‘Uzun süreli yürüyüş yapamıyorum, çok çabuk yoruluyorum’

Sırt, bel, baş ve göğüs ağrısı şikayetleri üzerine yaptırdığı Kovid-19 testi pozitif çıkan öğretmen Muhammet Esat Şengül,  bir süre evde tedavi gördü.

Sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan Şengül, 6 günü yoğun bakımda olmak üzere 40 gün yattığı hastanede 22 kilo verdi.

Tedavisinin ardından taburcu edilen Şengül, bir süre daha evinde dinlendikten sonra iyileşti.

Ladik Şehit Ersan Sancı Anadolu Lisesinde din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği yapan, evli ve 2 çocuk babası Şengül, AA muhabirine, anne ve babasının ardından kendisinin de Kovid-19’a yakalandığını söyledi.

İlk testinin negatif çıktığını belirten Şengül, ağrılarının artması üzerine yaptırdığı ikinci testin ise pozitif olduğunu anlattı.

Ağrıları dayanılmaz boyutlara ulaşınca hastaneye yattığını dile getiren Şengül, “Solunum problemi başlayınca yoğun bakıma kaldırıldım. Burada kademeli olarak iyileşmeye başladım. Süreç bu şekilde özetleniyor ama bu kadar kolay geçmiyor.” dedi.

Hastalığın psikolojik etkisinin de olduğuna işaret eden Şengül, şöyle devam etti:

“O süreçte ailem yanımda olduğu için ben biraz daha şanslıydım. Hastaneye giderken düşüncem 1 haftaya taburcu olacağım yönündeydi fakat 40 gün kaldım. Hastaneden çıkarken uzun süre yatmaktan ayaklarımı kullanamaz durumdaydım. Yaklaşık 3 hafta sürdü ayağa kalkabilmem. Kovid-19’u bazı hastalar ayakta da geçirebiliyor ama ben ciddi anlamda sarsan bir süreç yaşadım. Dolayısıyla hastalık süreci beni çok yıprattı.”

“Sağlık çalışanlarımız her türlü takdir ve teşekkürü hak ediyor”

Başta Doç. Dr. Mehmet Derya Demirağ olmak üzere hastane personeline ilgilerinden dolayı teşekkür eden Şengül, “Hastane personeli son derece nezaketli, her gördüğünde selam veren, geçmiş olsun diyen arkadaşlardı. Belki o süreçteki nezaket ve yakınlıkları, hastalığı aile ortamındaymış gibi yaşayıp atlatmamızda etkili oldu. O bağlamda sağlık çalışanlarımız her türlü takdir ve teşekkürü hak ediyor. Allah hepsinden razı olsun.” ifadelerini kullandı.

Şengül, hastaneden taburcu edileli yaklaşık 1,5 ay olduğunu ancak hala hastalığının etkilerinin tam anlamıyla geçmediğini vurgulayarak, “Tansiyon problemim var, halen ayağa kalkarken zorlanıyorum. Yürüteçten destek alıyorum. Dışarı çıkma şansım olmadığı için henüz işime dönemedim. Çünkü uzun süreli yürüyüş yapamıyorum, çok çabuk yoruluyorum. Taburcu olup eve geldikten sonra bir süre ayağa kalkamadığım için tartılamadım. İkinci hafta itibarıyla tartılma imkanı buldum. 22 kilo vermişim. Kilo kaybını fark ettiğimiz dönem içinde bir hafta evde olduğum dönem var ki o da en iyi beslendiğim dönemlerden birini içeriyor.” diye konuştu.

Tedavi sürecinde psikolojik olarak da olumsuz etkilendiğini belirten Şengül, “Bir süre hiç iyileşemeyeceğimi, ayağa kalkamayacağımı düşündüm. Hatta bunu eşimle de paylaştım. Çok şükür, ilaçların etkisi ve sürecin daha iyiye gitmesiyle toparladım, şu anda daha iyi olacağıma inanıyorum. O süreçte insanlar her ne kadar size destek verse de psikolojik olarak bazı noktalarda soru işaretleriyle karşı karşıya kalabiliyorsunuz.” dedi.

Salgının başladığı ilk günden itibaren tedbirlere çok dikkat ettiğini anlatan Şengül, şunları kaydetti:

“Yarı zamanlı çalışma döneminde mümkün olduğunca az insanla muhatap oldum. Alışveriş gibi ihtiyaçları daha sakin saatlerde yapmayı tercih ettim. Yaklaşık 1,5 yıl süren bu zaman diliminde hastalanana kadar çok dikkatli şekilde süreci yürüttüm. Dolayısıyla hastalanmayı beklemiyordum. Ne kadar tedbirli, dikkatli olsak da en ufak bir ihmal ya da dikkatsiz anımız bu hastalığın bizi yakalamasına sebebiyet verebiliyor. ‘Hastalığa nasıl yakalandım?’ sorusunun cevabını bulamıyorum. Onun için mümkün olduğunca dikkatli davranmak, mümkün olduğunca az insanla temas etmek gerekiyor. Bu süreçte insanlarla yüz yüze görüşmemek saygısızlık, vefasızlık değil. İnsanlarla yüz yüze görüşmek bazen onlara yaptığımız kötülük de olabiliyor.”

You may also like...

Bir cevap yazın