Trafikte tartıştıkları AA muhabirinin çenesini kıran tutuklu 2 sanığın yargılanmasına başlandı

İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Ufuk Akdağ ile Doğukan Serdar katıldı. Bu sanıkların müşteki Ekrem Biçeroğlu’ndan şikayetçi olmaları nedeniyle aynı zamanda davanın müştekileri oldukları belirtildi. Duruşmaya katılmayan müşteki Biçeroğlu’nu ise avukatı Elif Remle Yaralı temsil etti.

Şikayetinin devam edip etmediği sorulan müşteki Biçeroğlu’nun avukatı Yaralı, şikayetlerinin devam ettiğini belirterek, müdahilliklerine karar verilmesini talep etti.

Mahkeme, suçtan zarar görme ihtimaline binaen müştekinin müdahillik talebini kabul etti.

“Sinirlendim, saldırdım, yüzüne vurdum”

Duruşmada savunmasını yapan sanıklardan Doğukan Serdar, olay günü meydana gelen trafik kazası sonrası müştekinin kendilerine küfrettiğini öne sürerek, “Anneme küfür etmesi üzerine kavga ettik. Benim annem de rahmetlidir. O an sinilendim saldırdım, yüzüne vurdum. Müşteki de bana ve arkadaşıma tokat attı. Yere düştüğü zaman hasar aldı. Sosyal medyada görüldüğü gibi biz dakikalarca dövmedik.” dedi.

Beraatini ve lehe olan hükümlerin uygulanmasını isteyen sanık Serdar, ayrıca müştekinin maddi zararını karşılamak istediğini de dile getirdi.

Diğer sanık Ufuk Akdağ da, müştekinin aracıyla kendilerine çarpması sonucu motosikletten düştüklerini ve müştekinin aracından inmeden kendilerine küfür ettiğini savunarak, “İlk önce Doğukan vurdu. Müşteki de arabadan inerek Doğukan’a tokat, bana yumruk attı. Ben bir kere vücut kısmına vurdum. Kavga bir iki dakika sürdü. En son yüz üstü düşünce yaralandı.” diye konuştu.

Beraati talep eden sanık Akdağ, maddi zararı karşılamak istediğini ifade etti.

Kazanın tanığı olan müşteki Biçeroğlu’nun arkadaşı R.Y’nin de tanık olarak ifadesine başvuruldu.

Müştekiyle birlikte bir arkadaşlarının düğününden döndüklerini ve yolda sinyal verdikten sonra dönüş yapacakları sırada sanıkların kullandığı motosikletin araçlarına çarptığını anlatan tanık R.Y, şunları söyledi:

“Çarpışmadan sonra düştüler. Müşteki herhangi bir şekilde küfretmedi, kötü bir söz de söylemedi. Karşı taraftan da herhangi bir kötü söz ve küfür söylenmedi. Sanıklardan birisinin kapıyı açıp müştekiye yumruk vurduğunu gördüm. Ancak hangisinin vurduğunu şu an hatırlamıyorum. Müşteki arabadan indi. Sanıkların ikisiyle müştekinin yumruklaştığını gördüm. Müşteki sanıklara vurmadı. Kavga yaklaşık bir dakika sürdü ve bitti. Trafikte hengame oldu, çevreden insanlar geldi, müşteki yere düştü. Korktuğum için müdahale etmedim.”

Tekrar söz alan sanıklar, tanığın bazı ifadelerine itiraz ederek, aracın sinyal vermediğini ve karşılıklı yumruklaştıklarını söylediler.

Tutukluluklarının devamına karar verildi

Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların mevcut delil durumu ve tutuklu kaldıkları süreye göre adli kontrol hükümleri uygulanarak tahliyelerine karar verilmesini talep etti.

Sanıkların avukatı da müştekinin basın mensubu olması ve olayın sosyal medyaya yansıtılması nedeniyle tutuklandıklarını öne sürerek, “Olay farklı şekilde yansıtılmıştır. İsnat edilen suçlamalar tutuklamayı gerektiren suçlamalar değildir. Mahkeme kamuoyu baskısına yenik düşerek tutuklama yönünde hüküm kurmuştur. Tahliye talebinde bulunuyoruz.” ifadesini kullandı.

Ara kararını açıklayan mahkeme, müştekinin yüzünde sabit iz kalıp kalmadığı konusunda Adli Tıp Kurumunca rapor hazırlanmasına hükmetti.

Mevcut delil durumu, isnat edilen suçlama, müştekideki yaralanmanın şekli ve delillerin tamamının henüz toplanmadığına dikkati çeken mahkeme, sanıkların tutukluluk hallerinin devamını kararlaştırarak duruşmayı erteledi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 1 Temmuz’da, sürücü Doğukan Serdar ile sürücü arkasında oturan Ufuk Akdağ’ın bulunduğu motosikletin, Nurtepe Mahallesi Osmanpaşa Caddesi’nde seyir halindeki Biçeroğlu’nun aracına çarptığı ve tarafların bu kaza üzerine tartıştıkları belirtiliyor.

Tartışma sırasında sanıkların Biçeroğlu’nu tekme ve yumruklarla darp ettikleri, savunmalarında da darp suçunu kabul ettikleri kaydedilen iddianamede, Adli Tıp Kurumu raporuna göre, Biçeroğlu’nun yaralanmasının basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir mahiyette olmadığı, kırığın yaşam fonksiyonlarına etkisinin orta derece olarak belirlendiği, yüzünde sabit iz kalıp kalmayacağı yönünden de 6 ay sonra muayene edilmesi gerektiği vurgulanıyor.

İddianamede, sanıkların “yüzde sabit ize ve kemik kırılmasına sebebiyet verecek derecede kasten yaralama” suçundan 3’er yıldan 9’ar yıla kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

You may also like...

Bir cevap yazın