Türk kadınının göklerdeki temsilcisi anne olduktan sonra daha temkinli uçuyor

Yurt içi ve yurt dışındaki etkinliklerde Türkiye’yi ve Türk kadınını temsil eden, ülkenin tek sivil kadın akrobasi pilotu 30 yaşındaki Semin Öztürk Şener, 8 ay önce oğlu Pars’ı kucağına aldıktan sonra uçuşları sırasında daha dikkatli oluyor. Türkiye’nin ilk profesyonel akrobasi pilotu babası Ali İsmet Öztürk’ün izinden giderek uçma serüvenine küçük yaşta başlayan Semin Öztürk Şener, Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde kurulu Sivrihisar Uluslararası Sportif Havacılık Merkezi’nde kırmızı renkli “Pitts S2-B” uçağıyla akrobasi antrenmanlarını sürdürüyor. Semin Öztürk Şener, antrenman ve uçuş sonrasında uçağının, merkezin mühendisleri tarafından tasarlanan küçük bir kopyası bulunan oğlu Pars ve eşi Cem Şener ile birlikte apronda vakit geçiriyor. ( Ali Atmaca – Anadolu Ajansı )

Yurt içi ve yurt dışındaki etkinliklerde Türkiye’yi ve Türk kadınını temsil eden, ülkenin tek sivil kadın akrobasi pilotu 30 yaşındaki Semin Öztürk Şener, 8 ay önce oğlu Pars’ı kucağına aldıktan sonra uçuşları sırasında daha dikkatli oluyor.

Türkiye’nin ilk profesyonel akrobasi pilotu babası Ali İsmet Öztürk’ün izinden giderek uçma serüvenine küçük yaşta başlayan Semin Öztürk Şener, Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde kurulu Sivrihisar Uluslararası Sportif Havacılık Merkezi’nde kırmızı renkli “Pitts S2-B” uçağıyla akrobasi antrenmanlarını sürdürüyor.

8 ay önce anne olma mutluluğu yaşayan Şener’e antrenman uçuşları sırasında eşi Cem Şener ile oğlu Pars eşlik ediyor. Uçuş öncesinde Pars ile ilgilenen Semin Öztürk Şener, daha sonra oğlunu babasına teslim edip, uçağıyla akrobasi antrenmanı yapıyor. Annesine ait uçağının küçük bir kopyasına sahip Pars ile Cem Şener ise Semin Öztürk Şener’in antrenmanını heyecanla izliyor.

“Anne olmak uçuşlarıma yansıyor”

Gösteri uçuşlarında zaman zaman gökyüzünde “kalp çizen” Semin Öztürk Şener, AA muhabirine, oğlu Pars sayesinde tattığı annelik duygusunun tarif edilemez olduğunu söyledi.

Pars’ın doğumuyla hayatının çok değiştiğini ifade eden Şener, şunları dile getirdi:

“Çok daha enerjik ve dinamik bir hayatımız var. Bize hayat enerjisi veriyor. Bir çocukla her gün yeni şeyler keşfetmek çok güzel bir duygu. Anne olmak uçuşlarıma da yansıyor. Daha temkinliyim. Çünkü sorumluluklarım arttı. Bunun bilincindeyim. Uçmak beni çok mutlu ediyor. Ancak mutlu bir anne, mutlu bir çocuk yetiştirebileceğini düşünüyorum. O yüzden kendimi mutlu eden şeyler yapmaya devam ediyorum. Pars’ın doğmasından yaklaşık 40 gün sonra uçuşlara başladım. Anne olmamla birlikte hayatımı daha planlı yaşamayı öğrendim. Her şeyi planlayıp uçuşa kafam rahat bir şekilde gidiyorum. Uçuşum sırasında eşim ile Pars beni aşağıda bekliyorlar. Beni karşılayıp, suyumu veriyorlar.”

Şener, Pars’la da uçuşlar gerçekleştirdiğine değinerek, oğluyla düz uçuşlar yaptıklarını bildirdi.

Oğluyla henüz akrobasiye başlamadıklarını anlatan Şener, şunları kaydetti:

“Pars ne zaman isterse o zaman akrobasi uçuşları da yapacağız. Pars karnımdayken de uçtuğumuz için uçuşlara çok alışkın. Şimdilerde uçarken hiç ses çıkartmıyor. Hangarda uçaklarla birlikte iç içe büyüyor. Pars’ın da benim uçağımın birebir kopyası olan küçük uçağı var. Arada sırada uçağına biniyor. Bizim mühendislerimiz tarafından özel dizayn edilmiş bir uçağı var. Bu uçağın hediye edilmesiyle çok mutlu olduk.”

Cem Şener ise Pars doğmadan önce eşi Semin’in uçağıyla gökyüzünde antrenman yaparken aşağıda tek başıma beklediğini hatırlatarak, “Şimdi oğlumla birlikte bekliyoruz. Birbirimize destek olacağız. Bu yüzden kendimi şanslı ve mutlu hissediyorum. Semin aşağıya inip, uçağın motoru durana kadar o heyecanlı bekleyiş bitmiyor.” diye konuştu.

You may also like...

Bir cevap yazın