Srebrenista’da TİKA’nın Potoçari Soykırım Kurbanlarını Anma Müzesi Projesi Tanıtım Programı düzenlendi

Çam, Srebrenitsa’da yaşanan soykırımın anısına Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığınca (TİKA) gerçekleştirilen Potoçari Soykırım Kurbanlarını Anma Müzesi Projesi Tanıtım Programına katıldı.

                    

O dönem soykırımın yaşandığı önemli alanlardan biri olan eski akü fabrikasında yapılan müzenin ilk aşamasının tamamlandığına işaret eden Çam, “Binanın çatısı tamamıyla yenilendi, kullanışlı hale getirildi. Mekanın özgün yapısını korumak suretiyle müze teşhir tanzim projelendirme sürecini de başlatmış bulunmaktayız.” dedi.

Çam, soykırım felaketinin unutulmaması için yapılan anma müzesi projesinin kısa sürede tamamlanacağını ifade ederek, “Bosna Hersek, Türkiye ve Türk halkının gönlünde çok müstesna bir yere sahip. Türkiye savaş yıllarından bu yana her alanda Bosnalı kardeşlerinin yanında oldu, bundan sonra da olmayı sürdürecektir.” diye konuştu.

Srebrenitsa’da yaşanan soykırımda 8 bin 372 masum sivilin insanlık dışı yöntemlerle hayatını kaybettiğini anımsatan Çam, “Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı’nın ardından yaşanmış en büyük insanlık trajedisi olan Srebrenitsa soykırımı Boşnak halkı için olduğu kadar tüm insanlık için de derin bir yaradır.” ifadelerini kullandı.

Çam, bugün de Avrupalı Müslümanların ayrımcılığa uğramaya devam ettiğini söyleyerek, şunları kaydetti:

“Türkiye, insanlığın geleceğini tehdit eden bu İslam düşmanlığıyla her zaman mücadele ediyor, bundan sonra da etmeye devam edecektir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her zaman ifade ettiği gibi Srebrenitsa’da işlenen soykırımın bir daha tekrar etmemesi için gördüğümüz yanlışları cesaretle dillendirmeye, çözüm yollarını da yine beraberce aramaya devam edeceğiz.”

TİKA’nın Bosna Hersek’te 1995’ten bu yana binden fazla projeyi hayata geçirdiğini aktaran Çam, Türkiye’nin Bosna Hersek’te barış, refah ve huzur için her türlü katkıyı vermeye devam edeceğini vurguladı.

– “Aradan 26 yıl geçti ama yaralarımız hala taze”

Programa katılan Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyinin Boşnak üyesi Sefik Dzaferovic ise söz konusu projenin önemine işaret ederek, “Aradan 26 yıl geçti ama yaralarımız hala taze. Söz konusu soykırım olunca zaman normalde olduğu gibi akıp gitmiyor. Acılar aynı kalıyor, hatıralar solmuyor. Fakat soykırımın canlı şahitlerinin sayısı gün geçtikçe azalıyor. Yaşananların gelecek nesillere aktarılması için anılara sahip çıkmalıyız.” diye konuştu.

Dzaferovic, Srebrenitsa Anıt Merkezi’nin soykırımın unutulmaması noktasında büyük bir rol üstlendiğini kaydederek, “Toplu cenaze törenlerinin artık yapılmayacağı yıllarda Srebrenitsa Anıt Merkezi’nin değeri daha da büyüyecek. Zira kurbanların defin işlemi anma törenlerinin temelini oluşturuyor. Defnedilecek kurban kalmayınca tüm dikkatler merkezin sunacağı içeriklere yönelecek.” ifadelerini kullandı.

Merkezin, devletin maddi desteği sayesinde faaliyet gösterdiğini kaydeden Dzaferovic, savaşı sonlandıran Dayton Barış Antlaşmasının bu merkeze daha fazla destek sağlanmasına engel olduğunu bildirdi.

Dzaferovic, Türkiye’nin Srebrenitsa Anıt Merkezi’ne en çok destek veren bağışçılar arasında yer aldığını anımsatarak, “Cumhurbaşkanı Erdoğan önderliğindeki Türkiye’ye, Srebrenitsa’da yaşananlar hakkındaki gerçeklerin ortaya çıkmasına verdiği destekten ötürü teşekkür ediyoruz.” şeklinde konuştu.

Srebrenitsa Anıt Merkezi Müdürü Emir Suljagic ise merkez olarak desteklerinden ötürü Türkiye’ye müteşekkir olduklarını vurgulayarak, “Bugün başımızın üstünde bir çatımız var. Projede yer alan Türk arkadaşlarımız çok başarılı mimarlar, çok başarılı tasarımcılar. Ancak unutmamalıyız ki burada anlatılacak olan hikayeler bizim hikayelerimiz olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Projenin aslında bir kutlamayı hak ettiğini anlatan Suljagic, “Ancak burası kutlama yapılacak bir yer değil. Burada her duygu, her sözcük, her düşünce anlamını yitirip farklı bir şeye bürünüyor.” dedi.

Bu arada, Çam, yarın 19 soykırım kurbanının daha defnedileceği Potoçari Anıt Mezarlığını ziyaret ederek, dua etti.

You may also like...

Bir cevap yazın