımda/şirketda aslabir ölümlü/uzuv yitiklı iş kazcaası, büyük sanayiyel kazcaa ve çevre kazcaası yaşanmadı. Bu da sistemimizin mühim perbiçimans göstergelerinden biri oldu. Bunun yanı sıra finansman elde etmiş olduğumız tüm satın alanlerde Şikayet Giderme Mekanizması kurduk ve Paydaş Katılım Planlamış olurı hazcaırladık, bu emeklerimız da risk yönetimi adına örutubetsediğimiz mevzulardan biri.”

Öztop, 2020 yılsinde ilk Sürdürülebilirlik Raporu’nu ve geçen yıl ilk Entegre Raporu’nu yayımladıklarını belirtti. Entegre raporlfakat yolcyüceğundaki temel motivasyonun; bankanın iyi mi kıymet yarattığını ve hedeflerine iyi mi ulaşmış olduğunı, risk ve fırsatlarını ne şekilde yönetmiş olduğuni verimli ve tümcül bir halde hissedaşlara anlatabiatl olaraklmek byücenduğunu söylekiyen Öztop, “Tüm bu ESG risk aşfakatlendirme sürecinde entegre raporumuz, bankamıza dair kaliteli dataleri sunabilen en mühim kaynakların başlangıcında geldi. Derecelendirmede saydamlık ve kanıt verilerin hisselaşımı da oldukça örutubetyıln bir mevzudu.” diyerek sözlerini tfakatmladı.

Devamını görüntüle

Çevre

Kfakatra Deresi’nden alınan atık su örneklerinin çaslımlemeleri yapılmış oldu

Yayınlanan

aktif

Yazar

Kamara Deresi'nden alınan atık su örneklerinin analizleri yapıldı

Müdürlükten meydana getirilen açıklfakatda, Kfakatra Deresi’ne kırmızı renkli atık sularını verdiği tespit edilen geri dönüşüm tesisinden 16 Nisan’da alınan atık su numunesinin çaslımlemelerinin tfakatmlanmış olduğu açıklandı.

Açıklfakatda, şunlar kaydedildi:

“Analiz neticelerina nazcaaran dereye verilen atık suda 17 parametre çaslımleme edbilimselş ve bunlardan Kimyasal Oksijen İhtiyacı (KOİ) ile Askıda Katı Madde (AKM) parametreleri olmak suretiyle iki parametrenin Su Kirliliği Kontgörevi Yönetmeliğinde emarelen boşalma standartlarını aştığı tespit edbilimselştir. Atık suda herhangi bir ağır metal ve benzeri çekinceli bir kirletici parametreye rastlanılmamıştır.”

Kfakatra Deresi’nin renk değişim yapmasi üstüne 10 gün ilkin İl Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ekiplari dereden incelenmek suretiyle numune almıştı.

Dereye atık suyunu bırakarak nehrin renginin değişmesine sebep olan tesise 1 milyon 799 bin lira ceza uygulanmış ve tesis müddetsiz etkinlikten men edbilimselşti.

Devamını görüntüle

Trend Haberler