Uzmanlara göre Çin’in İsrail-Filistin müzakerelerine ev sahipliği yapacak olması bir fırsat

Uzmanlar, uzun yıllardır kendini geri planda tutan Çin’in artık Orta Doğu’da diplomatik nüfuz elde etmek için aktif rol oynamayı hedeflediğine işaret ederek, bu ülkenin İsrail ve Filistin’i müzakereye davet etme girişiminin sadece ABD’ye bir mesaj değil aynı zamanda Orta Doğu konularına derinlemesine müdahil olma niyetini gösterdiğini belirtiyor.

Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, geçen ay sonunda 6 ülkeye yönelik düzenlediği Orta Doğu turunda ülkesinin bölgedeki büyük hırslarını gösterdi. Vang, ziyareti sırasında İsrail ve Filistin’i Çin’in ev sahipliğinde İsrail-Filistin barış görüşmelerine davet etti. Henüz İsrail’den konuyla ilgili resmi açıklama gelmezken, Filistinli liderler teklifi memnuniyetle karşıladı.

Çinli siyaset ve ekonomi uzmanı Einar Tengen, Haifa merkezli Uluslararası Müzakereler Merkezi Direktörü Wadee Abu Nassar, İstanbul’daki Asya Çalışmaları Forumu Direktörü Mohammed Makram Balawi, AA muhabirine Çinli diplomatın Orta Doğu turu, Filistin ve İsrail’i barış görüşmelerine davet etmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Einar, Vang’ın 6 ülke ziyaretinin Türkiye, Suudi Arabistan ve İran’ı kapsamasının Çin hükümetinin Orta Doğu’ya yönünü aktif şekilde döndüğünü gösterdiğini belirtti.

Einar, petrol üretiminde kendine yeter hale gelen ABD’nin bölgeden çekilmesinin aksine Çin’in Orta Doğu’da barış ve istikrarı sağlama tutumunun hem mevcut kaynaklarına bağımlı olduğu bu bölgeye hem de kendi çıkarına hizmet ettiğini dile getirdi.

Pekin yönetiminin sadece ticaret ve insanların yaşam şartlarının iyileştirilmesiyle ilgilendiğini kaydeden Einar, Çin’in dış politikada “ideolojik bagajını” kullanmadığı değerlendirmesinde bulundu.

Einar “Çin, ABD’nin, yıkılan Orta Doğu’nun sonu gelmeyen savaşlarında izi olduğuna inanıyor. Afganistan bunun başlangıcıydı. Irak ise devasa bir meseleydi. Bu noktadan sonra terörizm ve aşırıcılığın yükselişte olduğunu görüyorsunuz.” şeklinde konuştu.

Çin’in bölgede refah görmek için ABD’nin bu bölgedeki politikasını tersine çevirmek istediğini dile getiren Einar, bu bağlamda iki devletli çözümü savunan Çin’in, iki ülke arasındaki çatışmada ara buluculuk etme teklifine cevap verme konusunda Filistinli liderlerin hızlı davrandığını aktardı.

“Çin’in Orta Doğu’ya daha fazla müdahil olması fırsattır”

İsrail’de Haifa merkezli Uluslararası Müzakereler Merkezi Direktörü Wadee Abu Nassar da Çin’in barış görüşmeleri teklifi konusundaki inisiyatifini “fırsat” olarak niteledi.

“Görünen o ki (ABD Başkanı Joe) Biden yönetimi Orta Doğu’da kim ile nasıl angaje olacağı konusunda tereddüt ediyor. Pekin yönetiminin bu teklifi, Orta Doğu’ya daha fazla müdahil olması bir fırsattır ve oradaki çeşitli konularda söyleyecek sözü olmasıdır.” ifadesini kullanan Abu Nassar tıkanan İsrail-Filistin sürecinin teşvike ihtiyacı olduğunu ve Çin’in de bunu yapabileceğini ima ettiğini bildirdi.

Abu Nassar, Çin’in ekonomik gücüyle Uzak Doğu ve Orta Doğu’da stratejik derinlik kazanmaya çalıştığını dile getirerek, Çin’in İran, İsrail ve Filistinlilerle olan inisiyatifiyle bu bölgede daha büyük rol oynamaya yönelik olasılıkları incelediğini söyledi.

“Çin’in inisiyatifinin çok ileri gideceğinden şüpheliyim”

Çin’in ara buluculuk teklifinin İsrail’in masada önerecek bir şeyi olmaması durumunda bu ülkenin tepkisi dahil birçok sınamayla karşılaşacağını ve Çin’in de İsrail’e Filistinlere barış sürecinin sürmesi için önemli tavizler vermesi konusunda baskı yapacak gibi görünmediğini belirten Abu Nassar, “Çinliler davet hakkında ciddi görünseler de ben bu inisiyatifin çok ileri gideceğinden şüpheliyim.” dedi.

Abu Nassar geçmişte Sovyetler Birliği şu an Rusya’nın, Suriye ve İran’da büyük rol oynadığını anımsatarak, “Şüphesiz on yıllardır ABD bölgesi olduğu düşünülen bu bölgede ekonomik rol oynuyor.” dedi.

“Orta Doğu Çin’in Kuşak ve Yol Projesi’nde çok önemli rol oynuyor”

İstanbul’daki Asya Çalışmaları Forumu Direktörü Mohammed Makram Balawi, Çin’in Orta Doğu’da daha fazla rol arayışının şaşırtıcı olmadığını kaydederek, “Orta Doğu Çin’in Kuşak ve Yol Projesi’nde çok önemli rol oynuyor. Çok muhtemeldir ki Çinliler bu bölgenin daha fazla savaş ve çatışmalara sahne olmasından endişe duyuyor. İlkesel olarak Filistin meselesinde Çin ve Avrupa’nın tutumunda benzerliklere şahit oluyoruz.” dedi.

Balawi, Filistinlerin, Çin’in tek başına düzenlediği görüşmeden ziyade uluslararası bir konferansa katılmaya daha meyilli olduklarını belirterek, “Yine de reddetmeyecekler çünkü geleneksel olarak Çin, Filistin davasının çok önemli destekçisiydi ve Filistinliler, Çinlilere bir şans vermek istiyor. Filistin yönetimi bu girişimle iş birliği yapmak konusunda çok hevesli olmayabilir ancak Çin davetini çok ciddiye alacaklar.” ifadesini kullandı.

Balawi, Çin’in bölgede askeri varlığı olmasını öngörmediğine dikkati çekerek, “Onların (Çin’in) amacı mevcut durumu değiştirmek değil. Bundan ziyade bölgenin geleceğinin bir parçası olmak istiyorlar ve bölgeyi yalnızca Rusya veya ABD’ye bırakmayacaklar.” değerlendirmesinde bulundu.

Ayrıca Balawi tüm süper güçlerin geleneksel olarak Orta Doğu’da “ayak izi” bırakmaya meyilli olduğunu kaydetti.

You may also like...

Bir cevap yazın