TRT Saraybosna Film Festivali’ndeki iş birliğini farklı ülkelerin festivallerinde de uygulayacak

Bu yıl 27.si düzenlenen Saraybosna Film Festivali’nde Cinelink Work in Progress TRT Ödülü’nü yönetmen Aida Begic alırken, Selman Nacar’ın TRT ortak yapım desteği sahibi “Tereddüt Çizgisi” projesi de ödüle değer görüldü.

Festivale ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulunan Güven, ilk gününden bu yana güçlenerek yoluna devam ettiğini dile getirdi.

Güven, Saraybosna Film Festivali’nin Avrupa’nın en önemli film festivallerinden biri olduğunu ve Avrupa’daki birçok organizasyonun önüne geçtiğini kaydetti.

Uluslararası birçok satış ajansı, yapımcı ve fon kuruluşunun festivalde network oluşturmasının önemine değinen Güven, yaklaşık 4 yıldır TRT ile Saraybosna Film Festivali arasında iş birliğinin olduğunu aktararak, şu bilgileri verdi:

“Gerek kurumsal iş ortaklığı bazında, gerek verdiğimiz ödüllerle gerek son üç senedir festivalle birlikte yaptığımız filmlerle bu iş birliği her yıl büyüyerek devam etti. Türkiye’deki projelerin de burada yer alması, buradan network sağlaması, ortak yapımcı bulması, daha proje aşamasındayken gelecekteki festivallerde bilinirliğini arttırarak başarılarını da temin etmiş olabiliyor.”

“Komşuluk Halleri’ni festival boyunca yaklaşık 15 farklı lokasyonda binlerce kişi izledi”

Faruk Güven, festivalin açılışında Oscarlı yönetmen Danis Tanovic’in TRT ortak yapımı “Komşulluk Halleri” filminin izleyiciyle buluştuğunu kaydederek, “Filmi festival boyunca yaklaşık 15 farklı lokasyonda binlerce kişi izledi. Filmin Saraybosna’da geçen bir hikaye olması bizim için önemliydi. Aynı kültürü, aynı değerleri paylaşan bir film olması nedeniyle de biz bu işe girdik.” dedi.

Festivalle iş birliği çerçevesinde, TRT ortak yapımı “Quo Vadis, Aida?” isimli yapımın da Bosna’da seyirciyle buluştuğunu belirten Güven, “Film bu sene Oscar’da, Bosna-Türkiye ortak yapımı olarak hem Türkiye’yi hem de Bosna Hersek’i temsil etti. Bu da bizim için çok gurur verici. Filmdeki önemli bir olayı da tüm dünyaya aktarmış olduk. Ayrıca filmi Saraybosna’da açık havada ve farklı lokasyonlarda göstermek de bizim için gurur verici oldu. Daha önce festivallerde başarı elde etmiş ‘Af’ adlı filmimiz de bu yıl festivalde gösterildi.” diye konuştu.

TRT Sinema Müdürü Güven, yarışmalar dışında festivalin endüstri bölümünü de oldukça önemli bulduklarını vurgulayarak, şöylr konuştu:

“TRT olarak 12 Punto ile aslında benzer bir şeyi uygulamaya koyduk. Yani film projelerini proje aşamasındayken belli kriterler geçtikten sonra seçmek ve o projeleri ortak yapıma dönüştürmek çok önemli. Saraybosna Film Festivali’nin endüstri bölümünde biz hem 25 bin avro değerinde TRT ödülü veriyoruz hem de projelerimiz burada yarışıyor. Bu sene proje aşamasındaki iki filmimiz Cinelink Work in Progress’te yarıştı.”

“Farklı uluslararası film festivallerinde bu iş birliğini benzer modellerle uygulamak istiyoruz”

Türkiye’den Bosna Hersek’e kültürel endüstri aktarımı yaptıklarını sözlerine ekleyen Güven, “Festivalde TRT’nin ve Türk sinemasının bilinirliği giderek artıyor. Bunlar iş birliği sayesinde oluyor. Festivalle olan iş birliğimiz devam edecek inşallah. Onların çok iyi bir network’ü var. Gerçekten de tüm dünyadan çok kıymetli isimleri buraya getirebiliyorlar. Başka ortak projeler de yürütmeyi hedefliyoruz. TRT olarak ayrıca Saraybosna Film Festivali’nin yanı sıra başka uluslararası film festivallerinde de bu iş birliğini benzer modellerle uygulamak istiyoruz. Çek Cumhuriyeti’nin Karlovy Vary Uluslararası Film Festivali’nde, Afrika’da Durban Film Festivali’nde de bu iş birliğini uygulamaya başladık. Giderek de arttırmayı planlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Faruk Güven, bir filmin henüz çekilmeden festival yolculuğuna başlaması ve ortak yapımcılarla tanışması gerektiğinin altını çizerek, şöyle devam etti:

“Türkiye’de, kendi imkanlarıyla ya da bir fon bulup filmi çektikten sonra festivallere başvurmak, gösterilmeyi beklemek çok yanlış oluyor. Çekilmeden önce festivallere ve ortak yapı marketlerine gitmediğiniz sürece başarı elde edemiyorsunuz. Çünkü bilinirliği olmuyor. Türk yapımcılara ve yönetmenlere tavsiyem budur. Yani başarıyı elde etmek için, festivale davetli olmasalar bile çıkıp gelmeleri, en azından buradaki atmosferi görmeleri, insanlarla tanışmaları, farklı ve yeni networkler oluşturmaya çalışmaları gerekiyor. Bu çok önemli. Belki ilk, ikinci, üçüncü senesinde olmaz dördüncü senesinde olur. Çünkü ufacık bir cümleyle başlayan hikayeler, gerçekten koskoca senaryo haline buralarda gelmeye başlıyor.”

Bir haftadır devam eden festival, ödül alan filmlerin gösteriminin ardından bugün sona erecek.

You may also like...

Bir cevap yazın